İngiltere Merkez Bankası (Bank of England, BoE) Temmuz ayında politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit tutarken, enerji fiyatlarını, yapay zeka(AI) tedarik zincirindeki darboğazları ve El Niño'yu küresel enflasyonda 'yukarı yönlü risk' unsurları olarak işaret etti.
Dave Ramsden(Dave Ramsden) İngiltere Merkez Bankası Başkan Yardımcısı, Temmuz ayı Para Politikası Kurulu (MPC) toplantı tutanaklarında 'küresel ortamda enflasyonun yukarı yönlü riskleri açık' dedi. Ramsden'in bu değerlendirmesi, İngiltere'nin iç piyasasındaki fiyat artışının yavaşlama eğilimiyle dışarıdan gelen fiyat şoklarının zıt yönde hareket ettiğine işaret ediyor.
Banka, Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 3,75'te sabit bıraktı. Oylamada altı üye sabit tutmadan yana oy kullanırken, üç üye faizin 0,25 puan artırılarak yüzde 4'e çıkarılması gerektiğini savundu.
Ramsden, tekrarlayan enerji şoklarının uzun sürebileceğine dikkat çekti. Değerlendirmesine göre, AI ile ilgili bileşen talebinin tedarik zincirinde darboğaz yaratması ve El Niño'nun gıda fiyatlarını yukarı çekmesi durumunda, birden fazla fiyat baskısının aynı anda ortaya çıkması mümkün.
Bankanın Temmuz ayı Para Politikası Raporu'nda, küresel ihracat fiyatlarının 2026'nın ikinci çeyreğinde belirgin biçimde yükseldiği ve yıl sonuna kadar yüksek seviyesini koruyabileceği belirtildi. Raporda ayrıca AI talebinin başta yarı iletkenler olmak üzere belirli ürün gruplarının fiyatını yukarı ittiği ifade edildi.
Bununla birlikte İngiltere'de fiyatların şimdiden yeniden hızlandığını kesin olarak söylemek güç. İngiltere İstatistik Kurumu (ONS) verilerine göre Temmuz ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık artışı yüzde 2,9 oldu; bu oran Haziran'daki yüzde 2,6'nın üzerinde gerçekleşti.
Ağustos ayı TÜFE verisi 16 Eylül'de açıklanacak. Dolayısıyla şu an için elde bulunan en güncel resmi veri Temmuz ayına ait enflasyon rakamı.
MPC içinde dış kaynaklı şoklara bakış açısı ikiye ayrıldı. Ramsden'in de içinde bulunduğu faiz sabit tutulması yönündeki görüş, iç piyasada fiyat artışının yavaşlamasını ve sınırlı ikinci tur etkilerini gerekçe göstererek mevcut faiz seviyesinin riske karşı yeterli olduğunu savundu.
Faiz artırılması gerektiğini savunan üyeler ise enerji fiyatlarındaki şokun ücretlere ve şirketlerin fiyatlama kararlarına daha fazla yayılabileceğini öne sürdü. Aynı şokun iç fiyatlara ne ölçüde ve ne hızla yansıyacağına dair farklı değerlendirmelerin, faiz kararında ayrışmaya yol açtığı görülüyor.
Bu tartışmada AI, artık yalnızca bir teknoloji yatırım konusu değil, doğrudan bir enflasyon değişkeni olarak ele alındı. Yarı iletken ve AI altyapısına yönelik talebin belirli bileşenlerin arzını baskılaması durumunda, bu durumun üretim maliyetleri ve ihracat fiyatları üzerinden diğer sektörlere de yayılabileceği değerlendiriliyor.
El Niño ise hava koşullarındaki değişimin tarımsal üretim ve gıda fiyatları üzerinde yaratabileceği etkiyi ifade ediyor. Enerji ve gıda fiyatları para politikasıyla doğrudan kontrol edilemeyen kalemler olduğundan, merkez bankası şokun kendisinden çok ücretlere ve hizmet fiyatlarına yayılan ikinci tur etkilerini de yakından izliyor.
Kripto para piyasasında faiz patikası ile tedarik zinciri şokları birbirinden bağımsız değişkenler olarak kalmayabilir. AI altyapısı ve yarı iletken talebi ile enerji fiyatlarının merkez bankasının enflasyon değerlendirmesine birlikte yansıması, riskli varlıklara yönelik likidite ortamını da etkileyebilir.
Ancak bu veriler, Bitcoin(BTC) veya diğer kripto varlıkların fiyat yönü hakkında bir dayanak sunmuyor. İngiltere Merkez Bankası'nın ortaya koyduğu içerik, belirli bir varlığın fiyat beklentisinden çok küresel enflasyon ve faiz patikasına ilişkin risk değerlendirmesi niteliğinde.
İngiltere Merkez Bankası bir sonraki para politikası kararını 17 Eylül'de açıklayacak. O tarihe kadar enerji fiyatları, Ağustos ayı TÜFE verisi ve enflasyonun ikinci tur etkileri, faiz kararında izlenecek başlıca göstergeler olarak öne çıkıyor.
Yorum 0