Coinbase ile Wall Street arasında ‘tokenlaştırılmış menkul kıymetler’in nasıl düzenleneceği konusunda yaşanan anlaşmazlık, ABD Senatosu’nda görüşülmekte olan kapsamlı kripto para yasasının akıbetini tehlikeye attı. Özellikle tokenlaştırılmış varlıkların hangi yasal zeminde değerlendirileceğine dair yaklaşım farkı, geleneksel finans ile kripto sektörü arasındaki temel çatışmaları yeniden gün yüzüne çıkardı.
Senato Bankacılık Komitesi tarafından kısa süre önce açıklanan dijital varlık yasa taslağında, ‘blokzincir temelli olsa bile’ tüm tokenlaştırılmış varlıkların klasik menkul kıymetlerle aynı yasal düzenlemelere tabi olması gerektiği belirtildi. Taslak, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na(SEC), tokenlaştırılmış hisse senedi ve tahviller üzerinde mevcut menkul kıymet yasaları çerçevesinde denetim yetkisi tanıyor. Bu maddenin, ağırlığını Demokrat Partili senatörlerin koyduğu bir ek olduğu açıklandı.
Coinbase Üst Yöneticisi Brian Armstrong, bu düzenlemenin ‘tokenlaştırılmış varlıklar üzerinde fiili bir yasak’ anlamına geldiğini savunarak, şirketin yasaya desteğini çektiğini duyurdu. Armstrong, taslağın merkezsiz finans(DeFi), gizlilik teknolojileri ve Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun(CFTC) rolünü zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
Wall Street cephesinden ise net bir mesaj geldi: ‘aynı faaliyet, aynı düzenleme’. Citadel Securities gibi büyük finans kuruluşları, faaliyetlerin blokzincir üzerinde gerçekleşmesinin özel muameleyi haklı göstermediğini savundu. Amerikan Menkul Kıymet Endüstrisi ve Finansal Piyasalar Derneği(SIFMA) Başkanı Ken Bentsen, “Menkul kıymet aracılığı yapan herkes aynı kurallara tabi olmalı” dedi.
Coinbase’in politikadan sorumlu yöneticisi Faryar Shirzad ise bunun gerçekle bağdaşmadığını vurguladı. Shirzad, tartışmalı düzenlemenin SEC’e esnek uygulama imkânı tanımadığını ve bunun bilinçli bir siyasi hamle olabileceğini ima etti. Ona göre, bu madde SEC içindeki bazı üyelerin kripto politikalarını engellemeye yönelik tasarlandı.
Eski SEC yetkilisi ve şimdilerde Pennsylvania Üniversitesi’nde görev yapan Malón Paz ise farklı bir bakış açısı sundu. Ona göre önerilen madde “düzenleyici yetkiyle ilgili belirsizlikleri gideriyor” ve tokenlaştırılmış olmanın tek başına bir menkul kıymeti ‘başka bir şey yapmadığını’ netleştiriyor. Paz, bunun daha fazla ‘pazar netliği’ sağlayacağını savunuyor.
Aynı görüş, Securitize CEO’su Carlos Domingo ve Andreessen Horowitz’in politika direktörü Miles Jennings gibi teknoloji yatırımcıları tarafından da paylaşıldı. Her iki isim de yasanın sadece mevcut menkul kıymet kanunlarının geçerlilik alanını berraklaştırdığını, ek engel yaratmadığını belirtti.
SEC de 24’ünde yaptığı açıklamada duruşunu yineledi. Kurum, “Tokenlaştırılmış menkul kıymetler hâlâ federal menkul kıymet yasalarına tabidir” diyerek, blokzincire kaydedilmenin bildirim, satış ve mülkiyet yükümlülüklerinden muafiyet sağlamayacağını vurguladı.
Yasa tasarısının geleceğini etkileyen bir diğer başlık ise Beyaz Saray’ın doğrudan müdahil olduğu istikrar kripto paraları(stablecoin) ile ilgili ödüllendirme mekanizmasının nasıl şekilleneceği konusu oldu. Komite içinde bu konuda uzlaşı sağlanamayınca, 2 Şubat’ta yapılması beklenen özel bir görüşmeye Coinbase, önde gelen bankalar ve kripto lobi grupları davet edildi.
Bu arada, Cumhuriyetçi senatör Roger Marshall’ın kredi kartı ücretlerinin rekabetçi hale getirilmesine yönelik bir maddenin taslaktan çıkarılmasını sağlaması politik dengeleri bir miktar rahatlatsa da, tasarının önünde hâlâ birçok engel bulunuyor. Özellikle federal bütçe krizine dair belirsizlik, yasama takviminde gecikmelere neden olabilir.
ABD Kongresi, şu anda 1 trilyon 300 milyar dolarlık (yaklaşık 1.864 trilyon TL) bütçe tasarısını geçirmekte zorlanıyor. 30 Ocak’a kadar anlaşma sağlanamazsa Ulusal Güvenlik Bakanlığı dahil birçok federal kurumun faaliyetleri durabilir ve on binlerce çalışan ücret alamayabilir.
Bu tür siyasi türbülansların ortasında konuşan Beyaz Saray Kripto Politikaları Başkanı Patrick McHenry, “CLARITY yasası mükemmel değil ama şimdi adım atmazsak, daha sonra yaşanacak krizde çok daha sert düzenlemelerle karşılaşabiliriz” şeklinde uyardı. Ona göre, “Şimdi bu paketi rafa kaldırmak, 2029’a kadar hiçbir ilerleme olmaması anlamına gelebilir.”
İsmini vermek istemeyen bir kripto lobi uzmanı ise, “Kongre bu yasa teklifini sadece mürekkep tüketmek için hazırlamamıştır. Bunun arkasında derin bir güvensizlik ve politika kavgası var” diyerek, konunun yapılandırılmış bir çatışma sürecine dönüştüğünü ima etti.
Sonuç olarak bu tartışma, sadece taslağın içeriğiyle ilgili değil, aynı zamanda ABD’nin finansal geleceğinde blokzincir teknolojilerine nasıl yer vereceği ve kapsamlı regülasyonlara nasıl yaklaşacağı sorusuyla ilgili daha geniş bir güç mücadelesi niteliği taşıyor. Piyasa oyuncuları ise bu çelişkili yaklaşımların, ‘düzenleyici belirsizliğin’ uzun süre sürmesine neden olabileceği konusunda endişeli.
Yorum 0