Güney Kore hükümeti, kripto varlık vergisinin Ocak 2027'de planlandığı gibi yürürlüğe gireceğini yeniden açıkladı. Ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı ve Maliye ve Ekonomi Bakanı adayı Lee Hyung-il (이형일), yatırımcıların %85'inin 5 milyon wondan daha az varlık tuttuğunu belirterek gerçek vergi yükünün yüksek olmayacağını söyledi.
Lee Hyung-il, 15'inde Ulusal Meclis Planlama ve Maliye Komitesi'ndeki personel duruşmasında, “Uygulamayı oldukça uzun süre erteledik” ve “Şimdi başlamak beklenenden daha sınırlı bir şok yaratacak” dedi. Lee, yatırımcıların %85'inin 5 milyon wondan az varlığa sahip olduğunu gösteren istatistiği gerekçe olarak sundu.
Mevcut Gelir Vergisi Yasası'na göre vergi, belirli bir andaki varlık miktarı üzerinden alınmayacak. Kripto varlıkların satışından veya kiralanmasından elde edilen yıllık gelir hesaplanacak, bu tutardan 2,5 milyon won düşülecek ve kalan miktara %20 gelir vergisi uygulanacak. Yerel gelir vergisi dahil edildiğinde fiili vergi oranı %22 olacak.
Bu nedenle varlıkların değeri 5 milyon wondan düşük olsa bile, alım satım sürecinde gerçekleşen yıllık gelir 2,5 milyon wonu aşarsa vergi doğabilecek. Gerçek vergi yükü, varlık miktarından çok yıllık gerçekleşmiş kâr ve zarar, işlem kayıtları, edinim maliyeti ve işlem kanalına göre değişecek.
Kripto varlık vergisi, 1 Ocak 2027'den sonra satış veya kiralama yoluyla elde edilen gelirler için uygulanacak. 2027 yılına ait ilk beyan ve ödeme işlemlerinin Mayıs 2028'de yapılması bekleniyor.
Verginin yürürlüğe girmesinden önce edinilen varlıklara varsayımsal edinim maliyeti uygulanacak. Gerçek edinim maliyeti ile 31 Aralık 2026'daki piyasa değerinden yüksek olanı edinim maliyeti olarak kabul edilecek. Bu düzenleme, vergi uygulaması öncesindeki fiyat artışlarını vergilendirilebilir gelirden çıkarmayı amaçlıyor.
Bununla birlikte, 2027'den sonra edinilen varlıkların maliyetinin doğrulanmasının zor olduğu veya işlem kayıtlarının eksik kaldığı durumlar için ayrıntılı kurallar henüz belirlenmedi. Gerçek edinim maliyetinin tespit edilemediği hallerde satış tutarının belirli bir bölümünün gider olarak kabul edilmesine ilişkin koşullar ve oranlar da netleştirilmeli.
Mevcut sistemde gider olarak kabul edilebilecek tutarın üst sınırı %50. Ayrıntılı uygulama koşulları ve kabul edilecek oranlar ayrı kriterlerle belirlenecek.
İşlem kanalına göre gelirin tespit edilmesi de tartışma konusu. Güney Kore'deki kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerinden yapılan işlemlerde şirketlerin sunduğu veriler kullanılabilirken, yurt dışı borsaları, kişisel cüzdanlar veya borsa dışı işlemler için aynı şekilde veri toplamak zor.
Borsanın kapanması nedeniyle işlem kayıtlarına ulaşılamaması ya da yatırımcının varlıklarını geri alamaması halinde zararların nasıl yansıtılacağı da belirsizliğini koruyor. DeCent baş avukatı Hong Pureun (홍푸른), “Borsanın kapanması nedeniyle coinlerin kendisi geri alınamadığında, bu zararın hiçbir yerde mahsup edilememesi en büyük sorun” dedi ve zarar-kâr mahsuplaşmasının daha geniş kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Bu değerlendirme, borsa iflaslarında zararların vergisel olarak nasıl ele alınacağı tartışmasını öne çıkarıyor.
Verginin ertelenmesini isteyen girişimler de sürüyor. Geçen ay yayımlanan vergi erteleme dilekçesinin 50 binden fazla destek alarak Ulusal Meclis'in ilgili daimi komitesinde incelenme şartını karşıladığı daha önce bildirilmişti.
Halkın Gücü Partisi milletvekili Song Eon-seok, dijital varlık gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin hükümleri kaldıran Gelir Vergisi Yasası değişikliğini sundu. Aynı partiden Kim Sang-hoon ise uygulama tarihini iki yıl erteleyerek Ocak 2029'a çekmeyi öngören değişikliği teklif etti.
Bağımsız milletvekili Han Dong-hoon da vergi hazırlıklarının yeterli olmadığını belirterek ek erteleme ihtiyacını gündeme getirdi. Verginin ertelenmesi veya kaldırılması talepleri, vergi altyapısının ve işlem bilgisi entegrasyon sisteminin yeterince hazır olup olmadığı konusundaki tartışmayı derinleştiriyor.
Önceki haberde ele alındığı gibi, yurt dışı borsaları ve kişisel cüzdanlarda tutulan varlıkların edinim maliyetlerinin eşleştirilmesi ile işlem türlerine göre vergilendirme kriterlerinin oluşturulması da gündemde. Staking, lending, airdrop ve hard fork gelirlerinin sınıflandırılması ile edinim maliyetlerinin hesaplanması da ayrıntılı kurallar gerektiren alanlar arasında.
Mevcut tartışma, verginin uygulanıp uygulanmayacağıyla birlikte edinim maliyetinin nasıl hesaplanacağı, yurt dışı işlem verilerinin nasıl toplanacağı ve borsa kapanışlarından doğan zararların nasıl işleneceği sorularına odaklanıyor. Ulusal Meclis'te verginin ertelenmesi veya kaldırılmasına yönelik teklifler incelenirken hükümetin ayrıntılı kriterleri hazırlaması bekleniyor.
Yorum 0