ABD, Venezuela'nın yaklaşık 650 milyar varil petrol rezervi üzerinde uzun vadeli hak elde etti, ancak benzin, dizel ve jet yakıtı sıkıntısını kısa sürede gidermesi zor görünüyor. Analistler, rezervin büyüklüğüne rağmen Venezuela petrolünün büyük bölümünün aşırı ağır ham petrol olduğunu, bu nedenle çıkarma, taşıma ve rafinasyon aşamalarında ayrı ekipman ve seyreltici madde gerektirdiğini belirtiyor.
Beyaz Saray, 31 Ağustos'ta yayımladığı bir bilgi notunda Başkan Trump'ın Venezuela'daki 17 petrol sahası için 100 yıllık işletme hakkı ve yaklaşık 650 milyar varillik kanıtlanmış rezerv üzerinde ABD tarafının çoğunluk kontrolünü elde ettiğini açıkladı. Anlaşma, ABD hükümetinin hisse katılımını, üretim maliyeti üzerinden yüzde 20 satın alma hakkını ve kalan üretim için ön alım hakkını içeriyor.
Ancak Beyaz Saray da bu planı en fazla 100 milyar dolarlık yatırım ve önümüzdeki 25 yıl boyunca elde edilecek vergi geliri varsayımına dayanan uzun vadeli bir proje olarak tanımladı. Yani siyasi anlaşma, doğrudan rafine ürün arzının artmasına yol açan bir yapı değil.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA), Venezuela'nın 2023 itibarıyla yaklaşık 303 milyar varil kanıtlanmış ham petrol rezervine sahip olduğunu, ancak aynı yıl üretimin günde sadece 742 bin varille sınırlı kaldığını belirtti. Bu da kanıtlanmış rezerv ile gerçek üretim arasındaki farkın büyük olduğu anlamına geliyor.
Venezuela'nın kanıtlanmış rezervinin büyük bölümü Orinoco Kuşağı'ndaki aşırı ağır ham petrolden oluşuyor. Bu petrol yüksek viskoziteye ve ağırlığa sahip olduğu için taşınması ve işlenmesi ancak seyreltici madde ve ileri düzey rafinasyon tesisleriyle mümkün oluyor.
Ham petrol ve rafine ürünler aynı enerji kalemi altında değerlendirilse de piyasa yapıları farklı. Ham petrol elde edilse bile, rafinerilerin işleyebileceği tesis, lojistik ağı ve seyreltici madde tedariki olmadan bu hacim benzin, dizel ve jet yakıtı arzına dönüşmüyor.
AP, bu anlaşmanın ABD'de benzin fiyatlarını hemen düşürmesinin zor olduğunu aktardı. Üretim altyapısının onarımı ve genişletilmesi için yıllar ve milyarlarca dolar gerektiği belirtildi.
ExxonMobil(XOM) ve Chevron(CVX) da Venezuela'nın kaynak potansiyeline ilgi gösterdi. Reuters, iki şirketin uzun vadeli yatırım için önce yasal çerçeve ve siyasi istikrarın gerekli olduğu görüşünde olduğunu aktardı.
Reuters'in incelediği belgeler ve gemi takip verilerine göre, Ağustos'ta Venezuela'nın petrol ihracatı günde 1 milyon 170 bin varil oldu ve bu, bir önceki aya göre büyük fark göstermedi. ABD'ye giden hacimdeki azalmayı Hindistan ve Avrupa'ya giden artış telafi etti.
Bu durum, piyasaya büyük ölçekte yeni hacim eklenmesinden çok ihracat rotasının değişmesi olarak yorumlanıyor. Aynı dönemde Venezuela günde 166 bin varil yakıt ithal etti; bunun önemli bölümü aşırı ağır petrolü seyreltmek için kullanılan naftaydı.
Amerikan Otomobil Derneği (AAA), 27 Ağustos'ta ABD'de normal benzinin ulusal ortalama fiyatının galon başına 4,09 dolar olduğunu açıkladı.
EIA'nın haftalık verilerine göre 21 Ağustos itibarıyla ABD distilat stokları 103 milyon 391 bin varil, kerosen tipi jet yakıtı stokları ise 45 milyon 693 bin varildi. Stokların var olması ile Venezuela petrolünün ürün eksikliğini hemen gidereceği iddiası birbirinden farklı konular.
Türk okuyucular için asıl önemli nokta, ham petrol rezervi elde etmenin rafine ürün arzının istikrara kavuşmasıyla aynı anlama gelmediği. TokenPost daha önce, dizel fiyat baskısının ham petrolden çok rafine ürün piyasasında daha belirgin şekilde ortaya çıktığı gelişmeyi aktarmıştı.
Bu anlaşmanın gerçek etkisini ham petrol rezervinden çok rafinasyon kapasitesi, seyreltici madde tedariki ve hukuki istikrarın belirleme olasılığı yüksek. Özellikle aşırı ağır petrol işleme tesisine sahip rafinerilerin durumu ve Venezuela'daki yerel üretim altyapısının onarım hızı belirleyici olacak.
Chevron(CVX), Venezuela'da faaliyet gösteren tek Amerikan menşeli büyük petrol şirketi olmaya devam ediyor. AP, Chevron'un Venezuela'daki iş genişletme açıklamasının hazırlandığını aktardı.
Yalnızca doğrulanmış rakamlara bakıldığında, bu anlaşma kısa vadeli bir yakıt fiyatı önlemi değil, orta-uzun vadeli bir gelişim varlığına daha yakın duruyor. Beyaz Saray'ın açıkladığı 100 yıllık işletme hakkı ve 25 yıllık vergi geliri beklentisi de bu planın uzun vadeli bir proje olduğunu gösteriyor.
Yorum 0