ABD 10 yıllık tahvil faizi, Temmuz ayı perakende satışlarındaki zayıflığa rağmen yüzde 4,649’a yükseldi. Piyasada tüketim verisinin faizleri aşağı çekmesi beklenirken, petrol fiyatlarındaki toparlanma ve Orta Doğu’daki gerginlik uzun vadeli faizin daha fazla gerilemesini engelledi.
Yonhap Infomax’ın (연합인포맥스) yurt dışı faiz ekranına göre, New York tahvil piyasasında 14’ünde, yerel saatle (ABD Doğu saati) 09.07 itibarıyla 10 yıllık tahvil faizi bir önceki kapanışa göre 0,90 baz puan artarak yüzde 4,649 seviyesine çıktı. Aynı anda 2 yıllık tahvil faizi 0,90 baz puan düşüşle yüzde 4,129’a gerilerken, 30 yıllık tahvil faizi 1,80 baz puan yükselişle yüzde 5,230’a ulaştı. 10 yıllık ile 2 yıllık tahvil arasındaki fark 50,2 baz puandan 52,0 baz puana genişledi.
ABD Ticaret Bakanlığı’na bağlı Sayım Bürosu’nun (US Census Bureau) verilerine göre, Temmuz ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış perakende ve yemek hizmetleri satışları 763,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam bir önceki aya göre yüzde 0,6 azalışa işaret ediyor. Satışlar yıllık bazda yüzde 5,0 artarken, mayıs-temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,3 büyüdü.
Açıklanan veri, piyasanın beklediği aylık yüzde 0,1’lik artışın altında kaldı. Tüketimin beklenenden zayıf gelmesi, Federal Rezerv’in (Fed) ek faiz artırımı ihtimalinin azaldığı yorumunu beraberinde getirdi ve bu görüş tahvil piyasasına ilk etapta hızla yansıdı.
Perakende satışlar, hane halkı tüketimini gösteren başlıca göstergelerden biri olarak izleniyor. Tüketimin ABD ekonomisindeki ağırlığı nedeniyle piyasa katılımcıları bu veriyi büyüme, enflasyon ve Fed’in faiz kararlarına dair ipuçları için referans alıyor.
Veri açıklandıktan hemen sonra ABD tahvil faizlerindeki düşüş geçici olarak hızlandı. 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,625’e, 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,098’e kadar geriledi.
Tahvil faizi ile fiyatı ters yönde hareket ediyor; faizdeki düşüş mevcut tahvillerin fiyatını yükseltirken, faizdeki artış tahvil fiyatlarını aşağı çekiyor.
Chicago Ticaret Borsası’na (CME) bağlı FedWatch aracı, eylül ayında faizin sabit tutulma olasılığını yüzde 69,4 olarak gösterdi. Bu oran, bir önceki günün kapanış değeri olan yüzde 66,1’in üzerinde. Söz konusu rakamın federal fon faizi vadeli işlem fiyatlarına yansıyan piyasa beklentisi olduğu, Fed’in kararını doğrudan yansıtmadığı belirtiliyor.
Tahvil faizleri sonrasında kayıplarını azalttı; 10 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri yükselişe geçti. Piyasada art arda üç gün süren düşüşün ardından yön arayışının sürdüğü de gözlendi.
Faiz seyrini tersine çeviren etkenler arasında petrol fiyatları ve Orta Doğu’daki siyasi gerginlik öne çıktı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon baskısını yeniden artırabilecek bir unsur olarak görülüyor; bu da uzun vadeli faizlerin daha fazla gerilemesini sınırlayan bir etken olarak değerlendiriliyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent(Scott Bessent), İran’a yönelik ‘benzeri görülmemiş’ adımlar atılacağını söyledi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth(Pete Hegseth) de ABD ordusunun İran kıyı sularını süresiz olarak abluka altına alabileceği uyarısında bulundu.
Enflasyon ve jeopolitik risklerin aynı anda hareket etmesi, tahvil piyasasının yalnızca büyüme yavaşlaması sinyaliyle faiz yönünü belirlemesini zorlaştırıyor. Tüketim verisindeki zayıflık kısa vadeli faizler için gevşetici bir unsur olsa da, enerji fiyatlarındaki artış uzun vadeli faizlerde enflasyon primini canlı tutabiliyor.
ING stratejistleri aynı gün yayımladıkları raporda, “Faiz artırım baskısını belirgin şekilde hafifletti ancak bu baskı tamamen ortadan kalkana kadar kat edilecek daha çok yol var” değerlendirmesinde bulundu. Yorum, enflasyondaki yavaşlama ile tüketimdeki zayıflığın faiz baskısını aynı yönde düşürdüğünü, buna karşın enerji fiyatlarının ters yönde bir değişken olarak kaldığını ortaya koyuyor.
Yerli kripto para yatırımcıları için de ABD tahvil faizleri önemli bir makro gösterge konumunda. Faizlerin yüksek seyretmesi riskli varlıklara olan iştahı zayıflatabilirken, faiz baskısının azalması likidite beklentisini güçlendirebiliyor.
TokenPost daha önce, petrol fiyatları ve tüketim verilerinin ABD borsalarında açılış öncesi vadeli işlem seyrini teyit eden bir değişken olarak kaldığını aktarmıştı. Enflasyon verileri ve petrol fiyatlarının tahvil faizi beklentilerini sarsması durumunda bunun riskli varlıklara yönelik yatırım iştahını da etkileyebileceğine dikkat çekmişti.
Tahvil faizlerindeki bu karışık seyrin Bitcoin(BTC) başta olmak üzere kripto para fiyatlarına ne yönde ve ne ölçüde yansıyacağı henüz belirsizliğini koruyor. Piyasanın bundan sonra petrol fiyatlarındaki seyri, Orta Doğu’ya dair yeni açıklamaları ve bir sonraki Fed toplantısına kadar açıklanacak enflasyon ile istihdam verilerini birlikte değerlendirmesi bekleniyor.
Yorum 0