Katılımcıların yalnızca %6’sı üst düzey liderleri yapay zekâ dönüşümüne tamamen hazır buldu. Katılımcıların %66’sı ise yöneticilerin günlük işleri yönetmekten çok ekiplerin değişime uyum sağlamasına yardımcı olmaya zaman ayıracağını öngördü.
Korn Ferry ($KFY), 22 Ekim’de yayımladığı “Talent Trends 2027” raporu için 75’ten fazla ülkeden 1.300’ü aşkın yetenek uzmanı ve üst düzey liderle anket yaptı. Katılımcılar arasında yetenek yönetimi uzmanları, İnsan Kaynaklarından Sorumlu Üst Düzey Yöneticiler (CHRO), CEO’lar ve yönetim kurulu üyeleri yer aldı.
%6’lık oran, yöneticilerin yetkinliklerinin doğrudan sınanmasıyla elde edilmedi. %66’lık oran da yöneticilerin fiilî çalışma sürelerinin ölçümünü değil, rollerinin gelecekte nasıl değişeceğine ilişkin beklentileri yansıtıyor.
Raporda, yapay zekâ uygulama stratejisi değiştiğinde yöneticilerin bu değişikliği ekiplerin anlayabileceği iş talimatlarına dönüştürmesi gerektiği belirtildi. Üst yönetimin kararlarını sahaya aktarırken değişikliğin nedenini ve işe olası etkilerini açıklamak yöneticilerin önem kazanan görevleri arasında gösterildi.
Rapor, yöneticilerin büyük ölçekli değişiklikleri varsayan eğitimlerde ekiplerine liderlik etme pratiği yapmasını ve yapay zekâya ilişkin kararların gerekçelerini aktarmasını önerdi. Ayrıca yöneticilerin yanıtı bilmedikleri durumları açıkça ifade edebilmeleri için desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Katılımcıların %91’i koçluk ve kişiler arası becerilerin daha önemli hâle geleceğini düşündü. Raporda uyum sağlama, 2027’nin en önemli iş becerisi olarak gösterilirken eleştirel düşünme ve iş birliği sonraki sıralarda yer aldı.
Beceri açığına ilişkin kaygılar da öne çıktı. Katılımcıların %77’si gerekli becerilerin eksikliğinin yetenek bulma güçlüğünden daha büyük bir sorun olacağını öngördü; %78’i ise geleceğin çalışma biçimlerine hazır kişilerin yetersiz olduğunu belirtti.
Gallup, ABD’deki çalışanlara kurumlarının yapay zekâ kullanımı ve iş deneyimleri hakkında sorular yöneltti. Korn Ferry’nin çok ülkeli yetenek uzmanları ve üst düzey liderlerle yaptığı araştırmanın örneklemi ve soruları farklı olduğundan, iki araştırmanın sonuçları aynı grubun yanıtları gibi değerlendirilemez.
Gallup’un 2026’nın ikinci çeyreğinde yaptığı ankette katılımcıların %47’si, kurumlarının işleri iyileştirmek için yapay zekâ araçlarını entegre etmeye başladığını söyledi. Kurumlarının yapay zekâyı mevcut işlere entegre etmek için açık bir plan veya strateji paylaştığı görüşüne ‘kesinlikle katılanların’ oranı ise %25 oldu.
%25’lik oran, yalnızca planı duyduğunu söyleyen çalışanların oranı değil. Bu oran, açık bir plan veya stratejinin paylaşıldığı görüşüne kesinlikle katılanları gösteriyor ve %47’lik orandan ayrı bir soruyla ölçüldü.
Gallup’un temmuz ayındaki analizinde, yapay zekâyı benimsemiş kurumlarda açık bir entegrasyon planı olduğunu söyleyen çalışanların iş bağlılığı %43 olarak ölçüldü. Böyle bir plan olmadığını veya plandan haberdar olmadığını söyleyen grupta oran %28 oldu.
Ekiplerinin yapay zekâ kullanımını yöneticilerinin aktif biçimde desteklediği görüşüne kesinlikle katılan grupta iş bağlılığı %48’di. Yönetici desteğine katılımı daha düşük olan grupta ise oran %30 olarak ölçüldü.
Yapay zekâyı sık kullanan, açık bir entegrasyon planı bulunan ve yönetici desteği alan çalışanların oluşturduğu grupta iş bağlılığı %53’e ulaştı. İş bağlılığı, çalışanların işlerine ve iş yerlerine ne ölçüde katılım gösterdiğini ve heyecan duyduğunu ifade ediyor.
Bu oranlar gruplar arasındaki ilişkiyi gösteriyor; ancak plan paylaşımının veya yönetici desteğinin iş bağlılığını artırdığını kanıtlamıyor. Yapay zekâyı benimseyen sektörlerin bileşimindeki farklılıklar da sonuçları etkilemiş olabilir.
Gallup, 2026’nın ilk yarısında ABD’deki çalışanların genel iş bağlılığını %31 olarak ölçtü ve oranın 2025’teki seviyesini koruduğunu bildirdi. Bu genel oran, yapay zekâ kullanan kurumlarda belirli koşullara göre oluşturulan grupların sonuçlarından farklı bir kapsamı yansıtıyor.
Comment 0