İspanya'daki hanelerin %54'ünün borcu bulunuyor. Borçlu hanelerde ödenmemiş borcun medyanı 29.900 euro olarak kaydedildi.
İspanya Merkez Bankası Başkanı José Luis Escrivá, 4 Eylül'de Madrid'de düzenlenen İspanya Hanehalkı Finans Araştırması (EFF) toplantısında, finansal kırılganlığı anlamak için hanelerin gelir, varlık ve borç yapılarının birlikte incelenmesi gerektiğini söyledi. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) bu açıklamayı 22 Eylül'de yayımladı.
Escrivá, enflasyonun, faiz oranlarının ve varlık fiyatlarındaki değişimlerin tüm haneleri aynı şekilde etkilemediğini belirtti. Ortalama veya toplam değerler gibi makro göstergelerin, hangi hanelerin belirli şoklara maruz kaldığını göstermekte yetersiz kalabileceğini ifade etti.
İspanya Merkez Bankası tarafından 2002'de başlatılan EFF, 2020'ye kadar üç yılda bir gerçekleştirildi. Araştırmanın sıklığı 2022'den itibaren iki yılda bire çıkarıldı. Çalışma, hanelerin gelir, varlık, borç ve tüketim verilerini izliyor. İspanya Merkez Bankası, EFF'nin ulusal finansal hesapların toplulaştırılmış verilerini tamamladığını ve hanelerin finansal kararlarıyla varlık dağılımındaki farklılıkları gösterdiğini belirtiyor.
2024 araştırmasında borçlu hanelerin oranı 2022'ye göre 3 puan geriledi. Borcun toplam varlıklara oranı da tüm haneler genelinde 2022'deki %9,2 seviyesinden 2024'te %8,1'e düştü.
Haneler arasındaki farklar belirgin oldu. Net varlık bakımından en alt %50'lik dilimde yer alan hanelerde borcun toplam varlıklara oranı 2022'deki %37,8'den 2024'te %31,3'e inerken, en üst %10'luk dilimde sınırlı artış görüldü. 29.900 euro, borçlu hanelerin ödenmemiş borç medyanını ifade ediyor; tüm hanelerde kişi başına düşen veya ortalama borç anlamına gelmiyor.
Borçların bileşimi de değişti. Konut kredilerinin ağırlıkta olduğu yapıdan, diğer borçlar ve bireysel kredilerin payının arttığı bir yapıya geçildi. Net varlık bakımından en alt %25'lik dilimde yer alan hanelerde bireysel krediler toplam borcun yaklaşık %23'ünü oluşturdu. Bu oran 2014'e göre 17 puan arttı.
Escrivá, bu dağılım verilerinin borçlu temelli makro ihtiyati politikaların değerlendirilmesi için gerekli olduğunu söyledi. Kredi-değer oranı (LTV) veya gelire göre kredi servis oranı (LSTI) gibi kuralların tasarlanması için hangi kesimlerin gerçekten kırılgan olduğunun önceden belirlenmesi gerektiğini belirtti.
EFF, hanelerin kripto varlık sahipliğini analiz etmek için de kullanıldı. İspanya Merkez Bankası'nın ayrı bir araştırmasına göre 2022'de kripto varlık sahibi hanelerin %80'inde kripto varlıkların finansal portföydeki payı %10'u aşmadı. Finansal varlıklarının önemli bölümünü kripto varlıklarda tutan hanelerin oranı ise %0,6 oldu.
Ancak BIS'te yayımlanan konuşmanın odağında kripto varlık piyasalarının görünümü değil, hanehalkı finansının ortalamalar yerine dağılımlar üzerinden analiz edilmesi gerektiği yer aldı. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Hanehalkı Finans ve Tüketim Araştırması (HFCS) da borç, varlık, tüketim, tasarruf, gelir ve emeklilik haklarını hane bazında topluyor ve ülkeler arası karşılaştırma için ortak değişkenler oluşturuyor.
Almanya'daki hanehalkı varlık farkları tartışmasında olduğu gibi, hanelerin varlık dağılımına ilişkin tartışmalar Avrupa ülkelerinde sürüyor. İspanya'daki EFF, borç ve varlık yapısını birlikte göstererek finansal politika analizinin kapsamını genişletiyor.
Yorum 0