ABD merkezli kripto şirketi World Liberty Financial, dolar ile birebir oranda sabitlenen ‘USD1’ adlı stabil kripto parasını kamu ödeme alt yapısı haline getirmek amacıyla kritik bir hamle yaptı. 24’ünde (yerel saatle), şirketin alt kuruluşu World Liberty Trust aracılığıyla ABD Para Denetleme Ofisi’ne (OCC) ‘ulusal tröst bankası’ lisansı için başvuruda bulunuldu. Bu hamleyle USD1’in düzenlenmiş finansal çatı altında ihraç ve saklanması hedefleniyor.
World Liberty geçtiğimiz yıl piyasaya sürdüğü USD1 adlı stabil kripto parasıyla, özellikle kurumsal kullanıcıların dikkatini çekmeyi başarmıştı. Şu anda USD1’in piyasa değeri yaklaşık 34 milyar dolar seviyesinde. Öne çıkan gelişmelerden biri de, üçüncü bir yatırımcının bu kripto parayı kullanarak yaklaşık 20 milyar dolar değerinde Binance hissesi satın almış olması. Bu işlem, kurumsal düzeyde USD1’e olan güvenin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Şu anda USD1’in rezerv varlıkları kripto saklama şirketi BitGo tarafından tutuluyor. Yatırımcılara göre bu model, geleneksel muhasebe standartlarına uygunluk ve ‘düzenleme dostu’ yapısıyla öne çıkıyor. Şirketin, varlık güvencesi ve denetim kapasitesiyle stabil kripto paraların finansal sisteme entegrasyonunda rol üstlenmek istediği açıkça görülüyor.
World Liberty Financial’ın bu lisans başvurusu, Başkan Trump döneminde Washington’da şekillenen ‘kripto dostu’ politik iklimin etkilerini yansıtıyor. Özellikle BitGo, Fidelity Digital Assets, Circle, Ripple ve Paxos gibi dijital varlık şirketlerinin daha önce OCC’den tröst bankası lisansı almış olması da sektördeki bu yeni dönemi doğruluyor. Yorum: Tröst bankası yapısı, stabil kripto para ihraççılarına klasik bankacılık hizmeti sunma zorunluluğu olmadan önemli altyapı imkânları sağlıyor.
World Liberty bu tröst bankasını özellikle kurumsal oyuncular odaklı bir altyapı olarak konumlandırıyor. Hedefte borsalar, piyasa yapıcılar ve kurumsal yatırımcılar var. Ayrıca Trump’ın 2025 Temmuz’unda imzaladığı ve stabil kripto paralar için federal ölçekli bir düzenleme çerçevesi belirleyen ‘GENIUS Yasası’na tam uyum taahhüdü, şirketin yasal sürdürülebilirliğini artırıyor. GENIUS Yasası; ihraç, varlık yönetimi, kara para aklamayla mücadele (AML) ve yaptırım denetimi gibi konuları kapsıyor.
Ancak Trump ile olan bağlar nedeniyle eleştiriler de yok değil. Bazı yorumcular, Trump’a yakın bir şirketin çıkardığı stabil kripto paranın kamu ödeme altyapısına dahil edilmesini ‘çıkar çatışması’ riski olarak görüyor. Buna karşı World Liberty, Trump ailesinin sadece ‘oy hakkı olmayan’ hisselere sahip olduğunu ve yönetime müdahil olmadığını açıkladı. Ayrıca, yapısal olarak kurumun siyasi etkilere kapalı olacak şekilde bağımsız tasarlandığını vurguladı.
Tüm bu gelişmeler, stabil kripto paraların ‘dijital dolar’ rolüne doğru evrilmesi sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Artık sadece çevrim içi işlemler için değil, doğrudan kamu ödeme altyapısıyla entegre olabilecek birer finansal araç haline gelmeye başladılar. USD1’in bu lisans başvurusu ise hem sektörün kurumsallaşması hem de stabil kripto paraların gelecekteki yasal konumlanması açısından kritik bir örnek teşkil edebilir. Yorum: Politik baskılardan sıyrılıp güvenilir bir ödeme aracı olabilmesi, bu bankacılık izninin alınmasına bağlı.
Yorum 0