Başkan Trump, kendi internet sitesi üzerinden *kripto para* ile bağış kabul edeceğini resmi olarak duyurarak 2024 ABD başkanlık seçimleri için fon toplama çalışmalarına başladı. Trump’ın son dönemde *kripto dostu* tutumunu açıkça göstermesiyle birlikte bu adım, piyasada dikkat çekici bir yankı uyandırdı.
20’sinde (yerel saatle), Politico ve diğer Amerikan medya kuruluşlarının bildirdiğine göre, Trump’ın seçim kampanyası, ABD Federal Seçim Komisyonu(FEC) tarafından onaylanan bir cüzdan altyapısı aracılığıyla bağış toplama platformunu devreye soktu. Buna göre, destekçiler, kimlik doğrulama (KYC) sürecinden geçtikten sonra *Bitcoin(BTC)*, *Ethereum(ETH)*, *Ripple(XRP)*, *Dogecoin(DOGE)* ve *Solana(SOL)* gibi dijital paralarla kampanyaya resmi olarak katkıda bulunabilecek.
Kampanya tarafından yapılan açıklamada, “Kripto para özgürlüğünü inkar eden radikal sol güçlerin aksine, Başkan Trump kişisel mülkiyet haklarını ve *blokzincir* yeniliğini savunuyor” ifadeleri yer aldı. Açıklamaya göre bu adım, *dijital özgürlüğü* korumanın bir yolu olarak görülüyor.
Bu hamle, Trump’ın *kripto yanlısı* yaklaşımının sadece söylemden ibaret olmadığını, bizzat seçim stratejisine dönüştüğünü gösteriyor. Nitekim geçen ayki tanıtım etkinliğinde yaptığı konuşmada Trump, "ABD, kripto para sektörünün küresel lideri olmalı" diyerek sektöre açık desteğini yinelemişti. Aynı konuşmada *Bitcoin* madenciliğine olumlu baktığını belirtmiş ve “tarihin en kripto dostu ABD Başkanı” olacağını açıklamıştı.
Piyasadaki bazı yorumlara göre, Trump’ın bu çıkışı, mevcut Başkan Joe Biden ile arasındaki *regülasyon yaklaşımı farkını* belirgin biçimde öne çıkarma stratejisi olarak okunuyor. Biden yönetimi, Gary Gensler önderliğindeki ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile kripto endüstrisine karşı katı denetim politikaları izliyor ve bu da sektörde sık sık gerilimlere neden oluyor.
Trump kampanyasının bu adımı, kripto paralarla siyasi bağış yapma çağının resmen başladığı yönünde yorumlanıyor. Daha önce bazı Amerikalı politikacılar *kripto ile bağış* toplasa da bunlar genellikle gayriresmi platformlarda gerçekleşiyordu. Trump’ın aksine, bir başkanlık adayı olarak resmi bir platform üzerinden bu yöntemi benimsemesi bir ilk niteliği taşıyor. Bu yaklaşımın özellikle *genç seçmenler* ve *teknolojiye duyarlı kitleler* arasında yankı bulması bekleniyor.
İleriye dönük olarak Trump kampanyasının bu politikası, regülasyonların gevşetilmesini ve sektörde canlanmayı bekleyen kripto yatırımcılarının umutlarını artırabilir. Ancak bazı uzmanlar, "siyasi bağışların izlenebilirliği ve yasa dışı kaynak şüphesi" konusunda dikkatle tasarlanmış yasal düzenlemelerin şart olduğunu belirtiyor.
Bu çerçevede FEC, kripto para bağışlarının genel olarak yasal olduğunu ifade ederken, *bağış limitleri* ve *kimlik bilgisi kayıtları* gibi seçim finansmanı yasalarının tümüne tam uyumun zorunlu olduğunu tekrar vurguladı. Ayrıca, *yabancı kaynaklı bağışların* ya da *anonim cüzdanlar* üzerinden yapılan işlemlerin kesin şekilde yasak olduğu belirtildi.
Kripto piyasasıyla ilgili siyasi dinamiklerin giderek daha görünür hale geldiği bir ortamda Trump’ın bu açıklaması, yeni hükümet döneminde *dijital varlık politikalarının* nasıl şekilleneceğine dair önemli bir ipucu olarak değerlendiriliyor. *Kripto yanlısı* duruşuyla öne çıkan Trump’ın bu stratejisiyle seçimlerde ne ölçüde avantaj sağlayacağı ise büyük merak konusu.
Yorum 0