Küresel rüzgar türbini üreticilerinin ikinci çeyrekte sipariş hacmini ve kârlılığını artırması, Güney Kore’deki rüzgar ekipmanı üreticilerinin bu toparlanmayı bilançolarına ne zaman yansıtacağı sorusunu gündeme taşıdı. Sektörde türbin siparişi arttıktan sonra kule ve rulman siparişlerinin peşi sıra gelmesi, bu beklentinin arkasındaki üretim zinciri mantığı.
Shinhan Investment & Securities, 27’sinde yayımladığı notta Vestas ve Nordex’in ikinci çeyrek sonuçlarını referans göstererek rüzgar ekipmanı sektöründe ‘toparlanma’ olasılığının gündeme geldiğini aktardı. Kurum, düşük fiyatlı eski sipariş stokunun eridiğini, maliyet artışını yansıtan yeni siparişlerin çoğaldığını ve eski türbinleri yenileme anlamına gelen ‘repowering’ talebinin yükseldiğini gerekçe olarak sundu.
Vestas, 12’sinde (yerel saatle) açıkladığı ikinci çeyrek sonuçlarında 4,723 milyar euro net satış ve özel kalemler hariç yüzde 9,4 FAVÖK marjı bildirdi. Geçen yılın aynı döneminde net satış 3,745 milyar euro, FAVÖK marjı ise yüzde 1,5 seviyesindeydi; şirket hem cirosunu hem de kârlılığını belirgin biçimde iyileştirdi.
Aynı dönemde Vestas’ın rüzgar türbini sipariş hacmi, geçen yılın ikinci çeyreğindeki 2.009 megavata karşılık 3.349 megavata yükseldi. Sipariş artışının üretim ve teslimat takvimine bağlı olarak parça tedarik zincirindeki siparişlere yansıyabileceği düşünülüyor; bu yüzden Güney Koreli ekipman üreticileri de bu tabloyla birlikte anılıyor.
Nordex de 29 Temmuz’da (yerel saatle) açıkladığı ikinci çeyrek sonuçlarında proje segmenti siparişlerinin geçen yılın aynı dönemindeki 2.310 megavattan yüzde 32,2 artışla 3.054 megavata çıktığını duyurdu. Şirketin FAVÖK’ü 223,8 milyon euro, FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 oldu.
Nordex CEO’su Jose Luis Blanco, “İkinci çeyrekte siparişlerimizi yüzde 32 artırdık, yüzde 10,3 FAVÖK marjına ve pozitif serbest nakit akışına ulaştık” dedi. Blanco’nun açıklaması, sipariş artışıyla nakit akışındaki iyileşmeyi birlikte öne çıkarıyor.
Rüzgar sektöründe türbin siparişi, parça siparişlerinin öncü göstergesi olarak okunuyor. Genellikle türbin üreticisi proje siparişini aldıktan sonra kule, rulman ve alt yapı gibi ekipmanların siparişi sırayla devreye giriyor.
Güney Koreli günlük ekonomi gazetesi Hankyung, türbin üreticisinin yeni sipariş aldıktan 6 ila 12 ay sonra ekipman siparişinin verildiğini aktardı. Bu yapı işlediği sürece, türbin üreticilerindeki sipariş toparlanması kule ve rulman gibi parça tedarik zincirinin cirosuna gecikmeli olarak yansıyacak.
Güney Koreli şirketler arasında öne çıkan isim, rüzgar kulesi üreticisi CS Wind. Şirket, 7 Temmuz’da Vestas American Wind Technology ile yaklaşık 190,18 milyar won (190.178.160.000 won) değerinde rüzgar kulesi tedarik sözleşmesi imzaladığını kamuya açıkladı.
Sözleşme tutarı, CS Wind’in 2025 konsolide cirosunun yüzde 6,5’ine denk geliyor ve teslimat bölgesi ABD. Sözleşme süresi 2026’nın 7 Temmuz’undan 2027’nin 10 Eylül’üne kadar geçerli.
Ancak sipariş ile ciroya yansıma arasında zaman farkı var. Rüzgar kulelerinde proje bazlı teknik özellikler ve teslimat takvimi farklılaştığı için ciro kaydı, sözleşme imza tarihiyle her zaman örtüşmüyor.
Güney Kore’nin politika ortamı da tedarik zinciri değerlendirmesinin bir başka boyutu. İklim Enerji ve Çevre Bakanlığı ile 12. Elektrik Arz-Talep Temel Planı Hazırlık Genel Komitesi, 26’sında düzenlenen kamuya açık tartışmada 2040 yılına kadar ticari yenilenebilir enerji kapasitesini 220 gigavata çıkarmayı öngören taslak planı paylaştı.
Taslak planda 45 gigavat açık deniz rüzgarı ve 16 gigavat kara rüzgarı hedefi yer alıyor. Rüzgar kurulum hedefinin büyütülmesi, uzun vadede türbin, kule, elektrik şebekesi ve liman altyapısı talebinin birlikte tartışılmasına kapı aralayabilir.
Kurulum hedefi doğrudan şirket bilançolarına yansıyacağı anlamına gelmiyor. Şebeke bağlantısı, izin süreçleri, kurulum gemisi ve liman altyapısının bir araya gelmesi gerekiyor ki hedef gerçek siparişe dönüşsün.
TokenPost’un daha önce ele aldığı rüzgar izin süreçleri ve idari inceleme riski de ayrı bir değişken olarak duruyor. CS Wind’in Vestas ile yaptığı tedarik sözleşmesi kamuya açıklanmış olsa da, şirket sözleşme tutarının ve süresinin müşteriyle yapılacak görüşmeler ve inşaat sürecine göre değişebileceğini belirtti.
Yorum 0