Ethereum, ‘Fusaka’ Güncellemesi Sonrasında Veri Yoğunluğuyla Zorlanıyor: Ağ İstikrarı Endişe Yaratıyor
Ethereum(ETH), 12 Aralık’ta uygulanan ‘Fusaka’ güncellemesinin ardından veri tüketiminin aşırı artmasıyla birlikte ağ verimliliği konusunda zorluklar yaşamaya başladı. Güncellemeyle birlikte veri kabul kapasitesi artırılmış olsa da, belirli bir eşiği aşan veri miktarını içeren blokların ağ tarafından sıklıkla işlenemediği görülüyor. Bu durum, Ethereum'un Layer 2 genişleme taleplerini tek başına karşılamakta zorlandığı yönünde eleştirilere yol açtı.
Blokzinciri araştırma şirketi MigaLabs’in analizine göre (24’ünde), Ekim ayından bu yana kazılan 750.000’den fazla slot üzerinden yapılan incelemede, bir blokta yer alan veri bileşeni ‘blob’ sayısı 16’yı aştığında ağda blok kaybı oranının çarpıcı şekilde arttığı tespit edildi. Temel olarak ‘blob’lar; Optimism(OP), Arbitrum(ARB) ve Base(Base) gibi Layer 2 rollup ağlarının Ethereum ana zincirine işlem verisi yüklerken kullandıkları geçici veri yapılarını ifade ediyor.
Fusaka güncellemesinin amacı, bu veri bileşenlerinin (blob’ların) kapasitesini artırarak rollup tabanlı ücretleri düşürmek ve genel ağ ölçeklenebilirliğini geliştirmekti. Ancak ortaya çıkan sonuçlar, yüksek blob sayısına sahip bloklarda ağ bağlantısının daha sık kopması gibi ‘olumsuz etkiler’ olduğunu gösterdi.
16 Blob’u Aşan Bloklarda Blok Kaybı 3 Katına Çıkabiliyor
Analize göre, blob sayısı 15 veya daha az olan blokların kayıp oranı yaklaşık %0,5 seviyesindeyken, 16’yı geçtikten sonra bu oran ortalama %0,77’ye, bazı durumlarda ise %1,79’a kadar yükseldi. En uç örnek olan 21 blob içeren bloklarda ise, blok kaybı riski normal bloklara kıyasla üç kat daha fazlaydı. Yani, blob sayısı arttıkça veri işleme gecikmesi riski de aynı oranda ‘yükseliyor’.
İlginç bir şekilde, hedef blob sayısı yakın zamanda 14’e çıkarılmış olmasına rağmen, işlenen bloklar içindeki ortalama blob sayısı düşüş gösterdi. MigaLabs bu durumu, “Ethereum ağı henüz artırılmış veri hacmini tam anlamıyla sindiremiyor. 16’dan fazla blob’a sahip blok sayısı hâlâ yalnızca birkaç yüz adetle sınırlı” sözleriyle açıkladı. Bu da işlem hacminde hedeflenene kıyasla önemli bir ‘gerçeklik farkı’nın oluşmasına neden oluyor.
Yükselen Veri Talebi Ağ Güvenliğini Tehlikeye Atabilir
MigaLabs raporunda Layer 2 çözümlerinin veri güvenliği ve kullanılabilirliği amacıyla Ethereum'a güçlü biçimde bağımlı olduğuna dikkat çekerek, blob sayısının 16’yı aşmasının sıradan hale gelmesi durumunda ana ağın ‘genel istikrarı’ açısından ciddi tehditler oluşabileceğini belirtti. Özellikle blob gecikmesi veya eksikliği, tüm Layer 2 ekosistemini olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle araştırmacılar, mevcut bulgular ışığında blob kapasitesinde daha fazla artış yapılmadan önce dikkatli olunması, hatta genişletme planlarının ‘geçici olarak durdurulması’ gerektiğini öneriyor. “Yüksek blob sayılarına sahip bloklardan elde edilen örnek sayısı sınırlı olsa da, mevcut eğilimler oldukça ‘tutarlı’ bir tablo çiziyor” değerlendirmesini yapan ekip, blob temelli blok kayıplarının baz seviyeyle tekrar uyum yakalayana kadar izleme sürecine geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Öte yandan Ethereum Vakfı, ağ güvenliğini artırmak için kuantum sonrası (post-quantum) güvenlik teknolojilerini stratejik öncelik olarak belirledi. Bu kapsamda 2 milyon dolardan (yaklaşık 28,8 milyon TL) fazla bütçeyle özel bir araştırma grubu oluşturuldu. Projeyi Ethereum araştırmacısı Justin Drake yürütürken, uygulama sürecinde Thomas Coratger ile Emile görev alıyor.
Yorum 0