스테이블coin ‘faiz (yield)’ ödemesine izin verilip verilmeyeceği konusunda süren çekişme, ABD kripto para *piyasa yapısı yasası* tartışmalarını sarsıyor. Bankalar, mevduat çıkışı riskini gerekçe göstererek karşı çıkarken, kripto sektörü ‘rekabetin artması’ ve ‘tüketici seçme hakkı’ argümanlarını öne çıkarıyor. Ancak Washington’daki siyasi dengeler nedeniyle ‘banka lobisi’nin önde olduğu yorumları güçleniyor. Bu yüzden sektörde, ‘düzenleyici netlik’ sağlanabilmesi için kripto tarafının belli konularda ‘uzlaşmaya’ gitmesi gerektiği yönündeki çağrılar artıyor.
CoinDesk’e göre politika ve finans uzmanı Ricardo Edelman(Ricardo Edelman), “Markets Outlook” programında yaptığı değerlendirmede, “Stablecoin’lerin getiri sağlayıp sağlayamayacağına ilişkin çekişme, piyasa yapısı yasası sürecinin ilerleyişini tehdit ediyor” dedi. Tartışmanın odağında, stablecoin ihraççılarının kullanıcılarına tıpkı banka mevduat faizi gibi ‘getiri’ sunan bir iş modeline izin verilip verilmeyeceği bulunuyor.
Banka lobileri, stablecoin’lere faiz izni çıkması halinde geleneksel bankalardaki mevduatların kripto tarafa kayarak bankaların ‘fonlama tabanını’ zayıflatacağını savunuyor. Buna karşılık Edelman, bankaların bu maddeye asıl karşı çıkma nedeninin “stablecoin’lerin banka iş modeline doğrudan rekabet tehdidi oluşturması” olduğunu düşünüyor. Ona göre salt ekonomik mantık açısından bakıldığında kripto tarafının argümanları daha güçlü; ancak Washington’da banka lobisinin gücü nedeniyle “tartışmanın kazananının büyük olasılıkla bankalar” olacağını öngörüyor.
Bu tartışma, Washington’da üzerinde çalışılan kapsamlı kripto *piyasa yapısı yasası* olan “Clarity Act (Klarlık Yasası)” müzakerelerinde başlıca ‘tıkanma’ başlıklarından biri hâline gelmiş durumda. Söz konusu piyasa yapısı yasası, kripto şirketleri ve yatırımcıların uzun süredir talep ettiği düzenleyici çerçeveyi netleştirmeyi; hangi varlığın ‘menkul kıymet’, hangisinin ‘emtia’ sayılacağına, hangi denetim rejiminin uygulanacağına dair daha açık kurallar getirmeyi hedefliyor.
Edelman, sektörün stablecoin faizi tartışmasına fazla odaklanıp asıl hedef olan ‘düzenleyici netliğin’ sağlanmasını tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor. Stablecoin faiz maddesini “uğruna ‘ölünecek tepe’ değil (not a hill to die on)” diye tanımlayan Edelman, bu başlık üzerindeki bilek güreşinin uzamasının tüm piyasa yapısı yasasını geciktirebileceğini, hatta kadük hâle getirebileceğini söylüyor.
Edelman, tahmin piyasalarındaki fiyatlamalara bakıldığında yasanın geçme ihtimalinin görece yüksek yansıtıldığını belirtiyor; ancak net bir takvim hâlâ belirsiz. Özellikle tasarının ara seçimlerden önce Kongre’den geçememesi halinde, siyasi gündemin gerisine düşerek uzun süre sürüncemede kalabileceği riskine dikkat çekiyor.
Edelman, düzenleyici netlik sağlanması halinde kripto para piyasalarının “hızla toparlanabileceği” görüşünde. Aksine, yasa sürecinin çökmesi durumunda yatırımcı hayal kırıklığı ile fiyatlarda sert bir düşüş görülebileceğini, ancak bu düşüşün “keskin ama geçici” olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyor. Uzun vadede yasa çıkmasa bile piyasanın büyümeye devam edebileceğini; fakat geleneksel finans sistemi içindeki benimsenme ve kurumsal ölçekli genişleme hızının belirgin biçimde yavaşlayabileceğini vurguluyor.
