ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) içinde en istikrarlı ‘kripto yanlısı’ isimlerden biri olarak bilinen Hester Peirce, görevinden ayrılıyor. Onun arkasında bıraktığı *tamamlanmamış dosyalar* ise hâlâ masada duruyor: ‘stablecoin’ kuralları, ‘tokenizasyon’ çerçevesi ve borsa kayıt kriterleri gibi başlıklar netleşmeden kaldı. Piyasanın uzun süredir beklediği ‘net düzenleme’ ise henüz ortada yok.
19’unda (yerel saatle) Virginia’daki Regent University Hukuk Fakültesi, Hester Peirce’in 2026 Kasım’ından itibaren doçent olarak kadroya katılacağını açıkladı. Aynı duyuruda, ABD Çalışma Bakanlığı eski dava işlerinden sorumlu müsteşar yardımcısı Gregory F. Jacob’un da üniversiteye dahil edildiği bildirildi. Peirce, 2018 Ocak’ında SEC’e katılmış ve yaklaşık 8 yıl görev yapmıştı. 2025 Haziran’ında ikinci 5 yıllık döneminin bitmesinin ardından ‘uzatılmış’ statüde görevine devam ediyordu. Kasım’da başlayacak akademik görevi, daha önce duyurduğu ayrılma takvimiyle birebir örtüşüyor.
SEC içinde Peirce’in en sert itirazlarından biri, kurumun ‘uygulama yoluyla düzenleme(regulation by enforcement)’ anlayışınaydı. Gary Gensler(Gary Gensler) yönetimindeki SEC, token ihracı, DeFi projeleri ve kripto para borsalarının kaydı konusunda net kurallar belirlemek yerine, dava ve yaptırımlar üzerinden fiili standartlar oluşturmaya yöneldi. Peirce, 2020’den bu yana tekrarladığı karşı oy yazılarında, ‘uygulamanın sadece vaka bazlı bir değerlendirme’ sunduğunu, tüm sektörün uyabileceği ‘kalıcı ve öngörülebilir’ kriterler oluşturmadığını vurguladı. *Yorum* Bu yaklaşım, şirketler için belirsizliği ve hukuki riski büyütüp, genel piyasa maliyetlerini yukarı çektiği gerekçesiyle sıkça eleştiriliyor. *yorum*
Peirce, 2021’deki DeFi Money Market vakasında da benzer bir çizgi izledi. Bazı projelerin dolandırıcılıktan çok ‘başarısız olmuş deneyler’ olarak görülmesi gerektiğini savunarak, aşırı sert yaptırımların inovasyonu boğabileceğinin altını çizdi.
Onun SEC tarihine geçen en kritik karşı çıkışlarından biri, spot Bitcoin(BTC) ETF başvurularına yönelik yıllarca süren ret kararlarıydı. Komisyon, spot Bitcoin ETF’lerini tekrar tekrar reddederken, Peirce bu tavrı ‘yeniliğe karşı *iyi niyetli ama tembel* bir yaklaşım’ olarak niteledi. 2024’te onay sürecine giden yolda, kripto sektörü ve hukuk çevreleri, Peirce’in yıllara yayılan karşı oy metinlerinin hem hukuki hem de politik baskıyı artırdığını düşünüyor. Biriken bu muhalif görüşler, zamanla dışarıda referans alınan bir yorum çerçevesine dönüşerek, politika değişiminin ‘yol haritası’ işlevini gördü.
Peirce’in adını en çok duyuran diğer girişim ise, token projelerine en fazla 3 yıla kadar ‘güvenli liman(safe harbor)’ süresi tanıyan önerisiydi. Bu çerçeveye göre, geliştirme ekipleri belirli bir süre içinde yeterli düzeyde ‘merkezsizleşme’ sağlarsa, menkul kıymet mevzuatından muaf tutulacaktı. SEC bu öneriyi resmen benimsemedi; ancak piyasada token ihraç modelleri tasarlanırken, Peirce’in taslağı fiili bir referans noktası olarak kullanıldı. Böylece *resmi olmayan ama etkili* bir ‘sektör rehberi’ne dönüştü.
En son olarak Peirce, 2025 Ocak’ında kurulan SEC ‘Kripto Görev Gücü’nün başına geçmişti. Bu yapı aracılığıyla kamuya açık oturumlar, banka saklama (custody) rehberinin geri çekilmesi ve sektör temsilcilerinin sürece daha fazla dahil edilmesi gibi adımlar atıldı. Tokenizasyon ve kripto borsa kuralları için kurumsal bir çerçeve oluşturulması da bu dönemin en önemli kazanımları arasında sayılıyor. Ancak görev gücü, şimdi kurucusunu kaybederek yoluna devam etmek zorunda. Stablecoin düzenlemesi, tokenizasyon standartları ve borsa kayıt süreçleri hâlâ sonuca bağlanmış değil.
Hester Peirce’in ayrılığı, sadece ‘bir koltuğun boşalması’ anlamına gelmiyor. SEC içinde ‘açık ve öngörülebilir kurallar’ talep eden en görünür seslerden birinin çekilmesiyle, ABD kripto piyasası için düzenleme rotasının yeniden ‘uygulama ağırlıklı’ çizgiye kayabileceği tartışılıyor. Öte yandan, geçtiğimiz yıllarda biriken tartışma metinleri, karşı oy yazıları ve politika taslaklarının, önümüzdeki dönemde yasal çerçeveye dönüşüp dönüşmeyeceği, kripto piyasalarının yakından takip edeceği bir sonraki kritik başlık olacak.
Yorum 0