ABD federal hükümetinin yasal borç tavanı 41,1 trilyon dolara ulaşırken, 2026 ara seçimlerinin ardından borç tavanı müzakerelerinin harcama kesintileri ve vergi politikası etrafında mali bir çatışmaya dönüşebileceği öne sürüldü.
CNBC, 14'ünde (yerel saatle) Hazine'nin özel önlemlerini tamamen tüketmeden önce Kongre'nin borç tavanını artıran ya da erteleyen bir yasa çıkarması gerektiğini bildirdi. Kongre Bütçe Ofisi (CBO), yürürlükteki yasalar çerçevesinde ABD hükümetinin 2027'de borç tavanına ulaşacağını tahmin etti.
Borç tavanı, yeni kamu harcamalarını onaylayan bir mekanizma değildir. ABD Sayıştayı (GAO), bunun Kongre ve başkanın zaten onayladığı harcamaların Hazine tarafından borçlanma yoluyla yürütülüp yürütülemeyeceğini sınırlayan, geriye dönük bir mekanizma olduğunu açıkladı.
Borç tavanı müzakerelerinin uzaması, Hazine'nin nakit yönetimi ve tahvil piyasası üzerindeki baskıyı artırabilir. GAO, Hazine'nin özel önlemleri ve nakdi tükendiğinde hükümetin yasal yükümlülüklerini zamanında yerine getirememe riskinin artacağını, bunun da tahvil faizleri ile borçlanma maliyetlerinde yükselişe yol açabileceğini belirtti.
Cumhuriyetçi Parti içinde, büyük çaplı harcama kesintileri olmadan borç tavanının artırılmasına karşı sesler yükseliyor. ABD Cumhuriyetçi Parti'den Temsilciler Meclisi üyesi Eric Burlison, "koşulsuz bir borç tavanı artışına onay vermeyeceğim" dedi.
ABD Cumhuriyetçi Parti'den Temsilciler Meclisi üyesi Chip Roy da "büyük çaplı harcama kısıtlaması ve reform olmadan" yıl içinde bir artışa onay vermeyeceğini belirtti. Bu, borç tavanı artışının mali sıkılaştırma koşullarına bağlanabileceği anlamına geliyor.
Cumhuriyetçi Parti liderliği için Kongre'deki sandalye sayısı da bir yük. CNBC'nin aktardığına göre ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Meclis'te fiilen yalnızca üç oy kaybını kaldırabileceğini, Senato'da ise filibusterı aşmak için Demokrat üyelerin desteğine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Demokrat Parti de koşulsuz bir müzakereye mesafeli duruyor. ABD Demokrat Parti'den Temsilciler Meclisi üyesi Suhas Subramanyam, borç tavanı yasasının Demokratları köşeye sıkıştıracak şekilde geçirilmeye çalışılması halinde onay vermeyeceğini söyledi.
ABD Demokrat Parti'den Temsilciler Meclisi üyesi Richard Neal, sorumlu bir mali finansmanın değerlendirilmesi gerektiğini söylerken "temerrüde düşülmesini istemiyoruz" dedi. Demokratların temerrüdün önlenmesine razı olması, müzakere koşullarını da kabul edecekleri anlamına gelmiyor.
Demokratların ara seçimlerde Temsilciler Meclisi veya Senato'dan en az birinin kontrolünü ele geçirmesi halinde, borç tavanı artışına ilişkin müzakere koşullarının değişebileceği belirtiliyor.
Tersine, Cumhuriyetçilerin seçimden önce borç tavanını çözmeye çalışması durumunda da parti içindeki harcama kesintisi talepleri bir engel olabilir. Seçim sonuçlarının yanı sıra yasanın ne zaman ele alınacağı ve Senato-Meclis'teki sandalye dağılımı da müzakere gücünü belirleyecek gibi görünüyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Cumhuriyetçilerin ara seçimleri kazanması halinde yetişkin vatandaşlara 5.000 dolar ödeneceğini önermesi de bir değişken olarak gündeme geldi. Beyaz Saray bu planı 10 Eylül'de açıkladı, ancak finansman kaynağı ve Kongre onay süreci konusunda bir açıklama yapmadı.
CNBC, bu politika fiilen hayata geçirilirse Hazine'nin borç tavanına ulaşma tarihinin öne çekilebileceğini değerlendirdi. Ek harcama planının borç tavanı müzakereleriyle iç içe geçmesi durumunda, bu durum Cumhuriyetçi Parti içindeki mali sıkılaştırma talepleriyle çelişebilir.
CBO, "2026-2036 Bütçe ve Ekonomik Görünüm" raporunda borç tavanına tabi borcun 2026 yıl sonunda 39,6 trilyon dolardan 2036 yıl sonunda 63,8 trilyon dolara yükseleceğini öngördü. Bu tahmin, borç tavanının gerektikçe artırılacağı varsayımına dayanıyor.
2023 yılındaki müzakereler, gelecekteki anlaşmazlıklar için bir emsal oluşturdu. O dönem Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi, harcama kesintilerini şart koşarak borç tavanının artırılmasını istemiş, hükümet temerrüdün eşiğine gelindikten sonra anlaşmaya varılmıştı.
Bu gelişmenin ardından Fitch Ratings, ABD'nin kredi notunu AAA'dan AA+'ya indirirken, tekrarlanan borç tavanı siyasi çekişmelerinin ve son anda bulunan çözümlerin mali yönetime duyulan güveni zedelediğini belirtti. Borç tavanına kesin olarak ulaşılacağı tarih olan 'X-date', vergi gelirlerine, kamu harcamalarına ve Hazine'nin nakit bakiyesine göre değişiyor.
Kongre, Hazine'nin özel önlemleri tamamen tükenmeden önce borç tavanını artıran ya da erteleyen bir yasayı geçirmek zorunda. Şu an için kesin bir X-date belirlenmiş değil; ara seçimlerin ardından harcama kesintileri ile vergi politikasının hangi koşullarla bir araya getirileceği, müzakerelerin en kritik konusu olacak gibi görünüyor.
Yorum 0