Michael Saylor, bankaların Bitcoin saklama ve Bitcoin teminatlı kredi hizmeti sunmasına izin verecek bir düzenleme çerçevesi önerdi. Saylor, müşteri varlıklarının saklanması, kredi verilmesi ve bankaların öz sermayeleriyle Bitcoin alması için faaliyet bazlı sermaye kuralları uygulanması gerektiğini savundu.
Michael J. Saylor(Michael J. Saylor) Strategy($MSTR) yönetim kurulu başkanı, 26 Eylül'de yayımladığı politika yazısında Bitcoin'i 'dijital sermaye' olarak tanımladı. Bitcoin.com News, Saylor'ın bankaların Bitcoin saklama ve teminatlı kredi hizmetlerine izin verilmesini önerdiğini bildirdi.
Bitcoin teminatlı kredilerde varlık sahibi, Bitcoin'ini satmadan teminat göstererek dolar veya stablecoin borçlanır. Bitcoin fiyatı sert düşerse ek teminat talep edilebilir veya teminat zorla tasfiye edilebilir.
Saylor, müşterilerin Bitcoin'ini saklama, Bitcoin karşılığında kredi sağlama ve bankaların kendi sermayeleriyle Bitcoin tutmasını birbirinden ayrı faaliyetler olarak değerlendirdi. Bu faaliyetlerin riskleri farklı olduğu için muhasebe, denetim ve sermaye kurallarının da aynı şekilde uygulanmaması gerektiğini savundu.
Basel Komitesi standartlarına göre, belirli şartları karşılamayan Grup 2b kripto varlık risklerine yüzde 1.250 risk ağırlığı uygulanıyor. Uluslararası Ödemeler Bankası(BIS), bu standardın söz konusu risklerin risk ağırlıklı varlık hesabında kullanılan yöntem olduğunu ve tüm saklama hizmetleriyle Bitcoin teminatlı kredilere aynı şekilde uygulanan tek bir kural anlamına gelmediğini açıklıyor.
Grup 2 kripto varlık riskleri bankanın Tier 1 sermayesinin yüzde 1'ini aşarsa aşan kısım için daha sıkı sermaye şartları uygulanıyor. Oranın yüzde 2'yi aşması halinde ise Grup 2b sermaye şartları toplam risk tutarına uygulanıyor.
Bu nedenle düzenlemelerin hayata geçmesi için teminat değerleme yöntemi, sermaye yükü, tasfiye süreci ve müşteri varlıklarının ayrıştırılması gibi konuların ayrıca belirlenmesi gerekiyor. Basel standardındaki yüzde 1.250'lik sermaye yükünün yeniden değerlendirilmesine ilişkin tartışmalar TokenPost'un ilgili haberinde de ele alındı.
Saylor'ın bu görüşü ilk kez gündeme getirdiği bir öneri değil. Strategy, 5 Temmuz'da yayımladığı yazıda Bitcoin'i 'dijital sermaye' olarak tanımlamış ve bankacılık, sigortacılık, kredi piyasaları ile teminat sistemlerinin Bitcoin'le bağlantılı hale gelebileceğini belirtmişti.
Söz konusu yazıda tüketici ödemeleri, dijital bankacılık, kredi ve kredi ürünlerinin Bitcoin üzerinde veya Bitcoin'le bağlantılı olarak gelişebileceği ifade edildi. Ancak Strategy'nin müşterilere yönelik bankacılık faaliyetlerine başladığına ya da bankaların Bitcoin teminatlı kredilerinin onaylandığına ilişkin bir açıklama yapılmadı.
Öneri, finans kuruluşlarının Bitcoin tutması, saklaması ve teminat olarak kullanması için kurumsal seçeneklerin genişletilmesini savunuyor. Bu durum kesinleşmiş bir politika değişikliği veya bankacılık sektöründe toplu ürün lansmanı anlamına gelmiyor.
Sosyal medyada banka saklama hizmetlerinin Bitcoin'e erişimi artırabileceği yönündeki görüşlerle, bankalar aracılığıyla saklamanın bireysel saklamayı zayıflatabileceği yönündeki endişeler birlikte dile getirildi. Ancak öneriye yönelik kamuoyu tepkisinin kapsamını ve temsil gücünü değerlendirmek için mevcut veriler sınırlı.
Geçmiş topluluk tartışmalarında da bankaların müşterilerine ait Bitcoin'i gerçekten elinde tutup tutmadığının doğrulanabilmesi gerektiğini savunanlarla, bankacılık sektörünün sürece dahil olmasının kullanıcı erişimini artırabileceğini düşünenler bir arada yer aldı. Bu görüşler, politika önerisine ilişkin doğrudan piyasa görüşü olarak genellenemez.
Bankaların Bitcoin teminatlı kredi vermesine izin verilmesi halinde varlık sahipleri Bitcoin'lerini satmadan likidite sağlayabilir. Buna karşılık Bitcoin'in fiyat oynaklığı, 24 saat işlem görmesi ve saklama ile siber saldırı riskleri bankalar için risk yönetimi sorunları oluşturur.
Sigorta sektörünün katılımı da ancak somut ürün yapıları ve sermaye kuralları ortaya konduktan sonra değerlendirilebilir. Mevcut öneri, sigorta şirketlerinin hangi dijital varlıkları hangi limitlere kadar tutabileceğini veya sigortalayabileceğini belirlemiyor.
Bu konu, Türkiye'deki yatırımcılar açısından Bitcoin'in finans kuruluşlarının teminat varlıkları arasına alınıp alınamayacağı ve bankaların sert fiyat düşüşü riskini nasıl üstleneceğiyle ilgili. Gerçek bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı; finansal otoritelerin kural yorumlarına, bankaların risk yönetimi standartlarına ve teminat varlığındaki sert düşüşten doğan zararı kimin üstleneceğine bağlı olacak.
Yorum 0