ABD’de benzinin galon başına ortalama fiyatı 4,22 dolara (yaklaşık 5.856 won) yükselirken, Başkan Donald Trump’ın bu seviyeyi katlanılabilir bir maliyet olarak nitelemesi seçmenlerin tepkisine yol açtı.
Yakıt fiyatlarındaki artış, İran’daki çatışmanın etkisiyle uluslararası petrol fiyatları ve ham petrol taşıma hatlarına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü dönemde gerçekleşti. ABD’li hanelerin akaryakıt ve ulaşım giderleri artarken enerji fiyatları, ara seçimlerin ekonomik gündem maddelerinden biri haline geldi.
Başkan Trump, 16’sında Kuzey Carolina’daki mitingde İran’daki çatışma nedeniyle yakıt fiyatlarının yükseldiğini kabul etti. Ancak bu durumu “elde ettiğimiz sonuçlar için ödediğimiz çok düşük bir bedel” olarak niteledi. Associated Press, açıklamanın geçim maliyetlerinden şikâyet eden seçmenlerin hoşnutsuzluğunu artırdığını bildirdi.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA), 9’unda ABD genelinde benzinin ortalama fiyatını galon başına 4,22 dolar olarak hesapladı. Bu seviye, çatışma öncesindeki 2,98 dolarlık ortalamadan yaklaşık yüzde 42 daha yüksek.
Dizel fiyatı da aynı gün galon başına 5,94 dolara (yaklaşık 8.249 won) çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Benzin ve dizel fiyatlarının birlikte artması, sürücülerin yanı sıra lojistik ve dağıtım sektörlerinin maliyet yükünü de artırdı.
Uluslararası petrol fiyatları da arz endişelerini yansıttı. Brent petrolü 9’unda varil başına 101,21 dolardan (yaklaşık 140.375 won) işlem gördü.
ABD ile İran arasındaki çatışmalar sürerken, Hürmüz Boğazı da dahil olmak üzere Orta Doğu’daki ham petrol taşıma hatlarına ilişkin endişeler arttı. Brent petrolünün varil başına 100 doların üzerine çıkmasının ardından arz kesintilerinin hafifleyip hafiflemeyeceği fiyatlar açısından önemli bir değişken haline geldi.
Ham petrol fiyatları, rafine ürün fiyatları üzerinden tüketicilerin ve şirketlerin maliyetlerini etkiliyor. Genel olarak benzin ve dizel fiyatları yükseldiğinde yalnızca araç kullanım maliyetleri değil, taşımacılık ve dağıtım süreçlerindeki maliyet baskısı da artabiliyor.
Associated Press, ABD’li seçmenlerin market alışverişi ile işe gidip gelme maliyetleri arasında seçim yapmak zorunda kaldığını bildirdi. Araçla faaliyet gösteren küçük işletmeler ve orta sınıf haneler üzerindeki yükün özellikle ağır olabileceği belirtildi.
Siyasi baskı da artıyor. Associated Press’in aktardığı ankette katılımcıların yüzde 63’ü Trump yönetiminin ekonomik durumu kötüleştirdiğini söyledi.
Bu oran, geçen yılki aynı ankete göre 11 puan arttı. Demokrat ve bağımsız seçmenler arasında ekonomik yükü gerekçe göstererek Cumhuriyetçiler aleyhine oy kullanacağını belirtenler bulunuyor.
Buna karşılık Trump’ın bazı destekçileri, İran’daki çatışmanın amacı için bu maliyete katlanılabileceği görüşünü korudu. Böylece aynı yakıt fiyatı artışı, seçmen gruplarına göre farklı değerlendirildi.
Başkan Trump daha önce enerji fiyatlarının ara seçimlerin hemen sonrasına kadar düşmeyebileceğini söylemişti. Aynı zamanda çatışmanın sona ermesi halinde petrol ve benzin fiyatlarının gerileyebileceğini savundu.
Ancak bu açıklama, fiyatların ne zaman ve ne ölçüde düşeceğini kesinleştirmiyor. Önümüzdeki dönemde yakıt fiyatlarının seyri, Orta Doğu’daki çatışmanın ve ham petrol taşıma hatlarının durumuna göre değişebilir.
ABD’deki yakıt fiyatı artışının hane harcamaları ve taşımacılık maliyetlerinin ötesinde seçmenlerin ekonomi algısını ve ara seçimlerin seyrini nasıl etkileyeceği, fiyatların hareketine ve çatışmanın gelişimine bağlı olacak.
Yorum 0