ABD'nin İran'a yönelik baskısı sadece petrol ihracatını durdurmanın ötesine geçerek döviz büroları, deniz taşımacılığı ağları, Hürmüz Boğazı geçiş ücretleri ve dijital varlık borsalarına kadar genişliyor. Yeni yaptırımların şiddetinin yanı sıra petrol fiyatları ile ABD-Çin gerginliğine geri dönecek maliyet de tartışma konusu oldu.
Fortune, 16'sında (yerel saatle) ABD Hazine Bakanı Scott Bessent(Scott Bessent)'ın İran'ı daha güçlü şekilde izole etmek için ek ekonomik baskı hazırlığında olduğunu bildirdi. Beyaz Saray somut bir paket açıklamadı; şu ana kadar ortaya çıkan şey nihai bir uygulama planı değil, ek baskının yönü.
Yaptırım ağının merkezinde Çin güzergâhı bulunuyor. ABD Hazine Bakanlığı 28 Nisan tarihli bir belgede, Çin'in İran petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını satın aldığını ve Çin'in Shandong eyaletindeki bağımsız rafinerilerin İran petrolünün ithalatı ve rafine edilmesinde rol oynadığını açıkladı. Bakanlık, finans kuruluşlarından Çinli rafineri işlemlerine yönelik durum tespiti yapmalarını ve yaptırımlardan kaçınma risklerini yönetmelerini istedi.
Beyaz Saray da 6 Şubat tarihli bir başkanlık kararnamesinde, İran ile doğrudan veya dolaylı ticaret yapan ülkelerin ABD'ye yönelik ihracatına ek gümrük vergisi uygulanabilmesinin önünü açtı. Bu, yalnızca petrol alıcılarını hedef alan yaptırımlardan daha geniş kapsamlı bir araç. İran ile ticaret yapan üçüncü ülkeleri de baskı kapsamına alan bir yapı.
Döviz büroları ağı da hedef haline geldi. ABD Hazine Bakanlığı 10 Temmuz'da İran'daki döviz bürolarının, yaptırım kapsamındaki İran bankaları adına yılda milyarlarca dolar hareket ettirdiğini açıkladı. Bazı döviz bürolarının, yaptırımlı bankalar için yüzlerce milyon dolar değerinde döviz transferi yaptığı tespit edildi.
Bu adım, yaptırımların odağının petrol ihracat hacminden fon tahsilatı ve para transfer güzergâhlarına doğru genişlediği anlamına geliyor. Petrol ticareti engellense bile ödeme mutabakatı ve döviz bozdurma yolları açık kaldığı sürece yaptırımların etkisi sınırlı kalabilir. ABD bu noktayı İran'ın alternatif finans ağı olarak görüyor.
Deniz taşımacılığı ağına yönelik baskı da sürdü. Hazine Bakanlığı 14 Temmuz'da Şemhani Ağı (Shamkhani Network) ile bağlantılı 50'den fazla kişi, şirket ve gemiyi yaptırım listesine aldı. Bu ağın İran petrol ihracatı, deniz taşımacılığı ve emtia ticaretinde rol oynadığı belirtildi.
ABD, Hürmüz Boğazı geçiş ücreti ödemelerinin de yaptırım riski oluşturabileceği uyarısında bulundu. Bu durum, gazetemizin daha önce aktardığı Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliğin petrol piyasasında değişken haline gelmesi gelişmesiyle bağlantılı. Hürmüz Boğazı, Orta Doğu petrol taşımacılığının ana güzergâhı olduğu için deniz taşımacılığına yönelik yaptırımlar enerji fiyatlarına ve lojistik maliyetlerine sıçrayabilir.
Dijital varlık güzergâhı da istisna değil. Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), 1 Mayıs'ta İran'daki dijital varlık borsalarının İran finans kuruluşu sayıldığını ve bu nedenle işlem yasağı kapsamında olduğunu açıkladı. Hazine Bakanlığı 24 Temmuz'da Babak Zanjani(Babak Zanjani) ağıyla bağlantılı dijital varlık borsası şirketlerini de yaptırım listesine ekledi.
Değerlendirmeye göre İran'ın alternatif ödeme ağı hem geleneksel finansı hem dijital varlıkları birlikte kullanıyor. Gazetemiz daha önce de ABD'nin İran'a bağlı deniz taşımacılığı örgütleri ile kripto para borsalarını tek bir yaptırım sistemi altında birleştirdiği gelişmeyi aktarmıştı. Bu son adım, petrol, deniz taşımacılığı ve ödeme ağlarını ayrı ayrı değil, aynı para akışı olarak takip eden bir yaklaşıma yakın.
İkincil yaptırımlar, yaptırım kapsamındaki taraflarla iş yapan üçüncü ülke şirketlerini ve finans kuruluşlarını da ABD yaptırım riskine maruz bırakan önlemlerdir. İran petrolü alıcılarını ve ödemelerin tutulduğu bankaları hedef alabildiği için etkisi büyük olsa da, karşı tarafın tepkisi de büyüyebilir. Çinli finans kuruluşlarının gündeme gelmesinin nedeni de bu.
Reuters, ikincil yaptırımların Çin bankaları gibi kilit finans kuruluşlarına yönelmesi halinde misilleme riskinin artabileceğini değerlendirdi. AP (Associated Press) ise yeni yaptırımların İran'ı hemen diz çöktürmekten çok, zamana yayılan bir baskı niteliği taşıdığını aktardı. Yaptırım etkisiyle geri tepme riskinin birlikte hesaplanması gereken bir aşama olduğu değerlendirmesi yapılıyor.
Piyasadaki baskı önce petrol fiyatlarında kendini gösterdi. Wall Street Journal (WSJ), 14 Ağustos'ta Hürmüz gerginliği ve İran'a yönelik sert açıklamaların ardından Brent petrolün yaklaşık yüzde 1 yükselerek varil başına yaklaşık 88 dolara çıktığını ve haftalık artışın yüzde 5'i aştığını aktardı. Büyük Çinli finans kuruluşlarının da hedef alınması halinde yaptırım etkisi ve misilleme riski aynı anda büyüyebilir.
Dolayısıyla bu konu tek bir yeni yaptırımdan ibaret değil. ABD zaten petrol alıcılarını, döviz bürolarını, gölge filoyu, geçiş ücretlerini ve dijital varlık borsalarını baskı altına almış durumda. Yeni önlemler açıklansa bile, kamuya açık belgeler temelinde görülen tablo mevcut yaptırım ağının kapsamının genişlemesi.
Kapsamlı İran varlık el koymaları ve büyük bir Çin bankasına yönelik yaptırım, henüz uygulamaya geçmiş bir adım olarak doğrulanmış değil. ABD'nin şu anda fiilen hayata geçirdiği önlemler dondurma, engelleme ve yaptırım kapsamının genişletilmesiyle sınırlı; bir sonraki odak noktası ise Beyaz Saray'ın somut bir ek paket açıklayıp açıklamayacağına kaydı.
Yorum 0