Küresel emtia piyasalarında bu yıl ürün bazında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Bakır, rafine petrol ve bazı değerli metaller yükselirken, Temmuz ayında kömür, ham petrol, gübre, metal ve değerli metal fiyat endeksleri aynı anda geriledi.
Dünya Bankası'nın 4 Ağustos'ta (yerel saatte) yayımladığı emtia fiyatları verilerine göre Temmuz'da enerji fiyat endeksi bir önceki aya kıyasla %1,1 düştü. Kömür %4,8, ham petrol %2,2 değer kaybetti. Aynı dönemde gübre fiyatları %4,3, metaller %2,8, değerli metaller ise %5,2 geriledi.
Aynı dönemde Avrupa doğal gazı %19,1 yükseldi. Enerji dışı fiyat endeksi yalnızca %0,3 artarken gıda fiyatları %0,3 düştü. İçecek fiyatları %17,4 yükselirken hammadde fiyatları %0,5 geriledi.
Piyasada tek yönlü bir emtia hareketinden çok, ürün bazlı arz-talep dengesi ve jeopolitik etkenlerin fiyatları ayrıştırdığı yorumu yapılıyor. Enerji grubunun içinde ham petrol ve doğal gaz farklı yönlerde hareket ederken, enerji dışı grupta da gıda, gübre ve metal fiyatları birbirinden ayrıştı.
Kore merkezli ekonomi gazetesi Hankyung(한국경제), bu yıl emtia piyasasında İran-İsrail savaşının uzaması, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ihtimali, yapay zeka(AI) altyapı yatırımlarındaki artış ve ABD'nin maliye ve para politikasındaki belirsizliğin üst üste bindiğini, bunun da ürün bazlı farklılaşmaya yol açtığını aktardı. Rafine petrol fiyatlarının ham petrolden önce hareket etmesi, Güney Kore'de yurt içi lojistik maliyetleri ve gıda üretim maliyetleriyle de bağlantılı.
TokenPost, dizel fiyatlarının yüksek seyretmesi durumunda yalnızca tarımın değil, kamyon taşımacılığı ve gıda dağıtımının da maliyet baskısı altına girebileceğini daha önce aktarmıştı. Bu da yalnızca ham petrol fiyatına bakarak lojistik ve gıda maliyeti baskısını ölçmenin neden zor olduğunu gösteriyor.
Bakır ise yükselen ürünler arasında sınıflandırılıyor. Uluslararası Enerji Ajansı(IEA), 'Küresel Kritik Mineraller Görünümü 2026' raporunda kritik mineral fiyatlarının 2025 ve 2026 başında toparlandığını belirtti. Alüminyum, bakır ve kalay gibi temel metallerin fiyatı Ocak 2025 ile Nisan 2026 arasında yaklaşık üçte bir oranında yükseldi; bakır bu dönemde tarihi zirvesini gördü.
Yapay zeka altyapı yatırımlarındaki genişleme de bakır talebinin arkasındaki nedenlerden biri olarak gösteriliyor. Veri merkezi ve elektrik şebekesi yatırımları kablo, trafo ve soğutma ekipmanı gibi alanlarda metal talebini artırıyor. Rafine bakır, yapay zeka altyapısı ve şebeke modernizasyonu talebinin kesiştiği bir stratejik ürün olarak değerlendiriliyor.
Ancak aylık fiyat seyri uzun vadeli talep tablosuyla örtüşmedi. Metal fiyatları Temmuz endeksinde bir önceki aya göre %2,8 geriledi. Bu da uzun vadeli talep güçlü olsa bile kısa vadeli fiyatların stok seviyesi, döviz kuru ve politika değişkenlerine göre düzeltme yaşayabileceği anlamına geliyor.
Değerli metallerde de yön ayrıştı. Dünya Altın Konseyi(World Gold Council), 30 Temmuz'da yayımladığı '2026 2. Çeyrek Altın Talebi Eğilimleri' raporunda tezgah üstü işlemler dahil ikinci çeyrek altın talebinin 1.269 ton ile geçen yılın aynı dönemiyle aynı seviyede kaldığını açıkladı. Yılın ilk yarısındaki talep ise %2 artışla 2.522 tona ulaştı; bu da değer bazında 380 milyar dolara karşılık geliyor.
Buna karşılık Dünya Bankası'nın Temmuz verilerinde değerli metal fiyatları bir önceki aya göre %5,2 geriledi. Talep hacmi ile aylık fiyat her zaman aynı yönde hareket etmiyor. Faiz oranları, dolar seyri ve risk iştahı da değerli metal fiyatlarını etkiliyor.
Gıda emtialarında da tabloyu yalnızca fiyat artış ya da düşüşüyle özetlemek zor. Uluslararası tahıl fiyatları, gübre, yakıt ve navlun birlikte hareket ediyor. TokenPost, tahıl fiyatları, stok seviyeleri ve lojistik aksaklıkların Güney Kore'de gıda üretim maliyetini ve tüketici fiyatlarını etkileyebileceğini daha önce aktarmıştı.
Dünya Bankası'nın Temmuz verilerinde gıda fiyatları %0,3 düşerken gübre fiyatlarındaki düşüş %4,3 ile daha belirgin oldu. Gübre, tarımsal üretim maliyetiyle doğrudan bağlantılı bir ürün. Gıda fiyatlarındaki sınırlı düşüşe rağmen üretim ve lojistik maliyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor; yurt içi fiyatlara yansıma ihtimali ancak bu şekilde ölçülebiliyor.
Dünya Bankası, Nisan ayındaki emtia piyasası görünümünde bu yıl enerji fiyatlarının %24, genel emtia fiyatlarının ise %16 artabileceğini öngörmüştü. Bu öngörü Orta Doğu'daki savaşın etkisi, enerji ve gübre fiyatlarındaki artış ile başlıca metallerin yüksek seyrine dayandırılmıştı. Temmuz ayına ait aylık veriler ise bazı ürünlerde fiyatların şimdiden düzeltmeye girdiğini gösteriyor.
Güney Kore piyasasında asıl mesele 'hangi emtia en çok yükseldi' değil, 'hangi emtia yurt içi maliyetlere ilk olarak yansıyor' sorusu. Ham petrol ve rafine petrol taşımacılık maliyetlerini, gübre tarımsal üretim maliyetini, bakır ve diğer metaller ise elektrik şebekesi ve imalat maliyetlerini etkileyebiliyor. Gerçek yansıma oranı ise ürüne göre sözleşme yapısına, döviz kuruna ve navlun koşullarına göre değişiyor.
Yorum 0