ABD merkezli kripto para borsası Coinbase’e karşı açılan ‘içeriden bilgi ticareti’ davasında mahkeme, şirketin talebine rağmen davanın düşürülmesi için yeterli neden görmedi. Delaware Şans Mahkemesi, şirketin kendi iç soruşturmasına dayanarak ‘temize çıktığını’ ileri sürmesine rağmen, yönetim kurulu içindeki çıkar çatışması şüphelerinin giderilemediğine dikkat çekerek davanın esas incelemeye geçmesine hükmetti.
Bu dava, 2023'te bir Coinbase hissedarı tarafından açılan bir temsilci dava olarak başladı. Davanın odağında Coinbase Üst Yöneticisi Brian Armstrong ve yönetim kurulu üyesi Marc Andreessen gibi isimlerin halka arz (IPO) sonrası sahip oldukları hisseleri içeriden bilgi sayesinde satarak hem zarardan kaçtıkları hem de haksız kazanç elde ettikleri iddiası yer alıyor. Dava dosyasına göre bu yöneticiler, Coinbase’in Nisan 2021’deki doğrudan halka arzından hemen sonra toplamda 2,9 milyar dolarlık (yaklaşık 4,2 trilyon TL) hisse satışı yaptı. Armstrong’un yaklaşık 291,8 milyon dolar, Andreessen'in ise kendi girişim sermayesi şirketi Andreessen Horowitz aracılığıyla yaklaşık 118,7 milyon dolar değerinde hisse sattığı belirtiliyor.
Davada öne çıkan bir diğer konu ise Coinbase’in tercih ettiği halka arz yöntemi oldu. Geleneksel IPO yönteminden farklı olarak doğrudan halka arzda (direct listing) yeni hisse ihraç edilmeden mevcut hisseler işleme açılıyor ve herhangi bir ‘kilitlenme süresi’ olmadığı için yöneticiler hisselerini hemen satabiliyor. Davacılar, şirketin paylarının halka arz sırasında ‘fazla değer biçildiğini’ yöneticilerin bildiğini ve bu bilgiyi kullanarak piyasaya zarar verdiklerini savunuyor.
Coinbase ise iddiaları reddederek yaklaşık on ay süren ve özel dava komitesince yürütülen bir bağımsız iç soruşturma başlattığını aktardı. Soruşturmaya göre yapılan hisse satışları sınırlı kapsamlıydı ve piyasa fiyatlarının Bitcoin(BTC) gibi kripto paralardaki hareketlere bağlı olarak şekillendiği ifade edildi. Bu gerekçelerle şirket davanın düşmesini talep etti. Ancak Yargıç Kathaleen McCormick, özel komitenin bağımsızlığına yönelik şüphelere işaret ederek bu talebi reddetti. Özellikle, komite üyelerinden birinin Andreessen ile geçmişte iş ilişkisi olması, mahkeme açısından bağımsızlık konusunda soru işaretleri yarattı. McCormick, komitenin “kötü niyetli” davranmadığını belirtse de bağımsızlık eleştirilerinin haklı gerekçelere dayandığını vurguladı.
Mahkemeden çıkan bu karar, davanın detaylı inceleneceği esas duruşma aşamasına geçilmesine neden oldu. Coinbase ise Bloomberg’e verdiği demeçte karardan memnun olmadığını açıklarken, “asılsız iddialarla sonuna kadar mücadele edeceğiz” ifadesini kullandı.
Bu gelişmeye paralel olarak şirket hakkında başka bir içeriden bilgi sızdırma iddiası daha gündeme geldi. Kripto para veri analistlerine göre bazı yatırımcılar, Coinbase’in yeni kripto para listelemeleri açıklanmadan önce bilgiye erişerek söz konusu varlıkları önceden satın aldı. Bu trendin, blokzincir verileri ve teknik göstergelerin analiz edilerek oluşturulduğu düşünülüyor.
Coinbase, bu tür bilgilerin önceden sızdırılmasını engellemek adına token listeleme sürecini önümüzdeki çeyreklerde gözden geçireceğini ve yeni prosedürlerle piyasadaki bilgi eşitsizliğini azaltmayı hedeflediğini duyurdu.
Açılan dava ve devam eden soruşturmalara bakıldığında, Coinbase’in iç yönetim yapısı ve bilgi güvenliği konularında daha sıkı denetime tabi tutulacağı öngörülüyor. Halka arz süreçlerinin şeffaflığı ve risk yönetiminin yatırımcı güveni üzerinde doğrudan etkili olduğu kripto sektöründe, bu davanın sonuçları daha geniş kesinlikler taşımaya aday olarak değerlendiriliyor.
Yorum 0