ABD borsalarının yıl sonuna kadar yükseldikten sonra 2027 sonunda yüzde 21 düzeltme yaşayabileceği öngörüldü. Yapay zeka (AI) yatırım heyecanı ve yüksek değerlemelerin sürdüğü ortamda, ABD 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 5'i aşması piyasa yönünü değiştirebilecek bir değişken olarak öne sürüldü.
James Reilly (James Reilly), Capital Economics kıdemli piyasa ekonomisti, raporunda Standard & Poor's (S&P) 500 endeksinin 2026 sonunda 8250'ye yükseldikten sonra 2027 sonunda 6500'e gerileyebileceğini öngördü. Bu, geçtiğimiz 11'indeki (yerel saatle) kapanış fiyatına göre yıl sonuna kadar yüzde 7,7 yükseliş, ardından gelecek yıl sonunda yüzde 21 düşüş yaşanacağı anlamına gelen bir senaryo.
Reilly, raporda "genel olarak veriler bir balonun son evresiyle örtüşüyor" dedi ve "incelediğimiz göstergelerin çoğu, geçmişteki borsa zirvelerinden önce görülen seviyelere ulaştı ya da bu seviyelere yaklaştı" diye ekledi. Bu ifade, piyasanın şimdiden aşırı ısınmanın son evresine benzer sinyaller verdiği anlamına geliyor.
Reilly'nin öne sürdüğü değerlendirme kriterleri hisse senedi değerlemeleri, kâr beklentileri, AI yatırımlarının sürdürülebilirliği, piyasa yoğunlaşması ile halka arzlar (IPO) ve takip eden hisse ihraçları oldu. Hisse fiyatlarının şirket kârlılığına ve fonlama koşullarına kıyasla yüksek olup olmadığı, yükselişin az sayıda hisseye aşırı bağımlı olup olmadığı temel ölçüt olarak sunuldu.
S&P 500'ün döngüsel olarak düzeltilmiş fiyat/kazanç oranı (CAPE), dot-com balonu zirvesine yaklaştı. CAPE, ekonomik dalgalanmalara göre düzeltilmiş fiyat/kazanç oranı olup, şirketlerin uzun vadeli ortalama kârına dayanarak borsa değerlemesini ölçen bir gösterge.
Tahvillere kıyasla hisse senetlerinin göreli değeri de o dönemki uç seviyelere yaklaştı. Önümüzdeki 12 ay için S&P 500 şirketlerinin hisse başına kâr artış beklentisi de dot-com balonu zirvesine yakın bir seviyeye yükseldi.
AI yatırımlarına ilişkin olarak, büyük altyapı şirketlerinin toplam serbest nakit akışının devasa yatırım harcamalarının etkisiyle 2027'de negatife dönebileceği öngörüldü. Piyasa değerinin az sayıda hisseye yoğunlaşması ile IPO ve takip eden halka arzların artması da yükselişin sürdürülebilirliğini azaltan etkenler arasında sayıldı.
ABD 10 yıllık tahvil getirisi 11'inde (yerel saatle) yüzde 4,97'ye kadar yükseldi. Ruchir Sharma (Ruchir Sharma), Rockefeller International Başkanı, Financial Times'a yazdığı yazıda 10 yıllık getirinin yüzde 5'i "kesin biçimde" aşması halinde AI balonunun sönebileceğini öngördü.
Sharma, faizin yüzde 5'i aşması durumunda büyük AI şirketlerinin yatırım fonu sağlamak için çıkardığı tahvil hacminin azalabileceğini, yeni hisse ihracının da zorlaşabileceğini belirtti. Yüksek borçlanma maliyetinin AI projelerinin finansmanını baskılayabileceğini ve ABD'nin borç yükünü de etkileyebileceğini açıkladı.
Faiz artışı yalnızca AI şirketlerinin yatırım maliyetini değil, borsanın genelindeki iskonto oranını ve fonlama koşullarını da etkiliyor. Bu nedenle AI yatırımlarındaki artışın gerçek nakit akışı iyileşmesine dönüşüp dönüşmeyeceği piyasa değerlemesini belirleyebilir.
Ancak piyasadaki tüm analizler düşüşe işaret etmiyor. Ed Yardeni (Ed Yardeni), Yardeni Research Başkanı, notunda 'Kükreyen 2020'ler' senaryosunun sürme ihtimalini yüzde 80'den yüzde 70'e düşürdü, ancak bunu hâlâ en yüksek olasılıklı senaryo olarak sundu.
Yardeni, düşüş senaryosunun olasılığını yüzde 20'den yüzde 30'a yükseltti. Son dönemde petrol fiyatları ve tahvil piyasasındaki hareketlerin endişeyi artırdığını da sözlerine ekledi.
Bu öngörü, AI ile ilgili varlıklardaki aşırı ısınma tartışmasında faiz oranları ve sermaye temini koşullarının kilit değişken olduğunu yeniden gündeme getirdi. Daha önce AI balonu tartışmasının yazılım, gümüş ve yarı iletken sektörlerine sıçradığına dair bir analiz de gelmişken, bu kez borsanın genel değerlemesi ve tahvil getirileri birlikte işaret edildi.
S&P 500'ün yükselişinin sürüp sürmeyeceği, şirket kârlılığına, AI yatırımlarından kaynaklanan nakit akışına ve ABD 10 yıllık tahvil getirisinin daha da yükselip yükselmeyeceğine bağlı. Şu an ortaya konan rakamlar kesinleşmiş bir düşüşü değil, Capital Economics ve piyasa analistlerinin sunduğu farklı senaryoları yansıtıyor.
Yorum 0