Edelman’a göre düzenleyici netliğin sağlandığı senaryoda, ‘riskli varlık iştahı’nın geri dönmesi ve kurumsal sermaye girişleri beklentisi birleşerek fiyatları yukarı çekebilir ve kripto piyasası nispeten hızlı şekilde yeni ‘tüm zamanların en yüksek seviyesi(ATH)’ denemeleri görebilir. Edelman, uzun vadeli projeksiyonunda Bitcoin(BTC) fiyatının önümüzdeki 10 yılın sonunda 500 bin dolar (yaklaşık 732,95 milyon won) seviyesine kadar yükselebileceği tahminini bir kez daha yineledi.
Edelman, son dönemde sık sık gündeme gelen “kuantum bilgisayarlar Bitcoin blokzincirini çökertecek” yönündeki korku söylemlerine de mesafe koyuyor. Bu tür iddiaları “duyduğum en saçma şeylerden biri” olarak nitelendiren Edelman, kuantum hesaplamanın ilerlemesiyle birlikte savunma amaçlı kriptografi teknolojilerinin de paralel şekilde gelişeceğini savunuyor.
Edelman’a göre, son derece gelişmiş kuantum bilgisayarlar bile ortaya çıksa, potansiyel saldırganların ilk hedefi Bitcoin’den çok daha büyük hacimli ya da toplumsal etkisi daha yüksek finansal sistemler ve kritik altyapılar olacaktır. Yani kripto pazarına özgü bir ‘yok oluş’ senaryosu, mevcut teknoloji ve güvenlik geliştirme dinamikleri ışığında abartılı görünüyor.
Buna rağmen Edelman, portföylerin en fazla yüzde 40’ının geniş kripto varlık sepetine ayrılması gerektiği yönündeki önceki görüşünü koruyor ve Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH), Solana(SOL) gibi ‘majör varlıklar’a odaklanan bir yaklaşımın altını çiziyor. Edelman, düzenleyici ortam nasıl şekillenirse şekillensin, piyasa olgunlaştıkça likidite ve ağ etkisi güçlü varlıklara doğru bir ‘yoğunlaşma’ eğiliminin güçleneceğini düşünüyor.
Edelman, piyasa olgunlaştıkça kripto paralar arasında ‘konsolidasyon’ yaşanacağı görüşünde. Uzun vadede yaklaşık 10 kadar büyük kripto paranın sektöre hâkim konuma yükselme ihtimalinin yüksek olduğunu öne sürüyor. Proje enflasyonu döneminin ardından, düzenleyici çerçeve, likidite koşulları ve teknik standartlar oturdukça ekosistemin üst sıralardaki birkaç büyük ağa doğru yeniden düzenlenebileceği yorumunu yapıyor.
Edelman aynı anda, tokenizasyon(tokenization) dalgasının yaratacağı ‘tokenların kitleselleşmesi’ne de dikkat çekiyor. Gayrimenkul, emtia, koleksiyon ürünleri gibi gerçek dünya varlıklarının blokzincir tabanlı tokenlar hâlinde dilimlenerek alınıp satılmasının yaygınlaşmasıyla yüz binlerce yeni token ortaya çıkabileceğini, bunun da yatırımcıların ‘dağıtılmış yatırım’ seçeneklerini ciddi biçimde artıracağını belirtiyor.
Sonuç olarak stablecoin faizi tartışması, tekil bir ürün tasarımı meselesini aşarak, ABD’deki *piyasa yapısı yasası* sürecinin ne ölçüde ‘gerçekçi bir uzlaşıyla’ sonuçlanabileceğini test eden bir turnusol kâğıdına dönüşmüş durumda. Kripto sektörünün talep ettiği ‘düzenleyici netlik’ kapısını aralayabilmesi için, kısa vadeli kazanımlar ya da kayıpların ötesine geçip, yasama sürecinin başarıya ulaşma ihtimalini artıracak bir müzakere stratejisine yönelmesi gerektiği yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor. Yorum: Bu tartışmanın sonucu, yalnızca stablecoin tasarımı açısından değil, ABD kripto piyasasının kurumsal ölçekli büyüme rotası açısından da belirleyici olacak gibi görünüyor.
Yorum 0