ABD Merkez Bankası (Fed) toplam varlıkları 26 Ağustos itibarıyla 6,7309 trilyon dolara (yaklaşık 9.288 trilyon won) ulaştı ve bu veri, banka rezervlerinin ne kadarının 'yeterli' sayılacağına dair tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
28'inde yayımlanan Fed'in H.4.1 istatistiklerine göre, 26 Ağustos itibarıyla Fed'in toplam varlıkları 6,7309 trilyon dolar olarak kaydedildi. Fed, Temmuz ayındaki para politikası raporunda bilanço büyüklüğünü 6,7 trilyon dolar (yaklaşık 9.246 trilyon won), banka rezervlerini ise yaklaşık 3,1 trilyon dolar (yaklaşık 4.278 trilyon won) olarak açıklamıştı.
Beth Hammack(Beth Hammack) Cleveland Fed Başkanı, 23 Nisan 2025'te Cleveland Fed'de yaptığı konuşmada banka rezervlerinin 'yeterli' seviyeden 'yetersiz' seviyeye geçtiği noktayı tahmin etmenin son derece zor olduğunu söyledi. Rezervler azalırken kısa vadeli fonlama piyasalarındaki hareketlerin yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. Hammack'ın bu değerlendirmesi, Fed içinde rezerv sınırının önceden net biçimde belirlenemediğini ortaya koyuyor.
Rezerv, bankaların Fed nezdinde tuttuğu fonları ifade ediyor. Fed'in kısa vadeli faizleri istikrarlı biçimde yönetebilmesi için bankacılık sisteminde belirli bir düzeyin üzerinde rezerv kalması gerekiyor. Sorun, bu eşiğin önceden kesin olarak bilinememesinde.
Hammack'ın işaret ettiği kritik nokta da tam olarak burası. Rezerv fazlaysa Fed'in gereğinden büyük bir tampon tuttuğu eleştirisi geliyor. Rezerv çok hızlı azalırsa da gecelik piyasa faizleri dalgalanabiliyor.
Fed, Temmuz raporunda rezerv yönetimi amacıyla kısa vadeli hazine bonosu alımlarını sürdürdüğünü ve bankacılık sisteminde yeterli rezerv düzeyini koruduğunu açıkladı. Aynı raporda ters repo kullanımının düşük seviyede kaldığı, gerektiğinde ise sabit vadeli repo (standing repo) imkânının devreye sokulduğu belirtildi.
Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), 29 Temmuz'da politika faizi hedef aralığını yıllık %3,50-%3,75 seviyesinde sabit tuttu. Açıklamada, bankacılık sisteminde yeterli rezerv düzeyinin korunmasına yönelik politikanın sürdürüleceği ifade edildi.
Hammack, bu toplantıda 0,25 puanlık faiz artışını savunarak çekimser oy kullandı. TokenPost daha önce Fed'in Temmuz'da faizi sabit tutması ve kurum içindeki görüş ayrılığını aktarmıştı.
Hammack'ın son dönemdeki odağı bilançodan çok enflasyona kaydı. 31 Temmuz'da yayımlanan Cleveland Fed açıklamasında enflasyonun çok uzun süredir yüksek seyrettiğini ve mevcut politika duruşunun yeterince sıkı olmadığını söyledi.
Reuters'ın aktardığına göre Hammack, 27'sinde verdiği bir röportajda 'artık harekete geçme zamanı' dedi. Başkan, bu yılın enflasyon beklentisini yaklaşık yüzde 3, gelecek yılınkini ise 'en iyi ihtimalle yüzde 2'nin ortalarında' olarak öngördü.
Kripto piyasasıyla bağlantı, Hammack'ın doğrudan açıklamalarından değil, piyasanın makro likidite yorumundan geliyor. MarketWatch, ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvil geri alımını genişletme açıklamasının ardından Bitcoin(BTC) ve altının yükseldiğini, dolarında ise zayıfladığını bildirdi.
Wall Street Journal, son yedi işlem gününde ABD'deki spot Bitcoin(BTC) ETF'lerine 2,5 milyar dolar (yaklaşık 3,45 trilyon won) girdiğini aktardı. Piyasada bu hareket, dolar değer kaybı endişesine karşı bir fon yönelimi olarak yorumlanıyor.
ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvil geri alımını genişletmesi, kripto piyasasında zaten önemli bir makro veri olarak görülüyordu. TokenPost daha önce Hazine'nin geri alımlarının ardından Bitcoin'deki toparlanmanın uzun vadeli faizler ve dolar seyriyle yeniden sınandığına dair piyasa değerlendirmesini aktarmıştı.
Ancak Hammack'ın rezerve ilişkin açıklamalarını Bitcoin fiyat hareketinin doğrudan nedeni saymak güç. Resmi belgelerin doğruladığı tek şey, Fed'in yeterli rezerv düzeyini koruduğu ve bu sınırın anlık olarak tespit edilmesinin zor olduğu.
Sonuç olarak bu tartışma, Fed'in bilanço büyüklüğünden çok, para politikası uygulamasında ne kadar tampon gerektiğiyle ilgili. Bitcoin üzerindeki olası etki için Hazine'nin uzun vadeli tahvil geri alımları, dolar seyri ve spot ETF fon girişlerinin birlikte izlenmesi gerekiyor.
Yorum 0