Donald Trump’ın, BitMEX’in kurucu ortakları Arthur Hayes(Arthur Hayes), Benjamin Delo ve Samuel Reed’e *beklenmedik bir şekilde af* getirmesi, kripto para dünyasında dikkatin yeniden Trump’a çevrilmesine neden oldu. Bu üç isim, ABD Banka Gizliliği Yasası(BSA) ihlali suçlamalarını kabul etmiş ve toplamda 30 milyon dolar (yaklaşık 438 milyar Kore wonu) para cezası ödemiş, ayrıca hapis cezasına çarptırılmıştı. Af kararıyla birlikte tüm yasal yaptırımlar tamamen ortadan kalkarken, Terra kurucusu Do Kwon’un da benzer bir muameleyle karşılaşabileceği ihtimali sektör içinde *temkinli bir şekilde* konuşulmaya başlandı.
Söz konusu karar, Trump’ın kripto topluluğuna karşı *daha dostane bir tutum* sergilediğini bir kez daha gösteriyor. Geçtiğimiz yıl Ross Ulbricht’in affıyla başlayan bu yaklaşımın devamı niteliğinde olan bu af, ABD’de dijital varlıklara yönelik politika değişikliğinin habercisi olarak değerlendiriliyor. Trump uzun süredir, regülasyonların baskıcılığından ziyade *yeniliği teşvik eden* bir yaklaşım izleyeceğini dile getiriyor ve son af kararı, bu vizyonun ilk somut adımı olabileceği yönünde yorumlanıyor.
Bu gelişmeler, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) içinde de bazı dengelerin değişmekte olduğuna işaret ediyor. Örgüt, kısa süre önce sahte ‘meme coin’ promosyonlarıyla gündeme gelen Hailey Welch’e yönelik kara para aklama suçlamasını düşürdü. Bu karar, daha önce sert bir yaptırım çizgisi izleyen SEC’in *yumuşama gösterdiği* şeklinde yorumlanıyor. Uzmanlar, SEC’in uzun süredir ağır eleştirilere maruz kaldığını belirtiyor ve artık daha net kurallar ve adil süreçlerle piyasa düzenine yön verme arayışında olduğuna dikkat çekiyor.
Yine de Trump’ın af kararına tepkiler tamamen olumlu değil. Altın standardına dayalı yatırım anlayışının savunucularından Peter Schiff, “Çoğu kara para aklama yasasına karşıyım ama onların suçsuz olduğunu düşünmüyorum” diyerek *temkinli bir endişe* dile getirdi. Kendi adına, yıllarca IRS’in kendisini dava etmeye çalıştığını ancak bankacılık faaliyetlerinin *fazlasıyla düzenli* olduğu için bunu başaramadıklarını vurgulayan Schiff, “Afla değil, sistemin genelinin reformuyla ilerlemek gerekir” ifadelerini kullandı.
SEC’teki bu muhtemel yön değişikliği, Trump tarafından aday gösterilen yeni başkan Paul Atkins’in görevlendirilmesi durumunda daha da hız kazanabilir. Atkins, Gary Gensler(Gary Gensler)’in liderlik tarzının aksine, *öngörülebilir ve net bir regülasyon çerçevesi* sözü vermişti. Ancak, kriptoyla ilgili şahsi varlıklarının 6 milyon doları (yaklaşık 87,6 milyar Kore wonu) aşması, çıkar çatışması tartışmalarını da beraberinde getirdi. Buna rağmen, piyasa aktörleri onun liderliğinin, kurumsal yatırımcı katılımını ve kripto varlıkların ana akım finans dünyasına entegrasyonunu *hızlandırabileceğine* inanıyor.
Trump’ın bu son affı, sadece bireylere yasal rahatlık sağlamakla kalmayıp, ABD’nin kripto politikaları açısından *yeni bir dönüm noktası* olma özelliği taşıyor. Do Kwon için de benzer bir adımın gelip gelmeyeceği ve bundan sonra atılacak adımlar, ABD'nin dijital varlıklar için oluşturacağı *düzenleyici çerçevede köklü değişimlere* yol açabilir. Artık piyasanın gözü Trump yönetiminin ‘regülasyon merkezli mi yoksa teknoloji odaklı mı’ bir yol tercih edeceğine çevrilmiş durumda.
Yorum 0