ABD borsalarının rekor seviyelere yeniden ulaşmasıyla birlikte, kurumsal yatırımcıların düşüş riskinden çok yükselişi kaçırma korkusuna karşı önlem aldığı görülüyor; bu eğilim opsiyon piyasasına da yansıdı.
BlockBeats'in aktardığına göre, S&P 500 endeksi Mart ayının son haftalarından bu yana yaklaşık yüzde 23 yükseldi. Güçlü şirket bilançoları, gerileyen enflasyon baskısı ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ek faiz artışı beklentilerinin azalması bu yükselişin arka planında yer alıyor. Bu süreçte kurumsal fonlar, hisse fiyatı yükseldikçe kâr sağlayan call opsiyonlarındaki paylarını artırdı.
Citadel Securities verilerine göre, S&P 500 bileşenleri arasında en az 170 hissede call opsiyonu talebi, piyasa oynaklığına (volatilite) yönelik opsiyon talebini geride bıraktı. İki talep arasındaki fark, 2016'dan bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.
Citadel Securities'in hisse senedi ve hisse türevleri stratejisinden sorumlu yöneticisi Scott Rubner(Scott Rubner), "Yükseliş potansiyelini kovalayan akış, tarihi zirvelere yaklaşıyor" dedi. Bu sözler, yatırımcıların zaten yükselmiş hisseleri doğrudan spot piyasadan almak yerine, opsiyon üzerinden ek yükselişe katılma yolunu tercih ettiğini gösteriyor.
Call opsiyonu, önceden belirlenmiş bir fiyattan dayanak varlığı satın alma hakkı tanır. Hisse fiyatı kullanım fiyatının üzerine çıktıkça değeri artabilir; ancak beklenenin tersi gerçekleşirse yatırımcı ödediği primi kaybedebilir.
Interactive Brokers(IBKR) baş stratejisti Steve Sosnick(Steve Sosnick), bu tür işlemleri 'FOMO sigortası' olarak tanımladı. FOMO, yükseliş trendini kaçırma korkusunu ifade eden bir terim.
Sosnick'e göre yatırımcılar, zirveye yakın seviyelerde spot hisse almakta tereddüt etseler bile call opsiyonuyla yükselişe katılma fırsatını elde tutabiliyor. Bu durum, spot alım yükünü azaltırken yükseliş getirisine maruz kalmak isteyen talebin bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Piyasa oynaklık göstergeleri ise geriledi. VIX endeksi bu yılın Ocak ayından bu yana en düşük seviyesine indi; eşit ağırlıklı VIX endeksi de 17 Mart'tan bu yana görülen en düşük düzeye yaklaştı.
VIX, S&P 500 opsiyon fiyatlarına dayanılarak hesaplanan bir oynaklık göstergesi. Oynaklıktaki düşüş genellikle opsiyon fiyatlarını da aşağı çeker; bu da yükselişe katılımla düşüşe karşı korunmayı aynı anda kurgulamak isteyen kurumsal işlemleri etkiliyor.
Ancak piyasada yalnızca yükseliş takibi görülmüyor. Türkiye saatiyle 14'ünde büyük bir kurumsal yatırımcı, 23,4 milyon dolarlık geniş çaplı bir put opsiyonu paketi satın aldı.
Bu pozisyonun, S&P 500 endeksinin 18 Aralık'a kadar yüzde 38 gibi sert bir düşüş yaşaması halinde yüksek getiri sağlayacak şekilde kurgulandığı öğrenildi. Put opsiyonu, önceden belirlenen bir fiyattan dayanak varlığı satma hakkı tanır ve genellikle sert düşüş riskine karşı korunmak için kullanılır.
Sosnick, mevcut piyasada güçlü bir yükseliş takibiyle düşük düşüş koruma maliyetinin bir arada görüldüğünü belirtti. Bazı kurumların call opsiyonlarıyla yükseliş potansiyeline açık kalırken, düşen maliyetlerle 'kuyruk riskine' (tail risk) karşı da korunma yoluna gittiği aktarıldı.
ABD borsalarındaki opsiyon talebi değişimi, kripto para yatırımcıları için de bir referans niteliği taşıyor. Bitcoin(BTC) gibi riskli varlıklar, çoğu zaman ABD hisse senedi piyasasındaki likidite, faiz beklentileri ve oynaklık seyriyle birlikte hareket ediyor.
TokenPost daha önce, Bitcoin spot talebinin yavaşladığı ve türev piyasasında korunma eğiliminin güçlendiği gelişmeyi aktarmıştı. Bu kez ABD hisse senedi piyasasında görülen pozisyon değişimi, BTC fiyatının yönü hakkında kesin bir gösterge olarak değerlendirilmemeli.
Doğrulanan kaynaklar: BlockBeats, Interactive Brokers, Barron's
Yorum 0