Bitcoin(BTC) için kuantum bilgisayarlara karşı iki farklı yaklaşım gündeme geldi: açık anahtarın uzun süre açıkta kalmasını azaltan yeni bir çıktı formatı ve SHA-256 tabanlı bir imza sistemi. Her iki teknoloji de henüz taslak ve araştırma aşamasında olup, ağda fiilen uygulanabilmesi için ek incelemeye ihtiyaç var.
WuBlockchain, 15'inde saat 03.59'da (Türkiye saatiyle) yayınladığı özette Bitcoin'in kuantuma dayanıklılık teknolojilerini BIP-360, SHRINCS ve kuantum bilgisayarların ortaya çıkışından önce ve sonrasına yönelik varlık transferi ile geri kazanım yöntemleri olarak sıraladı.
BIP-360, Pay to Merkle Root (P2MR) adı verilen yeni bir Bitcoin çıktı formatını devreye sokmayı öneriyor. P2MR, mevcut Pay to Taproot (P2TR) yapısına benzer bir mimariyi korurken, iç anahtarı ve anahtar yolu harcama yöntemini ortadan kaldırarak açık anahtarın uzun süre açıkta kalma riskini azaltmayı hedefliyor.
BIP-360'ın resmi belgesine göre P2MR, gelecekte kuantuma dayanıklı imzaların entegre edilebileceği bir altyapı da sunuyor. Ancak bu öneri tek başına tüm kuantum saldırılarını engellemiyor.
Kuantum saldırıları iki şekilde gerçekleşebiliyor: açık anahtarın blok zincirinde uzun süre açıkta kaldıktan sonra ele geçirilmesi ya da işlemin bloğa dahil edilmeden önceki kısa süre içinde saldırıya uğraması. BIP-360, uzun süreli açığa çıkma riskine karşı geliştirilmiş bir yapı; kısa süreli saldırıları engellemek içinse ayrı bir kuantuma dayanıklı imza sistemi gerekiyor.
SHRINCS, tam da bu boşluğu hedefleyen hash tabanlı bir imza yöntemi olarak öne çıkıyor. Blockstream, kuantum stratejisine ilişkin açıklama belgesinde SHRINCS'in güvenliğinin, Bitcoin'in iş kanıtı (proof-of-work) mekanizmasında da kullanılan SHA-256'nın ön görüntü direncine (preimage resistance) dayandığını belirtti.
Blockstream'in yayımladığı belgeye göre SHRINCS'in durum tabanlı imzası 324 bayt büyüklüğünde tasarlandı ve imza durumunun kaybedilmesi halinde fonların geri kazanılabilmesi için ayrı bir statik yedekleme yöntemi de sunuldu. Ancak ana ağda (mainnet) uygulanabilmesi için imza doğrulamasına yönelik ayrı bir işlem kodu ve mutabakat kurallarının gözden geçirilmesi gerekiyor.
Durum tabanlı imza, her imzalama işleminde iç durumun yönetilmesini gerektiren bir yöntem. Bu durumun kaybedilmesi ya da yanlış kullanılması, aynı anahtarın güvenli şekilde kullanılmasını zorlaştırabiliyor. Bu nedenle SHRINCS yalnızca varlık transferini değil, cüzdan işletimi ve geri kazanım süreçlerini de birlikte ele almayı gerektiriyor.
BIP-360'ın özü, kuantuma dayanıklı imzayı hemen devreye sokmak değil. Önce açık anahtarın açığa çıkma kapsamını azaltan bir çıktı yapısı oluşturup, ardından ayrı bir imza teknolojisini işlemlere ve cüzdanlara bağlamayı öngören aşamalı bir yaklaşıma daha yakın.
Bu tartışma daha önce, Bitcoin'in kuantuma dayanıklılık taslağı ile imza boyutu sorununu ele alan bir haberde de gündeme gelmişti. O dönemde de belgeler arasında parametre ve sürüme göre imza boyutu farklılık gösteriyor, kesin bir karşılaştırma ölçütü belirlenememişti; cüzdan uygulaması ve mutabakat değişikliğinin getireceği yük de çözülmemiş bir sorun olarak kalmıştı.
BIP-360, resmi belgede şu an itibarıyla hâlâ 'Draft' (taslak) statüsünde. Bir önerinin BIP listesine kaydedilmiş olması, Bitcoin ağında kabul edildiği ya da mutabakata varıldığı anlamına gelmiyor.
SHRINCS de henüz resmi bir güvenlik kanıtından ve bağımsız incelemeden geçmiş değil. Blockstream, hash tabanlı kuantuma dayanıklı imza doğrulaması için ayrı bir BIP önerisi ve somut teknik özellikler hazırlamayı bir sonraki adım olarak belirledi.
Kuantum bilgisayarların Bitcoin'in güvenliği için fiilen bir tehdit oluşturacağı zamana dair kesin bir tarih bulunmuyor. Ancak varlık transferi; adres yapısı, imza yöntemi, cüzdan geri kazanımı ve ağ mutabakatı gibi birçok unsuru bir arada içerdiğinden, tek bir teknolojiyle geçişi tamamlamak kolay görünmüyor.
Yatırımcılar açısından bu tartışma fiyattan çok cüzdan ve ağ güvenliğindeki geçiş sürecine ilişkin. Şu an için kesin olan, BIP-360 ve SHRINCS adlı iki teknik yolun ortaya konduğu; ağda benimsenmesi, güvenlik doğrulaması ve kullanıcı geçiş sürecinin ise sonraki tartışmalara bırakıldığı.
Yorum 0