Amerikan Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC), ABD’yi ‘kripto başkenti’ yapmak için hazırladığı düzenleyici yol haritasını yeniden devreye alıyor. Kurum, özellikle ‘DeFi’ yani ‘merkeziyetsiz finans’ geliştiricileri, kripto türev ürünleri ve ‘tahmin piyasaları(olay sözleşmeleri)’ etrafındaki belirsizlikleri gidererek, dijital varlık piyasasının geleneksel finans sistemine entegrasyonunu hızlandırmayı hedefliyor.
CFTC üyesi Mike Selig(Mike Selig), bu hafta Florida Boca Raton’da düzenlenen FIA Global Cleared Market Conference’ta yaptığı konuşmada, “Düzenleyici kurumlar arası işbirliği sayesinde ABD, dijital varlık alanındaki liderliğini yeniden kazanıyor” dedi. Selig, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) üyesi Paul Atkins(Paul Atkins) ile birlikte yürüttükleri ‘Project Crypto’ girişimi kapsamında, “’CFTC-SEC kavgası’ dönemini bitirdiklerini” vurguladı.
Selig, CFTC’nin tahmin piyasalarına yönelik bir rehber yayımlayacağını ve kamuoyundan görüş almak için resmi ‘kural yapma(rulemaking)’ sürecini başlatacağını açıkladı. Düzenleyici çerçevede ‘olay sözleşmeleri(event contracts)’ olarak anılan bu tahmin piyasalarının, ABD hukuk sistemi içinde hangi şartlarda listelenip işlem görebileceğinin netleştirilmesi amaçlanıyor. Tahmin piyasaları; seçim sonuçları, ekonomik veriler, çeşitli reel dünyadaki olaylara bağlı sözleşmelerin alınıp satıldığı platform ekosistemi olarak hızla büyüyor. Selig, “Piyasa katılımcıları ‘belirlilik’ hak ediyor” diyerek, CFTC’nin bu alanda daha etkin rol üstleneceğini söyledi. Bazı eyalet yönetimlerinin tahmin piyasaları üzerindeki düzenleme yetkisi için hukuk mücadelesi yürüttüğü ortamda, bu hamle CFTC’nin kendi ‘yetki alanını’ savunma mesajı olarak da yorumlanıyor(yorum).
Selig, geçtiğimiz ay da “CFTC’nin bu piyasanın asıl düzenleyicisi olarak görülmesi gerektiğini” dile getirmişti. Bu haftaki konuşmasında ise “Kurumun sesinin yargı süreçlerine yansımasını sağlamak için dava stratejilerimizi sürekli gözden geçireceğiz” ifadelerini kullandı.
CFTC, kripto sektöründe en tartışmalı başlıklardan olan ‘DeFi yazılım geliştiricisinin CFTC’ye kayıt yükümlülüğü doğurup doğurmadığı’ sorusunu da doğrudan masaya yatırmaya hazırlanıyor. Selig, “Yazılım sağlayıcısının CFTC kayıt şartlarını tetikleyip tetiklemediği uzun süre yanıtsız bırakılmış bir soru olarak kaldı. Bu meseleyi ‘doğrudan’ ele alacağız” dedi. Kurum aynı zamanda, şimdiye kadar düzenlemenin ‘gri bölgesinde’ kalan çeşitli işlem yapılarını da yeniden gözden geçiriyor. Kaldıraçlı(‘leverage’) spot kripto alım satımı ve borsalardaki ‘marjinli spot’ işlemler, bu başlıklara örnek olarak öne çıkıyor. Caroline Pham(Caroline Pham) döneminde, ilk Trump yönetimi döneminde oluşturulan ‘fiili teslim(actual delivery)’ kriterlerine ilişkin eski rehberin geri çekilmesi ve spot piyasa pratiklerine daha uyumlu yeni bir çerçeve hazırlanmasına dönük çalışmalar başlamıştı.
Küresel kripto piyasasının merkez ürünlerinden biri haline gelen ‘süresiz(perpetual) vadeli işlem’ sözleşmelerinin sınıflandırılması da CFTC’nin gündeminde. Vadesiz yapılarıyla öne çıkan bu ürünler, ağırlıklı olarak yurt dışı borsalarda yoğun işlem görürken, ABD içindeki düzenlenmiş piyasalarda statüleri tam anlamıyla netleştirilmiş değil. Piyasada, CFTC’nin önümüzdeki birkaç hafta içinde bu ürünlerin hangi kategoriye gireceğine ve nasıl işlem görebileceğine dair daha belirgin bir yol haritası açıklayacağı beklentisi güçleniyor(yorum).
Selig, dijital varlık ekosisteminde yapay zeka(AI) ve otomatik alım satım sistemlerinin hızla yayıldığını belirterek, ‘yeniliği desteklerken piyasa güvenini de koruyabilecek’ bir düzenleyici çerçevenin gerekliliğine dikkat çekti. Bu değerlendirme, sektör liderlerinin son dönemdeki öngörüleriyle örtüşüyor. Near Protocol(NEAR) ortak kurucusu Illia Polosukhin(Illia Polosukhin), “AI ajanlarının yakında blokzincirin başlıca kullanıcıları haline geleceğini” söylerken, Coinbase CEO’su Brian Armstrong(Brian Armstrong) da X’te(yorum) “Çok yakında, insanlardan daha fazla AI ajanı işlem yapar noktaya gelecek” yorumunu yaptı.
Tahmin piyasaları, DeFi ve kripto türev ürünler gibi uzun süre ‘düzenleyici boşlukta’ kalan alanlara CFTC tarafından aynı anda kapsamlı bir çerçeve çizilmeye çalışılması, ABD’nin ‘dijital varlık düzenlemesinde hızlanma’ mesajı olarak öne çıkıyor. Ancak ‘yetki alanı’ çekişmeleri, devam eden davalar ve SEC ile kurulmaya çalışılan işbirliğinin, somut kural metinlerinde ve uygulamada ne ölçüde ‘tutarlı’ bir resme dönüşeceği, önümüzdeki kural yapma sürecinde netleşecek gibi görünüyor.
Yorum 0