Demokrat Parti'ye yakın 23 eyaletin başsavcısı, Washington DC yönetimi ve Pensilvanya Valisi, ABD Posta Servisi'nin(USPS) posta oyu kuralını durdurmak için dava açtı.
Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta(Rob Bonta), yerel saatle 27'sinde Massachusetts Federal Bölge Mahkemesi'ne dava dilekçesi verdiklerini açıkladı. Davaya Kaliforniya, Nevada, Washington ve Massachusetts'in de aralarında bulunduğu 23 eyaletin başsavcısı, Washington DC ve Pensilvanya Valisi Josh Shapiro(Josh Shapiro) katıldı. Dava, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Trump'ın posta oyu kararnamesinin uygulanmasına geçici olarak izin vermesinden yalnızca iki gün sonra açıldı.
Davanın odağında, posta oyu pusulası alacak seçmenlerin kapsamını kimin belirleyeceği sorusu var. Trump'ın Mart ayında imzaladığı kararname, federal hükümetin posta oyu sürecinde seçmen uygunluğu kontrolünü sıkılaştırmasını öngörüyor. Demokrat tarafı, bu adımın eyaletlerin seçim yönetme yetkisine müdahale ettiğini savunuyor.
USPS'in kuralı, eyalet seçim kurumlarının federal posta oyu portalına ilgili bilgileri girmesini şart koşuyor; posta oyu zarfları ve veri gönderimi için de yeni standartlar getiriyor. Kurum, kuralda eyaletlerin posta oyunu kullanıp kullanmama ve seçmen uygunluğu konusundaki yetkisini koruduğunu belirtti.
Bonta, "ABD Anayasası seçimleri düzenleme yetkisini eyaletlere veriyor. Ne başkana ne de posta servisine" dedi. Davacı taraf, USPS kuralının uygulanmasını durdurmak için geçici ve kalıcı tedbir kararı talep etti.
Davacılar, kurala uymak için oy pusulası zarflarının yeniden tasarlanması ve eyalet seçim sistemlerinden USPS'e veri aktaracak yeni bir yolun kurulması gerektiğini belirtti. Seçim hazırlık süresinin aylardan haftalara indiği bir dönemde, bunun idari yükü ve seçmen karmaşasını artırabileceğini vurguladılar.
ABD Yüksek Mahkemesi daha önce, eyaletlerin doğrudan kararnameye karşı açtığı davayı erken bulmuştu. Mahkemeye göre kararnamenin kendisi eyaletlere doğrudan zarar verdiğini göstermiyor; asıl uygulama adımları geldiğinde bunlara karşı dava açılabilir.
Yüksek Mahkeme çoğunluğu, hükümetin kararnameyi hayata geçirmek için attığı her adımın otomatik olarak hukuka uygun sayılmayacağını da belirtti. Yargıç Sonia Sotomayor(Sonia Sotomayor) ise karşı oyunda, mahkeme kararının başkanın 2026 Kasım seçimlerinin yönetimine müdahalesinin hukuka uygun olup olmadığına dair bir hüküm içermediğini vurguladı.
Cumhuriyetçi eğilimli 12 eyalet, önceki süreçte federal hükümeti destekleyen görüş bildirmişti. Bu eyaletler, USPS kuralının nihai seçmen listesini oluşturma konusunda eyaletlerin rolünü koruduğunu savunmuştu.
Kaliforniya Valisi Gavin Newsom(Gavin Newsom), "Seçimleri yöneten Donald Trump değil. Eyaletler yönetiyor" dedi. Beyaz Saray ise Yüksek Mahkeme kararını ABD seçim güvenliği açısından önemli bir kazanım olarak nitelendirdi ve adımın posta oyu güvenliğini ve yalnızca vatandaşların oy kullanması ilkesini korumayı amaçladığını savundu.
Bu dava, ABD'de ara seçimler öncesinde posta oyu davalarının finansal piyasalar için de bir değişken haline geldiği tabloyla örtüşüyor. Çünkü sadece seçim sonucu değil, sonucun ne kadar hızlı kesinleştiği ve Kongre'deki güç dengesi de bütçe, vergi ve düzenleme tartışmalarını etkileyebiliyor.
Yeni dava, Yüksek Mahkeme kararının ardından yayımlanan USPS kuralını doğrudan hedef alması bakımından önceki davadan ayrışıyor. Davacılar bu kez kararnameyi değil, fiilen uygulanan kuralı mahkeme önüne taşıyor.
Takvim de sıkışık. Bazı eyaletler, eylül başından itibaren asker ve yurt dışındaki seçmenlere posta oyu pusulası göndermek zorunda. Massachusetts Federal Bölge Mahkemesi'nin geçici ve kalıcı tedbir taleplerine nasıl karar vereceği, USPS kuralının 2026 seçimlerinde ne ölçüde uygulanacağını belirleyecek.
Yorum 0