Microsoft’un($MSFT) iç belgeleri, yapay zekâ (AI) eğitimi için haber içeriklerinin toplanmasının ‘insanlık tarihindeki en büyük emek sömürüsü’ olarak algılanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Belgelerde, AI’ın haber sektöründeki içerik tedarik zincirini zayıflatarak model kalitesini de düşürebilecek bir ‘kıyamet döngüsü’ oluşturabileceği belirtildi.
The New York Times, 17’sinde yayımlanan New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi dava kayıtlarına dayanarak bu içeriği aktardı. Kayıtlarda, Microsoft Uygulamalı Bilimler bölümünden sorumlu Brent Hecht’in 2023’te hazırladığı bir iç belge de yer aldı. Microsoft’un iç belgeleriyle mahkeme kayıtlarının kamuoyuna açılması, AI eğitim verileri ile haber sektörü arasındaki ilişkiyi yeniden tartışmaya taşıdı.
Hecht, büyük AI modellerinin haber içeriklerini özümserken içerik üretiminin temelini zayıflatabileceğini yazdı. Kamuoyunun AI eğitimini ‘emsalsiz ölçekte hırsızlık’ olarak değerlendirebileceği, içerik üretiminin gerilemesi halinde AI’ın öğrenebileceği güvenilir materyallerin de azalacağı ifade edildi.
Açıklanan belgeler, The New York Times’ın Aralık 2023’te OpenAI ve Microsoft’a karşı açtığı telif hakkı davasında sunulan materyallerden oluşuyor. The New York Times, iki şirketin haber makalelerini AI modellerini eğitmek için kullandığını ve sohbet robotlarının özgün makalelerin yerini alan hizmetler gibi çalıştığını iddia ediyor.
Belgelerde OpenAI içindeki endişelere de yer verildi. OpenAI’nin eski politika sorumlusu Jack Clark, 2020 tarihli bir notta AI sistemlerinin toplum kültürünü oluşturan insanların emeğinin yerini alabileceğini yazdı.
ChatGPT ürününden sorumlu Nick Turley’in ise AI ürünlerinin yayıncılık içeriklerinin yerini alma niteliği taşıyabileceğini değerlendirdiği görüldü. İç belgeler, üretken AI’ın yaygınlaşmasının içerik üreticileri ile platformlar arasındaki mevcut gelir yapısını değiştirebileceğine ilişkin kaygıları ortaya koydu.
Haberlerin özgün metinlerine kullanıcı yönlendirilmesi de belgelerde tartışıldı. Bir OpenAI mühendisi, 2023 tarihli notunda bağlantılar görünür biçimde yerleştirilse bile kullanıcıların özgün metne tıklamayacağını yazdı. The New York Times bu ifadeyi, AI hizmetlerinin haber sitelerine trafik göndermek yerine özgün içerik tüketiminin yerini alabileceği iddiasını destekleyen bir unsur olarak sundu.
Microsoft, Hecht’in belgesinin şirketin resmi görüşünü yansıtmadığını açıkladı. Şirket, Hecht’in karar alma yetkisine sahip olmadığını ve birbiriyle çelişen, asimetrik bakış açıları sunan araştırma görevinde bulunduğunu belirtti.
The New York Times tarafından yayımlanan kayıtlarda Microsoft’un, AI eğitimi ile Copilot kullanımının ABD telif hakkı yasası kapsamında dönüştürücü kullanım sayılması gerektiğini savunduğu da görüldü. Dönüştürücü kullanım, mevcut bir eserin yeni bir amaç veya yöntemle kullanılıp kullanılmadığının adil kullanım değerlendirmesinde dikkate alınması anlamına geliyor.
OpenAI ise kamuya açık verilerle AI modeli eğitmenin ABD telif hakkı yasası kapsamında ‘adil kullanım’ olduğunu savunuyor. OpenAI, 4 Eylül’de sunduğu özet hüküm talebinde modelin haberlerdeki gerçekleri ve bilgileri kendi ifadeleriyle açıkladığını, özgün makaleleri olduğu gibi yeniden üretmediğini ileri sürdü.
OpenAI, dava açıklamasında da kamuya açık verilere dayalı model eğitiminin dönüştürücü kullanım kapsamına girdiğini belirtti. Ancak mahkemenin eğitim verilerinin elde edilme biçimini ve kullanım amacını, özgün pazar üzerindeki etkisini ve AI çıktılarının özgün metinlerin yerini ne ölçüde aldığını nasıl değerlendireceği henüz belirlenmedi.
Bu davada şirket içindeki çalışanların itirazları, tek başına hukuki sorumluluk anlamına gelmiyor. Mahkeme, telif hakkı ihlali ve adil kullanımın kabul edilip edilmeyeceğine tarafların iddiaları ile sunduğu belgelere dayanarak karar verecek.
Açıklanan materyaller, AI şirketlerinin veri edinme yöntemleriyle haber sektörünün sürdürülebilirliğinin karşı karşıya geldiği noktayı gösterdi. İçerik üretiminin gerilemesi halinde AI’ın öğrenebileceği güvenilir verilerin azalacağı yönündeki ‘kıyamet döngüsünün’ gerçekten model performansında düşüşe yol açıp açmadığı doğrulanmadı.
AI eğitim verileri ile özgün içerik arasındaki ilişki, Türkiye’deki sektör açısından da gündemdeki başlıklardan biri. Yerli yatırımcılar ve şirketler açısından AI hizmetlerinin haberlerin özgün metinlerinin yerini ne ölçüde aldığı ve içerik sağlayıcılarla hangi kullanım koşullarını belirlediği, mahkeme kararlarıyla birlikte izlenecek konular arasında bulunuyor.
The New York Times, iç belgelerin OpenAI ve Microsoft’un AI ürünlerinin ikame etkisini ve içerik tedarik zincirinin zarar görme ihtimalini bildiğini gösterdiğini savundu. İki şirket ise AI eğitiminin özgün içerik pazarının yerini almadığını, bunun dönüştürücü kullanım olduğunu ve nihai değerlendirmenin telif hakkı yasasındaki adil kullanım ölçütlerine göre yapılması gerektiğini belirtiyor.
Davanın bir sonraki aşamasında mahkeme, eğitim verileri ile AI çıktıları arasındaki ilişkiyi adil kullanım ölçütleri çerçevesinde inceleyecek. OpenAI ve Microsoft’un telif hakkı sorumluluğu, mahkemenin nihai kararıyla belirlenecek.
Yorum 0