Eski Los Angeles Polis Departmanı(LAPD) mensubu bir polis memuru, 10’lu yaşlardaki bir genci kaçırıp yaklaşık 35 bin dolar (yaklaşık 5억 1,769만 원) değerinde kripto para varlığını zorla aldığı suçlamasıyla jüri tarafından suçlu bulundu. Kripto para sahiplerini hedef alarak tehdit ve fiziksel şiddetle varlıkların ele geçirilmesi anlamına gelen ‘렌치 공격(wrench attack)’ yönteminin, dijital dünyadan gerçek hayattaki organize suçlara doğru yayılmakta olduğuna dair çarpıcı bir örnek olarak öne çıkıyor.
Los Angeles Times’in haberine göre, Los Angeles County Yüksek Mahkemesi jürisi, iki hafta süren yargılamanın ardından 3’ünde (yerel saatle) Eric Halem(Eric Halem) hakkında kaçırma ve soygun suçlarından suçlu kararı verdi. Olayın, 2024 yılında bir konuta zorla girilerek işlendiği, mağdurun ise o sırada 17 yaşında olduğu ve hatırı sayılır miktarda kripto para varlığı bulunduğu belirtildi.
Savcılığın açıkladığı iddianameye göre Halem’in de aralarında bulunduğu dört erkek, ‘arama emriyle gelen polis memurları’ gibi davranarak, mağdur gencin kiraladığı daireye girdi. Mağdur “Daniel” ise mahkemede verdiği ifadede, saldırganların kendisini öldürmekle tehdit ettiğini ve sonunda Bitcoin(BTC) içeren sabit diski (*hard drive*) vermek zorunda kaldığını anlattı.
Duruşma sırasında ortaya konan beyanlara göre saldırganlar, üzerinde polis olduklarını düşündürecek işaretler bulunduğu iddia edilen yelekler giydi. Çete üyelerinden birinin, daireyi kiralarken öğrendiği giriş kodunu kullanarak içeri girdikleri bildirildi. Mağdurun kız arkadaşı LAPD tipi kelepçelerle bağlandı; 17 yaşındaki genç de kelepçelenerek etkisiz hale getirildi ve sabit diski teslim etmezse vurulmakla tehdit edildiği öne sürüldü.
Halem’in LAPD’de 13 yıl çalıştığı, 2022’de teşkilattan ayrıldığı ancak olay tarihinde hâlâ ‘yedek (reserve) polis memuru’ statüsünde görev aldığı kaydedildi. Ayrıca lüks araç kiralama şirketi ve oyuncuların uzaktan seçmelere katılabileceği bir uygulama gibi çeşitli yan işler de yürüttüğü belirtildi.
Bu olay, dünya genelinde giderek yaygınlaşan ‘렌치 공격’ dalgasıyla da bağlantılı görülüyor. Bu tür saldırılarda, siber saldırı veya sistem hack’lemek yerine, doğrudan fiziksel şiddet ve tehdit kullanılarak kripto para sahiplerinden varlıkları zorla alınıyor. Kripto güvenlik şirketi 서틱(CertiK), geçen ay yayımladığı raporda, 2025 yılında dünya çapında bu tipten 72 vaka tespit ettiklerini, bunun 2024’e göre yüzde 75 artış anlamına geldiğini açıkladı. Piyasa olgunlaştıkça bireylerin elinde biriken varlıkların büyümesi ve kullanıcıların özel anahtarları (örneğin ‘seed’ ifadeleri ya da donanım cüzdanları) bizzat saklaması, bu kişileri suç örgütleri için daha cazip birer hedef haline getiriyor.
Halem’in avukatı Megan Maitia(Megan Maitia), kapanış konuşmasında soruşturmayı yürüten makamların mağdurun beyanlarını yeterince çapraz sorguya tabi tutmadığını savundu. Özellikle mağdurun, sahip olduğu kripto paraların ‘dolandırıcılık(fraud)’ ile elde edilmiş olabileceğine dair imada bulunduğunu hatırlatıp, polisin yalnızca mağdurun Bitcoin çalındığı iddiasını esas alarak olayı değerlendirdiğini ileri sürdü. Halem’in kendisi ise duruşma boyunca tanık kürsüsüne çıkmadı ve ifade vermedi.
Halem hakkında verilecek nihai ceza 31 Mart’ta (yerel saatle) açıklanacak. Birlikte suçlanan diğer sanıklar ise henüz yargı önüne çıkarılmış değil. Ortaklardan birinin İsrail merkezli organize suç yapılarıyla bağlantılı olduğuna dair iddialar gündeme geldi; buna karşın sanıkların tüm suçlamaları reddettiği bildirildi.
Yorum 0