ABD'de ağustos ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 3,4 artarken, eylül ayında toplanacak Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) öncesinde piyasaya 25 baz puanlık (yüzde 0,25) faiz artırımı ihtimali yaklaşık yüzde 85 oranında yansıdı. Bu oranın Federal Rezerv'in (Fed) resmi kararı ya da öngörüsü olmadığı, vadeli işlem fiyatlarından hesaplanan bir piyasa olasılığı olduğu belirtiliyor.
Fed, 15-16 Eylül'de FOMC toplantısını gerçekleştirecek. Toplantıda ekonomik projeksiyon özeti ve basın toplantısı da yer alacak; toplantı sonuçlarının 16'sında (yerel saatle) kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'na (BLS) göre ağustos TÜFE'si, mevsimsel olarak düzeltilmiş verilerle bir önceki aya kıyasla yüzde 0,4 yükseldi. Yıllık bazda artış ise yüzde 3,4 oldu.
Enerji fiyatları yıllık bazda yüzde 16,3, benzin fiyatları ise yüzde 27,4 arttı. Gıda ve enerji hariç tutulan çekirdek TÜFE artışı yüzde 2,4 olarak kaydedildi.
Piyasada faiz artırım ihtimali önceki döneme kıyasla yükseldi. Eylül ayı faiz artışı olasılığı daha önce yüzde 59,4 olarak hesaplanmıştı; 11 Eylül'de (yerel saatle) CME FedWatch verilerine 25 baz puanlık artış ihtimali yaklaşık yüzde 85 olarak yansıdı.
Academy Securities tahvil stratejisti Peter Tchir(Peter Tchir), yayımladığı analizde Fed Başkanı Kevin Warsh'ın(Kevin Warsh) faiz artırımı ile faizi sabit tutmak arasında 'inanılmaz derecede zor bir ikilem' ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Tchir'e göre enflasyonu bastırmak için yapılacak bir faiz artırımı, arz sorunlarından kaynaklanan enerji fiyat artışını doğrudan çözemiyor.
Tchir, petrol fiyatlarını, rafinaj kapasitesini ve Orta Doğu'daki tedarik zinciri risklerini enflasyon değişkenleri olarak öne sürdü. Suudi Arabistan'daki petrol boru hattı hasarına ilişkin ayrıntıların ayrı bir orijinal kaynaktan doğrulanamadığı, bu nedenle söz konusu bilginin kesin bir olgu olarak sunulamayacağı belirtiliyor.
Arz kaynaklı enflasyonun yalnızca talebi düşürmeye yönelik bir para politikasıyla ele alınmasının zor olması, Fed'in seçimini karmaşıklaştırıyor. Tchir'in ileri sürdüğü görüşe göre enerji fiyatlarının enflasyonu yukarı çektiği bir ortamda faiz artırımı enflasyon beklentilerini düşürebilir, ancak arzın kendisini iyileştiremez.
Hazine tahvillerinin faiz yükü de artırım tartışmasında bir kısıt olarak gündeme geldi. Tchir, 2026'da vadesi dolacak ABD Hazinesi kısa vadeli tahvil tutarını 6 trilyon dolar (yaklaşık 8.058 trilyon won) olarak belirtirken, faiz artışına bağlı yıllık faiz maliyeti artışını 15 milyar dolar (yaklaşık 2 trilyon won) olarak hesapladı.
ABD Hazinesi verilerinde, 2026'nın ikinci çeyreğinde kısa vadeli tahvil bakiyesinin 6,6 trilyon dolar (yaklaşık 8.864 trilyon won) düzeyinde tutulacağı bir senaryo da yer alıyor. Tchir'in belirttiği 6 trilyon dolar ile Hazine'nin 6,6 trilyon dolarlık rakamı farklı hesaplama esaslarına dayandığından doğrudan karşılaştırılamıyor.
Fed'in bilançosu 9 Eylül itibarıyla 4 trilyon 552,3 milyar dolar (yaklaşık 6.114 trilyon won) ABD Hazine tahvili ve 1 trilyon 913,6 milyar dolar (yaklaşık 2.571 trilyon won) mortgage destekli menkul kıymet (MBS) olarak kaydedildi. Toplam varlıklar 6 trilyon 740,6 milyar dolar (yaklaşık 9.053 trilyon won) düzeyinde gerçekleşti.
Tchir, yapay zeka veri merkezleri ve hesaplama yatırımlarının da yalnızca faiz oranlarıyla yavaşlatılmasının zor olduğunu savundu. Belirli bir sektördeki yatırımın sürüp sürmeyeceğine ve bellek fiyatlarına ilişkin öngörüler, kendi analizinde ortaya koyduğu bir görüş olarak sunuldu.
CME FedWatch'taki olasılık, federal fon vadeli işlem fiyatlarına yansıyan piyasa katılımcılarının beklentilerini sayısallaştıran bir gösterge niteliğinde. Ekonomik veriler ve faiz vadeli işlemleri değiştikçe bu olasılık da değişiyor; FOMC'nin nihai kararıyla birebir örtüşeceği garanti edilmiyor.
Piyasaya yansıyan yaklaşık yüzde 85'lik artırım ihtimali yalnızca bir öngörü niteliğinde olup nihai sonucu kesinleştirmiyor.
FOMC, 15-16 Eylül'de toplanarak faiz kararını ve ekonomik projeksiyon özetini açıklayacak. Toplantı sonuçları ve Warsh'ın basın toplantısı, piyasadaki artırım ihtimalini ve enflasyona karşı izlenecek yönü yeniden değiştirebilir.
Yorum 0