İngiltere'nin 30 yıllık devlet tahvili (gilt) ihraç faizi yüzde 5,8168'e yükselerek Borç Yönetim Ofisi'nin (Debt Management Office, DMO) kuruluşundan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Yüksek faize rağmen 85 milyar sterlini aşan talep gelse de, İngiltere hükümetinin uzun vadeli borçlanma maliyeti de bir o kadar arttı.
İngiltere DMO'su, 8'inde 2056 vadeli 30 yıllık tahvilden 4,25 milyar sterlinlik ihracı yüzde 5,8168 faizle gerçekleştirdi. DMO'nun 1998'de kurulmasından bu yana İngiltere'nin 30 yıllık tahvil ihraç faizinin yüzde 5,8 seviyesini aşması ilk kez yaşandı.
Bu ihraca 85 milyar sterlini aşan talep geldi. Bu, ihraç edilen miktarın yaklaşık 20 katına denk geliyor ve yüksek faize rağmen uzun vadeli tahvillere olan talebin korunduğu şeklinde yorumlanıyor.
Ancak talebin yüksek olması, düşük maliyetle borçlanma anlamına gelmiyor. Geçen yıl mayıs ayında aynı türden tahvilin ihraç faizi yüzde 5,4047 seviyesindeydi; yani yaklaşık bir yılda faiz 0,4121 puan yükseldi.
İkincil piyasada da uzun vadeli faizlerdeki yükseliş sürdü. İngiltere'nin 30 yıllık tahvilinin ikincil piyasa getirisi, bu ayın 2'sinde yüzde 5,9441'e kadar çıkarak 1998'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
İhraç faizi, hükümetin yeni tahvil sattığında uyguladığı borçlanma faizini; ikincil piyasa faizi ise daha önce ihraç edilmiş tahvillerin piyasada alınıp satılırken oluşan getiriyi ifade ediyor. Tahvil getirileri yükseldiğinde, hükümetin yeni borçlanmalarında üstlenmesi gereken faiz yükü de artıyor.
Faiz artışının arkasında, uluslararası petrol fiyatlarındaki yükselişe bağlı enflasyon endişeleri ve büyük ekonomilerin bütçe açığı baskısı gibi etkenler öne çıkıyor. Yapay zeka şirketlerinin birbiriyle yarışırcasına tahvil ihraç etmesinin de piyasadaki uzun vadeli fon talebini artırarak etkili olduğu değerlendiriliyor.
The Guardian, İngiltere hükümetinin borçlanma maliyetindeki artışın mali yönetim koşullarını zorladığını bildirdi. Bu ihraç, İngiltere hükümetinin yüksek faiz ortamında bile tahvil talebini güvence altına aldığını, ancak bunun bedeli olarak daha yüksek faiz ödemek zorunda kaldığını gösteriyor.
John Healey(John Healey) İngiltere Maliye Bakanı, “Bakanlıktaki ilk günümde, mali disiplinin Maliye Bakanı olarak en öncelikli görevim olduğunu söylemiştim” dedi ve “bu, bu hükümetin verdiği tüm taahhütlerin temelini oluşturuyor” diye ekledi. Bu açıklama, hükümetin tahvil faizlerindeki yükselişe mali disiplini ön plana çıkararak yanıt vermeyi hedeflediğini gösteriyor.
Healey, hükümetin yaklaşan bütçede mali kurallara bağlı kalacağını ve belirsizliğe karşı bir tampon payı oluşturacağını belirtti. Enflasyonu kontrol altına almak için borçlanmayı sınırlandıracaklarını ve kamu maliyesi üzerindeki uzun vadeli baskıyı azaltacaklarını da açıkladı.
İngiltere'de uzun vadeli faizlerdeki yükseliş, başlıca ekonomilerin uzun vadeli tahvil faizlerinde art arda görülen son yükseliş dalgasıyla da örtüşüyor. Uluslararası petrol fiyatları ve mali kaygılar aynı anda büyüdüğünde, uzun vadeli tahvil yatırımcıları enflasyon ve mali riski fiyata yansıtmak için daha yüksek getiri talep edebiliyor.
Yalnızca bu ihracın sonucuna bakıldığında talep tabanının korunduğu görülüyor; ancak faiz seviyesi, İngiltere hükümetinin mali yükünün öncekine göre arttığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki bütçede mali kuralların ve borçlanma kontrol önlemlerinin nasıl şekillendirileceğine bağlı olarak uzun vadeli faizlerin seyri değişebilir.
Yorum 0