Bitcoin(BTC) kurucusu Satoshi Nakamoto, 5 Nisan’da 50’nci yaşını kutladı. Aynı gün, Bitcoin’in ABD tarafından resmi rezerv varlığı olarak tanınması dikkat çekti. Kimliği halen bilinmeyen Nakamoto, kripto para dünyasının en büyük gizemlerinden biri olmaya devam ediyor. Ona ait olduğu bilinen Bitcoin cüzdanı ise 16 yılı aşkın süredir hiç hareket etmedi.
Nakamoto'nun geçmişte P2P Vakfı'ndaki kayıtlarda kendisini Japonya'da ikamet eden 37 yaşında bir erkek olarak tanıttığı ve doğum tarihini 5 Nisan 1975 olarak belirttiği biliniyor. Bitcoin, sıfır dolardan başlayarak 2024 Ocak ayında 109.000 dolar seviyesini aşarak etkileyici bir büyüme kaydetti. Nakamoto’ya ait olduğu tahmin edilen en az 1 milyon BTC ise bugüne kadar hiç taşınmadı.
Nakamoto’nun *anonimliği*, Bitcoin’in *merkeziyetsiz yapısını* destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Merkezi bir otoriteye sahip olmaması, Bitcoin’i geleneksel finansal sistemlerden ayıran temel özelliklerden biri. Ancak Nakamoto’nun gerçek kimliği hâlâ bilinmiyor. Kriptografi uzmanları Adam Back, Nick Szabo gibi isimlerden, Nakamoto'nun bir istihbarat projesi olabileceği yönündeki iddialara kadar pek çok *teori* dolaşımda kalmaya devam ediyor. *yorum*
Bu sırada, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), stablecoin'ler ile ilgili yeni bir rehberlik metni sundu. Kurulun kripto paralara en sert eleştirileri yönelten üyelerinden biri olan Caroline Crenshaw, 4’ünde yaptığı resmi açıklamada, düzenlemenin stablecoin piyasasındaki *hukuki ve fiili riskleri çarpıttığını* öne sürdü. Crenshaw, rehberde kullanılan değerlendirme kriterlerine de itiraz etti.
Yeni rehbere göre, SEC “*teminatlı stablecoin*” (covered stablecoin) tanımını hukuk literatürüne kazandırdı. Bu sınıfa dahil olmak için, stablecoin’in 1:1 oranında ABD dolarına endeksli olması ve *tamamen nakit veya düşük riskli kısa vadeli likit varlıklarla teminatlandırılması* gerekiyor. Bu kriterlere uyan coin’ler, menkul kıymet sayılmayacak ve *işlem raporlama yükümlülüğüne tabi* tutulmayacak. Ancak *algoritmik stablecoin* ya da *getiri sağlayan* token'lar bu kapsama alınmadı, dolayısıyla yasal statüleri halen belirsizliğini koruyor.
Kripto sektörü, SEC'in bu adımını *regülasyonun ilk sinyali* olarak karşılamakla birlikte, önemli sınırlamaların altını çiziyor. Örneğin, teminatlı stablecoin yayımlayan şirketler, varlıklarını işletmek, faiz ve getiri dağıtmak gibi faaliyetlerde bulunamıyor. Ayrıca, fonların ayrı hesaplarda tutulması ve şirket faaliyet hesaplarıyla karıştırılmaması gerekiyor.
Mevcut durumda birçok sektör temsilcisi, *zincir üstü (on-chain) faiz dağıtımına izin veren* yasal düzenlemelerin gerekli olduğunu savunuyor. Coinbase CEO’su Brian Armstrong da stablecoin yatırımcılarının *doğrudan getiri elde edebilmeleri* için yasal altyapının oluşturulmasının şart olduğunu daha önce vurgulamıştı.
Yorum 0