Yatırımcıların sermayeyi yapay zeka ve diğer teknoloji sektörlerine kaydırmasıyla birlikte kripto para ilk halka arz(‘kripto IPO’) piyasası belirgin şekilde soğuyor. Makroekonomik ‘belirsizlik’ de bu tabloya eklenince, kripto şirketlerinin halka arzına yönelik ‘yatırım iştahı’ hızlı biçimde zayıflamış durumda.
Cohen & Company Capital Markets’in blokzincir ve dijital varlıklar birimi başkanı Christian Lopez, yakın tarihli bir röportajında “kripto IPO piyasasının çeşitli nedenlerle net biçimde yavaşladığını” söyledi. Lopez, geçen yıl ekim ayında yaşanan büyük bir ‘likidite olayı’nı dönüm noktası olarak işaret etti ve o tarihten sonra piyasadan çıkan paranın yeniden geri dönmekte zorlandığını belirtti.
Bu kırılmada özellikle bireysel yatırımcıların ‘yön değiştirmesi’ kritik rol oynadı. Bir dönem kripto rallisinin ana itici gücü olan bireysel sermaye, bugün büyük ölçüde yapay zeka(AI) hisselerine ve ‘Magnificent 7(Mag 7)’ diye anılan dev teknoloji şirketlerine kaymış durumda. Ancak son dönemde AI hisselerinde bile ‘düzeltme’ görülmesiyle, sermayenin tekrar yer değiştirdiği de gözleniyor.
2026 yılının başında tablo çok daha ‘iyimser’ görünüyordu. Circle(CRCL) ve Bullish(BLSH) gibi şirketlerin başarılı halka arzları sonrası, kripto IPO pazarında gerçek anlamda bir ‘açılım’ beklentisi oluşmuştu.
Kısa sürede koşullar tersine döndü. İşlem hacimlerindeki gerileme, halka arz sonrası zayıf fiyat performansı ve BitGo(BTGO) örneği gibi gelişmeler kötü bir sinyal seti yarattı. Kraken’in çatı şirketi Payward, Ethereum geliştiricisi Consensys, donanım cüzdan üreticisi Ledger ve varlık yönetim şirketi Grayscale gibi önemli oyuncular, ‘IPO planlarını erteleyen’ şirketler arasında yer aldı.
Buna karşın halka arz sürecini sürdürenler de var. Blockchain.com, mayıs ayında ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na(SEC) gizli dosyalama yoluyla IPO başvurusunda bulundu. FalconX’in de benzer şekilde ilk kayıt adımlarını atarak halka arz hazırlığına başladığı bildiriliyor.
Buradaki temel sorun ‘yatırımcı psikolojisi’. Lopez, “yatırımcıların, halka arz sonrası hisse fiyatının desteklenip desteklenemeyeceğinden emin olmadıkları için IPO’lara girmekte isteksiz kaldığını” vurguluyor. Yani ‘talep tarafındaki şüphe’, listelemelerin önündeki en büyük engellerden biri.
‘Faiz görünümü’ de ek bir baskı unsuru. Fed ve Başkan Trump’ın politika çizgisi uzun vadede ‘faiz indirimlerine kapının açık’ olduğuna işaret etse de, Japonya Merkez Bankası’nın yen savunması gibi küresel sıkılaşma hamleleri ve ‘kaldıraç azaltma’ (deleveraging) baskıları piyasaların geneline ağırlık yapıyor. Bu durum, Bitcoin(BTC) başta olmak üzere ‘yüksek riskli varlıklara talebi’ zayıflatıyor.
Lopez, Bitcoin piyasası döngüsünün ekim ayı civarında ‘dip seviyeyi’ görebileceğini belirterek, kripto IPO piyasasında kayda değer bir toparlanmanın ‘asıl olarak gelecek yıla’ sarkmasını beklediğini dile getiriyor.
Dikkat çeken nokta, bu kez ‘regülasyonların’ birincil engel olarak görülmemesi. Geçmiş dönemlerin aksine, bugün piyasa oyuncuları için asıl sıkıntı “düzenleyici belirsizlik” değil. Lopez, “regülasyon netliğinin sınırlı olduğu dönemlerde bile şirketlerin halka arzlarını sürdürdüğünü” hatırlatıyor ve şu tespiti yapıyor: “Bugün için asıl mesele ‘sermayeye erişim’. Düzenleyici çerçeveden çok, piyasadan makul maliyetle ‘fon bulabilmek’ belirleyici hale geldi.”
Bu ortamda şirket stratejileri de ‘yeniden şekilleniyor’. Kraken, yalnızca kripto alım-satımına dayalı iş modelinden uzaklaşıp ‘faaliyet alanlarını çeşitlendirmeye’ çalışıyor. Lopez, “tek bir gelir kalemine bağımlı olmak yerine, farklı ürün ve hizmetlerden oluşan bir portföy sunan şirketlerin halka arz piyasasına çok daha uygun olduğunu” öne çıkarıyor.
Kısa vadeli ‘likidite sıkışıklığı’ sürse de, blokzincir teknolojisine yönelik ‘kurumsal ilgi’ artmaya devam ediyor. Morgan Stanley(MS), Nasdaq(NDAQ) ve New York Menkul Kıymetler Borsası(NYSE) gibi büyük finans kurumları, blokzincir tabanlı altyapı kurma ve ‘tokenizasyon odaklı ödeme sistemleri’ geliştirme adımlarını hızlandırıyor.
Ödeme tarafında da hızlı bir dönüşüm tartışılıyor. Mevcut T+1 (işlem sonrası bir günde takas) sistemi yerine T+0, yani neredeyse ‘anlık takas’ın gündeme gelmesi, bu dönüşümün merkezine ‘stabil kripto paraları’ yerleştiriyor. Stablecoin altyapısını temel alan ‘OpenUSD’ ağına bugün 140’tan fazla finans ve ödeme şirketinin dahil olduğu belirtiliyor.
Lopez, uzun vadede ‘tekil coin’lerdense “altyapı sağlayan şirketlerin” piyasanın asıl kazananları olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyor. Pek çok kripto şirketinin hâlâ “tek ürüne bağımlı” iş modeliyle hareket ettiğini ve bu yapının ‘özel sermaye’ veya ‘risk sermayesi’ çekmeyi zorlaştırdığını söylüyor.
Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) gibi büyük varlıkların ekosistemin merkezindeki rollerini koruması bekleniyor. Buna karşılık, bugün sayıları binleri bulan küçük ve orta ölçekli coin’lerin önemli bir bölümünün ‘hayatta kalma mücadelesini’ kaybedebileceği öngörülüyor.
Lopez, “önümüzdeki 3–5 yıl içinde kripto para piyasasındaki ‘uzun kuyruk’ büyük ölçüde daralacak” yorumunu yapıyor. Ona göre piyasa, zamanla ‘sınırlı sayıdaki kilit varlık’ ve ‘blokzincir altyapısına odaklanan şirketler’ etrafında yeniden şekillenecek ve kripto IPO’lara yönelik ‘sağlıklı’ talep de ancak bu daha olgun yapıyla birlikte geri dönecek.
Yorum 0