Beyaz Saray, Amerika’yı 'dünyanın kripto para başkenti' yapma yolunda önemli bir adım attığını savunarak bu başarıyı Trump'a atfediyor. Ancak geliştiriciler, süregelen yasal baskılar ve belirsiz düzenleme ortamı nedeniyle bu açıklamalara temkinli yaklaşıyor. GENIUS Act olarak adlandırılan yeni yasa tasarısı bu girişimin temelini oluştururken, uzmanlar düzenleyici çerçevenin hâlâ sorunlu olduğuna dikkat çekiyor.
GENIUS Act adlı “ABD Stabil Kripto Para İnovasyon Yasası” hükümet tarafından Amerika’nın küresel liderliğini pekiştirecek bir reform olarak lanse ediliyor. Beyaz Saray, X’te (eski adıyla Twitter) yaptığı paylaşımda bu yasayla “Trump’ın verdiği sözlerin tutulduğunu” dile getirdi. Ayrıca, önceki Başkan Joe Biden döneminin ‘kripto baskı kampanyasının’ sona erdiği vurgulandı. Açıklamayı destekleyen bir diğer gelişme ise ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun (CFTC) Perşembe günü düzenleyeceği ortak etkinlik. Bu etkinlikte kurumlar arası düzenleme uyumunun nasıl sağlanacağı ele alınacak.
Fakat geliştiriciler arasında bu iyimserliğe şüpheyle yaklaşanlar var. Tornado Cash'in kurucu ortağı Roman Storm durumu şöyle özetliyor: “Amerika’nın kripto para başkenti olmasını memnuniyetle karşılıyoruz ancak gerçek liderlik, yalnızca yasa çıkarmaktan değil, açık kaynak kod yazılımcılarını korumaktan geçer.” Storm, kara para aklamaya yardım ettiği gerekçesiyle mahkemeye çıkarılmış durumda ve yakında hüküm giymesi bekleniyor.
Geçtiğimiz yılın Kasım ayında da benzer bir örnek yaşanmıştı. Samourai Wallet kurucuları Keonne Rodriguez ve William Hill, gözetimsiz bir cüzdan hizmeti sundukları hâlde kara para aklamaya yardım ettikleri gerekçesiyle uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldılar. Sektör temsilcileri bu gelişmeleri, “kod yayınlamak ile mali aracılık yapmak arasındaki sınır bulanıklaşıyor” yorumlarıyla değerlendirdi.
Ortaya çıkan bu kaygılar Kongre’nin gündemine de taşındı. Senatör Cynthia Lummis ve Senatör Ron Wyden tarafından sunulan “Blockchain Düzenleyici Belirginlik Yasası” adıyla bilinen yeni bir yasa tasarısı, kullanıcı fonlarını doğrudan kontrol etmeyen geliştiricilerin ya da altyapı sağlayıcıların federal yasa kapsamında para transfer şirketi olarak sınıflandırılmamasını öngörüyor.
Bitwise araştırma direktörü Max Shannon da Cointelegraph’a verdiği demeçte, Beyaz Saray’dan gelen bu yeni mesajın Biden yönetimi ve özellikle onun dönemindeki SEC Başkanı Gary Gensler ile Senatör Elizabeth Warren gibi isimlerin öncülük ettiği 'Operation Chokepoint' yaklaşımına meydan okuduğunu söylüyor. Ancak hala ‘belirsizlik indirimi’ adı verilen bir kavramsal pazar etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Yani hukuki netlik eksikliği, merkeziyetsiz finans, gizlilik teknolojileri ve getirili stabil kripto paralar gibi alanlarda faaliyet gösterenleri risk altında bırakıyor.
Altyapı odaklı gözetimsiz staking hizmetleri sunan TwinStake’in CEO’su Andrew Gleib de GENIUS Act’i olumlu karşılarken, Tornado Cash vakası gibi örneklerin geliştiricilere negatif bir sinyal verdiğini söylüyor. Ona göre şu anda asıl ihtiyaç duyulan şey, altyapı sağlayıcılar ile finansal aracılar arasındaki sınırı netleştirecek ve bunu yasal metinlerle güvence altına alacak bir ‘güvenli liman’ düzenlemesi. Gleib, bu tanımlar yeni yasayla kesinleşmediği takdirde, Amerika’nın kripto para sektöründeki yasal çerçevesinin öngörülemez olmaya devam edeceğini ve bunun geliştirici göçüne yol açacağını vurguluyor.
Bu arada, ‘Dijital Varlıklar Piyasası Açıklık Yasası(CLARITY Act)’ Perşembe günü Senato Tarım Komitesi'nde görüşülecekti ancak hava koşulları sebebiyle oturum ertelendi.
Uzmanlara göre, Amerika’nın teknolojik gerçeklikler ile düzenleyici çerçeveler arasındaki açığı kapatması şart. 2026 yılı, bu konuda bir dönüm noktası olabilir. Ancak Trump yönetiminin başarıyla övünmesinden önce tamamlaması gereken pek çok eksik başlık olduğu ortada. Yasal boşluklar sürdükçe, inovasyonun yurt dışına kayması ve sektörün duraklaması gibi riskler de gündemde kalmaya devam edecek.
Yorum 0