Ethereum(ETH) kurucu ortağı Vitalik Buterin, blokzincir dünyasında uzun süredir tartışılan 'üçlü açmaz' yani 'merkeziyetsizlik', 'güvenlik' ve 'ölçeklenebilirlik' hedeflerinin aynı anda sağlanmasının artık mümkün olduğunu savundu. Buterin'e göre bu sorunlar artık sadece teoride değil, doğrudan ana ağda çalışan kodlarla çözülmüş durumda.
3’ünde (yerel saatle), Buterin'in X (eski adıyla Twitter) üzerindeki açıklamalarına göre, Ethereum ana ağında devreye alınan ‘PeerDAS’ ve alfa aşamasına ulaşan ZK-EVM teknolojileri, ağ mimarisinde köklü bir dönüşüm başlattı. Buterin, üçlü açmazın artık ‘çalışan kodlar’ ile aşıldığını vurgularken, bu teknolojilerin yalnızca fikir aşamasında değil, hali hazırda işleyen sistemlere entegre edildiğinin altını çizdi.
PeerDAS (Peer-to-Peer Data Availability Sampling), tüm blok verisini doğrulamaya gerek kalmadan yalnızca seçili örnekleme ile geçerlilik sağlayan bir mekanizma. Bu sayede işlem hacmi büyürken, doğrulama süresi ve veri yükü azalıyor. Diğer yandan ZK-EVM (Zero Knowledge Ethereum Virtual Machine), işlemleri ‘sıfır bilgi ispatı’ yöntemiyle doğrulayarak hem yüksek güvenlik hem de hız sağlıyor. Aynı zamanda bu mimari, Ethereum’un ana katmanıyla (Layer 1) doğrudan uyumlu çalışabiliyor. Buterin, bu sistemin artık 'üretim seviyesinde performansa' sahip olduğunu ve mevcut geliştirmelerin ağın dayanıklılığını artırmaya odaklandığını aktardı.
Buterin’in bu açıklaması, Ethereum mimarisinin geçmişin dağıtık sistemlerinden nasıl ayrıldığını da ortaya koydu. Örneğin BitTorrent veriye hızlı erişim sunarken, zincir içi bir mutabakat yapısından yoksundu. Bitcoin(BTC) ise merkeziyetsizlik ve güvenlikte son derece başarılı olmasına rağmen, veri işleme oranı ve ölçeklenebilirlik açısından sınırlı kalmıştı. Buna karşın Ethereum, PeerDAS ve ZK-EVM ikilisiyle bu üç temel özelliği bir arada sunan yeni bir çerçeveye ulaştığını iddia ediyor.
Buterin, Ethereum’un gelecek yol haritasına da değindi. 2026 yılı itibariyle gas limiti artırılarak bazı kullanıcıların kendi ZK-EVM düğümlerini çalıştırmalarının önü açılacak. 2030 yılına gelindiğinde ise ZK-EVM'in ana blok doğrulama sistemi haline gelmesi ve ağda merkezi olmayan ‘blok inşa süreci’nin de hayata geçmesi bekleniyor. Bu, işlem sırasının tek bir otorite tarafından kontrol edilmemesini sağlayacak.
Ancak topluluk tepkileri karmaşık oldu. Bir kesim, PeerDAS’ın zaten aktif olarak çalıştığını belirterek bu gelişmeyi somut bir ilerleme olarak karşılarken, bazıları ise şüpheyle yaklaştı. Solana(SOL) geliştiricilerinden Mert Mumtaz, üçlü açmazın artık geçerli bir kavram olmadığını ve böyle bir sorunun gerçekten var olup olmadığının tartışmalı olduğunu ifade etti.
Öte yandan Vitalik Buterin’in bu mesajı yalnızca teknik bir gelişmeden ibaret değil. Yeni yıl mesajında da vurguladığı gibi, teknolojinin ilerlemesinin yeterli olmadığını dile getirmişti. Ona göre Ethereum, temel değerlerinden biri olan *merkeziyetsizlik* ilkesini kaybederse, en yeni yükseltmeler bile platformun doğasını koruyamayabilir.
Bu kaygılar, 2025’te Ethereum için önemli yükseltmeler olarak planlanan Pectra ve Fusaka güncellemeleriyle gündeme geldi. Bu süreçte teknik ilerlemeler sağlansa da, Layer 2 çözümlerine artan bağımlılık ve staking işlemlerindeki yoğunlaşma, *merkeziyetçilik* eleştirilerini güçlendirdi. Buna rağmen Ethereum’un kullanım oranı ve kurumsal talebi artış gösterdi. Fakat bu gelişmeler Ethereum(ETH) fiyatına doğrudan yansımadı.
Piyasa analistlerine göre, Buterin’in bu açıklamaları kısa vadeli fiyat beklentilerinden çok, Ethereum’un uzun vadeli yapısal gücüne dikkat çekiyor. Web3 altyapı uzmanı Daniel Tschinkel, kullanıcıların nihayetinde ‘istikrarlı’ ve ‘tahmin edilebilir’ sistemlere güven duyduğunu ifade etti.
Yorum: Ethereum’un üçlü açmazı çözme yönündeki bu iddiası, sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda liderlik vizyonu açısından da önemli bir hamle. Ancak, merkeziyetsizlik ilkesine ne kadar sadık kalınacağı, bu teknolojik gelişmelerin etkisini belirleyecek en önemli unsur olacak.
Yorum 0