BMIC, kripto sektörünün uzun süredir çözülemeyen ‘cüzdan güvenliği’ sorununa doğrudan adım atarak dikkatleri üzerine çekti. Kısa vadeli kazanca odaklanan projelerden farklı olarak, bu yeni girişim uzun vadeli ve altyapı odaklı yaklaşımıyla yatırımcılar arasında ilgi görmeye başladı.
BMIC’nin öncelikli odağı ‘kuantum dayanıklı’ teknolojilere ve cüzdan güvenliği altyapılarına yönelmiş durumda. Proje, mevcut kriptografik sistemleri bozmadan üzerine kuantum dirençli kripto altyapısını entegre eden bir yapı sunuyor. Bu sayede teknolojik gelişmelere paralel olarak güvenliği zamanla artırmak mümkün hale geliyor. Özellikle kuantum bilgisayarların yaratabileceği tehditlere şimdiden hazırlıklı olmak isteyen çevrelerde proje ‘geleceğe dönük’ olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası kurumlar ve hükümetler post-kuantum dönemine hazırlık yaparken, BMIC de bu vizyona uygun olarak uzun vadeli varlık saklamaya uygun araçlar geliştiriyor. Yapay zeka odaklı güvenlik izleme sistemleri ile uyarlanabilir kripto bileşenlerini de kapsayan genişletilebilir bir ekosistem planı sunuluyor.
BMIC ayrıca, çok aşamalı bir ön satış modeliyle token’larını yatırımcılara sunuyor. Her aşamada token fiyatı kademeli olarak artırılırken, şu ana kadar yaklaşık 314.000 dolar (yaklaşık 4 milyar 489 milyon ₩) fon toplandığı belirtiliyor. Mevcut token fiyatı ise 0,049079 dolar civarında. Toplanan fonların, geliştirme kilometre taşlarına göre kademeli şekilde dağıtılacağı ve bunun da kısa vadeli hype yerine uzun vadeli altyapı inşasına işaret ettiği vurgulanıyor.
Toplam arzı 1,5 milyar adet ile sınırlı olan BMIC Token’ın dağılım yapısı da şeffaf biçimde duyuruldu. Bu arzın %50’si halka açık ön satışta dağıtılacak. Geri kalan miktarın ise %10’u ön satış öncesi yatırımcılara, %12’si stake ödülleri ve teşviklere, %19’u likidite ve ekosistem fonuna, yalnızca %3’ü ise ekip tahsisatına ayrılmış durumda. ‘Ekip payı düşük, topluluk odaklı’ bu yapı, projeyi benzerlerinden ayıran unsurlardan biri olarak görülüyor.
BMIC’nin yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda gerçek kullanım potansiyeli taşıyan bir token olması da öne çıkıyor. Token’lar, gelişmiş güvenlik özelliklerine erişim, staking, platform üzerinde yönetişim katılımı gibi alanlarda kullanılabilecek. Ayrıca ‘yak-bereket modeli’ olarak bilinen ‘burn-to-compute’ yapısıyla, hesaplama gücü ve güvenlik hizmetlerine erişimde de dolaylı bir talep oluşturması planlanıyor.
Bu özelliklerin şu an için tasarım aşamasında olduğu açıklansa da, proje belgelerinde kullanım senaryoları detaylı şekilde belirtilmiş durumda. Bu da BMIC’nin bir altyapı token’ı olarak ekosistem içerisinde ‘gerçek dolaşım’ potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.
2024–2025 döneminde yaşanan hack olayları, artan düzenlemeler ve kurumsal yatırımcıların piyasaya girişi, ‘güvenlik’ temasını ön plana çıkarmış durumda. BMIC, tam da bu soruna odaklanarak cüzdan güvenliği ve uzun vadeli varlık saklama gibi kritik altyapı ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.
Henüz erken geliştirme aşamalarında olan BMIC, tüm teknik özelliklerini tamamlamış olmasa da kuantum güvenliği ve sürdürülebilir token yapısıyla özellikle temkinli yatırımcıların dikkatini çekiyor. Altyapı odaklı bu yaklaşım sayesinde 2026 ve sonrasında projenin daha fazla görünürlük kazanabileceği yorumları yapılıyor.
Yorum 0