Hyundai E&C(000720), ABD'li nükleer şirket TerraPower'ın yeni nesil reaktör projesinde toplam 8 üniteye kadar tasarım, tedarik ve inşaat (EPC) önceliği elde etti. Yurt içi nükleer inşaat kapasitesinin ABD'nin 4. nesil reaktör ticarileştirme sürecine bağlandığı bir gelişme bu.
Hyundai E&C, 18'inde (yerel saatle) yaptığı açıklamada, Lee Han-woo(Lee Han-woo) Hyundai E&C CEO'su ve Chris Levesque(Chris Levesque) TerraPower CEO'sunun katılımıyla, TerraPower'ın amiral reaktörü 'Natrium' için temel iş birliği anlaşması imzaladığını duyurdu. İki şirket nükleer alandaki iş birliğini genişletecek ve yeni iş fırsatlarını birlikte değerlendirecek.
Anlaşmanın öne çıkan yanı, Hyundai E&C'nin sadece bir inşaat adayı değil, TerraPower'ın ilerleyen dönemde hayata geçireceği reaktör projelerinde 'EPC önceliğine' sahip bir ortak konumuna gelmesi. EPC, santral tasarımı, ekipman tedariki ve inşaatın tek bir şirket ya da konsorsiyum tarafından üstlenildiği iş modelini ifade ediyor.
TerraPower, soğutucu olarak sıvı sodyum kullanan sodyum soğutmalı hızlı reaktör (SFR) tabanlı 4. nesil nükleer teknolojisine sahip bir ABD şirketi. Şirket, ABD Nükleer Düzenleme Kurulu'ndan (NRC) 4. nesil reaktör inşaat izni aldı ve Wyoming eyaletinde 345 megavatlık Kemmerer 1 ünitesini inşa ediyor.
Natrium reaktörü, 345 megavatlık SFR'yi erimiş tuz tabanlı bir enerji depolama sistemiyle birleştiren bir tasarım. TerraPower'a göre, depolama sistemi devreye girdiğinde çıkış gücü gerektiğinde 500 megavata kadar yükselebiliyor.
Bu yapı, reaktörün temel çıkış gücünü korurken elektrik talebinin yoğunlaştığı saatlerde depolama sistemini devreye sokan bir yöntem. Şebeke talebindeki dalgalanmalara göre çıkış gücünün ayarlanabilmesi, yeni nesil reaktörlerin ticarileşme sürecinde öne çıkan bir özellik olarak görülüyor.
Kore'li şirketlerin TerraPower tedarik zincirine katılımı ekipman üretimi ve inşaat alanlarında genişliyor. Bu yayın daha önce Doosan Enerbility'nin Kemmerer 1 için kritik ekipman üretim sözleşmesi imzaladığını bildirmişti.
Doosan Enerbility'nin sözleşmesi reaktör koruma kabı, destek yapıları ve iç yapı bileşenlerinin üretimiyle sınırlıydı. Hyundai E&C'nin bu anlaşması ise ekipman üretiminin ardından sonraki ticari reaktörlerde EPC üstlenme ihtimalini genişleten bir örnek oldu.
TerraPower ile Kore tedarik zinciri arasındaki temas, hükümet ve şirketler arasındaki görüşmelerde de sürüyor. Bu yayın daha önce TerraPower Yönetim Kurulu Başkanı Bill Gates'in Seul'de SMR tedarik zinciri iş birliği görüşmeleri yaptığını aktarmıştı.
SMR tedarik zinciri, tek bir şirketin nihai ürünü üretmesinden çok; tasarım, ana ekipman üretimi, yardımcı ekipmanlar, inşaat ve işletme desteğinin iç içe geçtiği bir yapı. Kore'li şirketlerin rolü de ekipman üretimi ile inşaat kapasitesinin birlikte değerlendirildiği bir eğilim izliyor.
Hyundai E&C yetkilisi, "TerraPower'ın nükleer teknolojisini Hyundai E&C'nin küresel EPC kapasitesiyle birleştirerek hızla artan elektrik talebine yanıt vereceğiz, bu da yeni nesil reaktörlerin ticarileşmesini hızlandıracak önemli bir kilometre taşı olacak" dedi. Şirket bu anlaşmayı "yeni nesil reaktör ticarileşmesine katılımın zemini" olarak görüyor.
Ancak bu anlaşma, tek tek reaktörler için EPC ana sözleşmesinin doğrudan imzalandığı anlamına gelmiyor. Gerçek iş kapsamı ve sözleşme koşulları sonraki sözleşmelerle belirlenecek.
Yeni nesil reaktör projeleri; lisanslama, tasarım doğrulama, ekipman üretimi ve saha inşaat takviminin iç içe geçtiği bir süreçle ilerliyor. İlk üniteye özgü projelerde sözleşme imzalandıktan sonra da proje bazlı koşulların ve takvimin teyit edilmesi gerekiyor.
Kemmerer 1 ve sonrasındaki Natrium reaktör projelerinin Hyundai E&C'nin performansına etkisi de proje bazlı sözleşme yapıları netleştikten sonra ortaya çıkabilir. Hyundai E&C ve TerraPower, bu temel iş birliği anlaşmasını temel alarak nükleer alandaki iş birliğini genişletmeyi ve yeni iş fırsatları bulmayı sürdürmeyi planlıyor.
Yorum 0