StarkWare, Bitcoin(BTC) ana ağında kuantum dirençli bir işlemi başarıyla gerçekleştirdi. Ancak açık anahtarı zaten zincir üzerinde görünür hâle gelmiş 6,04 ila 7 milyon 52 bin 314 BTC arasındaki miktar, hesaplama yöntemine göre değişse de bu yöntemin kapsamı dışında kalıyor; dolayısıyla tek başına bu çözüm toplam riski ortadan kaldırmıyor.
StarkWare, 26 Ağustos'ta kendi blogunda, Kuantum Güvenli Bitcoin (QSB) yöntemiyle gerçekleştirilen ilk ana ağ işleminin, mevcut Bitcoin konsensüs kurallarını hiç değiştirmeden madenciliğinin yapıldığını duyurdu. Herkese açık mempool kayıtlarına göre söz konusu işlem 964.199 numaralı bloka dahil edildi; madencilik, Türkiye saatiyle 26 Ağustos gece yarısına yakın, saat 23.48'de (Kore saatiyle 27 Ağustos 05.48) gerçekleşti.
Bu işlem, TokenPost'un daha önce haber yaptığı StarkWare'in kuantum güvenli işlem denemesinin teknik arka planını daha da netleştiriyor. Buradaki asıl nokta, Bitcoin ağının tamamını değiştirmek değil; açık anahtarı henüz görünür olmayan fonları hash tabanlı bir koşula taşımak.
QSB, eliptik eğri imzası yerine hash koşullarını kullanıyor. Yeterince güçlü bir kuantum bilgisayarın açık anahtardan özel anahtarı geriye doğru hesaplayabileceği endişesi uzun süredir dile getiriliyor. Buna karşılık pek çok Bitcoin adresinde, harcama yapılana kadar açık anahtar 'hash'in arkasında gizli kalıyor.
QSB tam da bu boşluktan yararlanıyor: açık anahtar ortaya çıkmadan önce fonları farklı koşullara sahip başka çıktılara taşıyor. Bitcoin'in konsensüs kurallarının kendisini değiştirmediği için, bu yöntem ağ genelinde bir yükseltmeden farklı bir nitelik taşıyor.
Sınırlamalar da açık. StarkWare, QSB'nin açık anahtarı zaten ifşa olmuş adresler için herhangi bir fayda sağlamadığını belirtti. Ayrıca bu işlem, standart node politikaları açısından 'standart dışı işlem' sınıfına giriyor; bu yüzden olağan mempool'lar üzerinden yayılmıyor.
Gerçek ana ağ denemesi de Mara Holdings(MARA)'ın Slipstream yolu üzerinden doğrudan madenciye iletilerek yapıldı. Şirket, uygulama maliyetinin şu an için birkaç yüz dolar seviyesinde olduğunu açıkladı.
Risk altındaki miktara ilişkin hesaplamalar kurumdan kuruma farklılık gösteriyor. Coinbase(COIN)'in danışma kurulu, 21 Nisan'daki raporunda yaklaşık 6,9 milyon BTC'nin kuantum saldırılarına açık olduğunu değerlendirdi. Glassnode ise 20 Mayıs'taki raporunda, açık anahtarı zaten görünür durumda olan miktarı 6,04 milyon BTC, yani toplam arzın yüzde 30,2'si olarak hesapladı.
ChainQuery, 2 Ağustos itibarıyla 7 milyon 52 bin 314 BTC'yi, yani dolaşımdaki arzın yüzde 35,1'ini risk grubu olarak sınıflandırdı. Rakamların farklı çıkmasının nedeni, referans alınan tarih ile açık anahtar ifşasının tanımının kurumdan kuruma değişmesi.
Glassnode, yapısal olarak açık anahtarı görünür olan miktar ile adres tekrar kullanımı gibi işlemsel nedenlerle ifşa olan miktarı ayrı tutuyor. ChainQuery ise P2PK, çıplak multisig ve Taproot(P2TR) gibi çıktının oluşturulduğu andan itibaren açık anahtarın göründüğü miktarla, geçmişteki harcamalar nedeniyle açık anahtarı ortaya çıkmış tekrar kullanılan adresleri birlikte topluyor.
Protokol düzeyindeki tartışmalar da ayrı bir başlık olarak sürüyor. Bitcoin.org yansısında yayımlanan BIP-361, 1 Mart itibarıyla tüm Bitcoin'in yüzde 34'ünden fazlasının zincir üzerinde açık anahtarını ifşa etmiş durumda olduğunu belirtiyor. Belge, eski ECDSA ve Schnorr imzalarının kademeli olarak devre dışı bırakılmasına yönelik bir öneri içeriyor.
Ancak BIP-361 belgesinde, yayımlanmanın tek başına kabul edildiği ya da Bitcoin topluluğunda mutabakat sağlandığı anlamına gelmediği açıkça belirtiliyor. QSB gibi geçici çözümler ile protokol düzeyindeki geçiş tartışmaları aynı sorunu ele alsa da, uygulama kapsamları ve karar alma süreçleri birbirinden farklı.
Kurumsal sermaye de bu alana yöneliyor. Strategy(MSTR), 23 Temmuz'da Bitcoin Güvenlik Konsorsiyumu'nun kurulduğunu ve 3 yıl boyunca toplam 15 milyon dolarlık bir taahhütte bulunulduğunu duyurdu. Galaxy ise 21 Temmuz'da, azami 5 milyon dolarlık geliştirici hibesi içeren bir kuantum hazırlık girişimini başlattı.
Bu deneme, Bitcoin'in kuantum tehdidi karşısında kullanabileceği geçici çözümlerden birinin işe yaradığını gösteren somut bir örnek. Ancak açık anahtarı zaten görünür olan miktar, QSB'nin koruma alanının dışında kalmaya devam ediyor. Bitcoin'in kuantuma karşı hazırlığı, artık hem geçici taşıma yöntemlerini hem de protokol düzeyindeki geçiş tartışmalarını bir arada ele alması gereken bir aşamaya girdi.
Yorum 0