“Trump’ın baskısı dünya ekonomisini sarsabilir” uyarısı: Merkez bankaları Powell’a destek verdi
12’sinde (yerel saatle), dünyanın önde gelen 11 merkez bankası başkanı, ABD Merkez Bankası(Fed) Başkanı Jerome Powell’a yönelik olası cezai soruşturmaya karşı ortak bir açıklama yayımlayarak destek verdi. Bu açıklama, Donald Trump’ın Fed’e yönelik baskıyı artırdığı bir döneme denk geldi. Liderler, Fed’in bağımsızlığının global ekonomik istikrar için ‘olmazsa olmaz’ olduğunu vurguladı.
Ortak metne imza atanlar arasında Avrupa Merkez Bankası(ECB), İngiltere Merkez Bankası(BOE), Kanada Merkez Bankası(BOC), Kore Merkez Bankası ve İsviçre Ulusal Bankası(SNB) gibi kurullar bulunuyor. Liderler, “Fiyat istikrarı, finansal dayanıklılık ve kamu güveni ancak merkez bankası bağımsızlığı temelinde mümkün olabilir. Powell ile tam dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullandı. Ayrıca Powell, açıklamada “görevine odaklanmış saygın bir meslektaş” olarak tanımlandı.
Bu açıklama, Powell’ın nadiren yaptığı ve dikkat çeken bir kamu açıklamasının hemen sonrasında yayımlandı. Powell, aynı gün bir televizyon konuşmasında, ABD Adalet Bakanlığı’nın Fed hakkında büyük jüri celbi gönderdiğini ve bunun bir ‘cezai kovuşturma tehdidi’ oluşturduğunu duyurdu.
Powell’a göre, Adalet Bakanlığı’nın soruşturması, 2025 Haziran’ında Senato Bankacılık Komisyonu’ndaki ifade sonrası hız kazandı. İfade, Fed’in Washington’daki merkez binasının yenilenmesiyle ilgili yaklaşık 2,5 milyar dolarlık harcamanın, başlangıç bütçesine göre yaklaşık 700 milyon dolar fazla çıkmasına dairdi.
Trump’ın baskısıyla mı soruşturma başlatıldı? Powell’dan sert çıkış
Powell, söz konusu sürecin ‘Trump yönetiminin faiz indirme taleplerini karşılamamasına duyulan öfkenin sonucu’ olduğunu belirtti. Powell, “Fed, başkanın hoşuna giden değil; kamu yararına olduğunu düşündüğü para politikasını uygular” dedi. Ayrıca “cezai soruşturma tehdidi gibi siyasi baskılar, veriye dayalı değil korkuya dayalı kararların önünü açabilir” uyarısında bulundu.
Trump ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, celp kararından haberdar olmadığını ve soruşturmayla faiz politikası arasında bağ kurulamayacağını savundu. “Powell ne Fed’i yönetebiliyor ne de inşaatı denetleyebiliyor. Ama hiçbir zaman Adalet Bakanlığı’nı Fed’e baskı için kullanmadım,” ifadelerini kullandı. Beyaz Saray da Adalet Bakanlığı’nın soruşturmasının ‘bağımsız’ olduğu yönünde görüş bildirdi.
Siyasi gerilim büyüyor, Powell sonrası döneme dair spekülasyonlar artıyor
Soruşturma siyasette bölünmüş tepkilere neden oldu. Cumhuriyetçilere mensup Senatör Thom Tillis, “Soruşturma sona ermeden, Fed üyelikleri için onay sürecini askıya alacağım,” dedi. Buna karşılık Demokrat Senatör Elizabeth Warren ise “Trump, yargı gücünü Fed’i ele geçirmek için kullanıyor. Bu, ekonomi sistemine yapılmış açık bir saldırı” yorumunda bulundu.
Finans piyasaları gelişmeleri temkinli bir şekilde karşıladı. Dolar hafif zayıflarken, ABD hisse vadelileri geriledi ve tahvil fiyatları yükseldi. Bu eğilimler, Fed’in siyasi baskılar karşısında tarafsızlığını koruyamama ihtimalinin fiyatlandığı yönünde ‘yorum’landı.
Öte yandan, Powell’ın Fed başkanlığı görevi 15 Mayıs 2025’te sona eriyor. Yönetim kurulu üyeliği ise 2028 Ocak’a kadar sürecek. Trump’ın yeniden başkan seçilmesi halinde Powell’ı tekrar aday göstermeyeceği daha önce duyurulmuştu. Başkanlık için adı geçen güçlü aday ise Ulusal Ekonomi Konseyi(NEC) Başkanı Kevin Hassett. Kripto paralara olumlu yaklaşımıyla tanınan Hassett’in göreve gelmesi halinde, Fed’in dijital varlıklara yaklaşımında değişiklik ‘olabilir’.
Yaşananlar, Trump döneminde bağımsız kurumlarla yaşanan çatışmaların yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor. Politico’nun aktardığına göre, Trump’ın ‘siyasi rakiplerini soruşturma’ eğilimi geçmişte de bağımsız kurumların inandırıcılığını zedelemişti. Bu da, Powell’a yönelik olası bir iddianamenin meşruluğu üzerinde şüpheler yaratabilir.
Yorum 0