Ripple, küresel bankalarla rekabet için atağa geçti: Finansal altyapı devi olma yolunda
Ripple(XRP), sadece bir ödeme çözümünden çok daha fazlası olma hedefiyle büyük bir dönüşüme giriyor. Şirket, son aylarda yaptığı bir dizi stratejik satın alma ile likidite yönetimi, ödeme sistemleri, saklama hizmetleri ve kurumsal finans alanlarına hızlı bir şekilde adım attı. Bu hamlelerle birlikte Ripple'ın artık geleneksel banka altyapılarıyla doğrudan rekabet edecek konuma geldiği yorumları yapılıyor.
Bugüne kadar Ripple, varlıklar arası ödemelerde köprü token olarak anılıyordu. Ancak özellikle 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği satın almalarla bu rolünün ötesine geçmeye başladı. Şirketin sunduğu hizmetler artık bankaların uzun yıllardır sağladığı ‘temel altyapı’ fonksiyonlarıyla çakışıyor. Sektör analistlerine göre Ripple, bankalarla ‘birlikte çalışmak’tan çok onlara ‘rakip olmak’ noktasına gelmiş durumda.
Ripple’dan peş peşe satın alma hamleleri
Ripple, birkaç ay içinde çok sayıda dikkat çekici satın alma gerçekleştirdi. En kritik adımlardan biri, Nisan 2025’te gerçekleşen Hidden Road satın alması oldu. Uluslararası aracı kurum olarak faaliyet gösteren Hidden Road, yıllık birkaç trilyon dolarlık varlık işlem hacmine sahip ve 300'den fazla kurumsal müşteriye hizmet veriyor. Ripple’ın bu satın alma sonrası hayata geçirdiği ‘Ripple Prime’ platformu, çok varlıklı ödeme, prime brokerage ve finansman hizmetleri sunmaya başladı.
Ağustos 2025’te Ripple, stabil kripto para çözümleri sunan Rail isimli şirketi 2 milyar dolara satın alarak kendi stabilize kripto parası RippleUSD(RLUSD) altyapısını geliştirdi. Bunu takiben, Ekim ayında yaklaşık 10 milyar dolar ödeyerek kurumsal finans yönetim platformu GTreasury’i bünyesine kattı. Bu satın alma sayesinde de Sidney merkezli fintech firmaları Solvexia ve Palisade’e ulaşarak mali yazılım altyapısını güçlendirdi.
SWIFT’e alternatif olmaktan öteye, bankaların ‘işini’ hedefliyor
Ripple, geçtiğimiz yıllarda kendini SWIFT’in yerine geçecek bir teknoloji şirketi olarak konumlandırmıştı. Şirketin CEO’su Brad Garlinghouse(Brad Garlinghouse), önümüzdeki beş yıl içinde uluslararası para transfer piyasasında SWIFT’in en az %14’lük pazar payını ele geçirmeyi hedeflediklerini açıklamıştı.
Şirket halihazırda 300’den fazla finans kurumu ile iş birliği içinde çalışıyor. Geliştirdiği RippleNet ödeme ağı, blockchain teknolojisi sayesinde transfer süresini kısaltırken likidite ihtiyacını da azaltıyor. XRP kullanan kurumlar, fonları önceden teminat olarak yatırmak zorunda kalmadığından, işlem verimliliği önemli ölçüde artıyor.
Kripto analisti Vincent Van Code’un görüşüne göre, “Ripple artık yalnızca ödeme değil, trilyonlarca dolarlık hacme ulaşan finans yönetimi ve saklama hizmetleri gibi bankaların ana gelir kaynaklarına da doğrudan giriş yapıyor.” Ayrıca Ripple’ın geçmişte yaşadığı yasal ve yapısal engelleri büyük ölçüde aştığını belirten Van Code, şirketin artık küresel finans sahnesinde ‘egemen’ oyuncu olmaya oynadığını ifade etti.
Bankacılık sektörünün zayıf karnı: Eskimiş sistemler
Klasik bankalar ise onlarca yıl öncesine dayanan altyapılara güvenmek zorunda kaldığı için ciddi bir risk altında. Bu bankaların modern rekabet için yalnızca sistemlerini yenilemek adına 30 ila 40 milyar doları gözden çıkarmaları gerekiyor. Bu maliyet, pek çok kurumun dönüşümünü geciktiriyor.
Özetle, Ripple artık sadece bankaların yanında yer alan bir teknoloji sağlayıcısı değil. Ödeme, varlık yönetimi ve saklama gibi hizmetleri tek çatı altında sunarak ‘tam teşekküllü finansal altyapı alternatifi’ kimliğine bürünmüş durumda. Eğer bu genişleme stratejisi bu hızla sürerse, yakın gelecekte küresel bankacılık dengelerinde büyük bir değişim yaşanması kaçınılmaz görünüyor.
Yorum 0