Strategy Başkanı Michael Saylor, dijital varlıkların oluşturulması, ihraç edilmesi, saklanması, transfer edilmesi ve kullanılmasına ilişkin hakları güvence altına alacak bir ‘dijital haklar bildirgesi’ önerdi. Saylor, “Dijital varlıklar ve dijital zekâ çağında düzenleyici bir haklar bildirgesine değil, dijital bir haklar bildirgesine ihtiyacımız var” dedi.
Saylor, 26'sında Strategy'nin resmi internet sitesinde yayımladığı makalesinde, yapay zekâ (AI) üretkenliği artırsa bile finansman ve sermaye piyasası altyapısı desteklenmezse ekonomik etkinin sınırlı kalabileceğini belirtti.
Önerilen haklar; dijital varlıklar ve finansal ürünler oluşturma, bunları piyasaya sunma, saklama, transfer etme ve kullanma hakkını kapsıyor. Saylor, bu hakların hem bireyler hem de şirketler için geçerli olması gerektiğini savundu.
İlk hak, dijital varlıklar ve finansal ürünler oluşturabilme hakkı. İkinci hak ise varlık ihraç ederek şirketler veya üretim faaliyetleri için finansman sağlayabilme hakkı.
Üçüncü hak, varlıkları doğrudan saklayabilme veya tercih edilen bir saklama kuruluşunu seçebilme hakkı. Saklama kuruluşları, kullanıcılar adına dijital varlıkları muhafaza edip yönetiyor.
Dördüncü hak, bireyler, şirketler, cüzdanlar ve hizmet sağlayıcılar arasında varlık transferi yapabilme hakkı. Beşinci hak ise varlıkları harcama, yatırım, gelir yaratma ve kredi teminatı olarak kullanabilme hakkı.
Saylor, bu hakların finansal mahremiyet ve gerçek piyasa erişimini birlikte güvence altına alması gerektiğini savundu. Ayrıca 10 bin dolar gibi belirli bir tutarın altındaki yasal işlemlerin, yalnızca dijital varlık transferi yapıldığı için rutin hükümet bildirimlerine tabi tutulmaması gerektiği yönündeki politika tercihinden söz etti.
Yapay zekânın işleri otomatikleştirebileceği ve mevcut ürünlerin yerini alabileceği görüşünü dile getiren Saylor, yeni şirketler ve fırsatların daha hızlı oluşturulması gerektiğini belirtti. “Hedefimiz, 10 milyon yeni şirketin sermaye toplamasını sağlamak” ifadelerini kullandı.
Saylor, dijital tokenların şirketlerin finansman maliyetlerini ve süreçlerini azaltabileceğini düşünüyor. Küçük şirketlerin de dijital varlık ihraç ederek sermaye piyasalarına erişebilmesi için düzenlemelerin ve altyapının geliştirilmesi gerektiğini savundu.
Saylor ayrıca dijital dolar konusunda da öneride bulundu. Bankalar, fintech şirketleri ve teknoloji platformlarının dijital dolar sunabilmesi, ihraççıların ise getiri, hizmet ve risk açıklamaları üzerinden rekabet edebilmesi gerektiğini belirtti.
Yasal düzenlemelerin bu rekabeti engellemesi halinde yasaların değiştirilmesi gerektiği görüşünü de ortaya koydu. Ancak belirli bir yasa tasarısı veya düzenleme takvimi sunmadı.
Saylor'ın önerisi yalnızca Bitcoin(BTC) için geçerli değil. Dijital token, dijital para, dijital sermaye ve dijital menkul kıymetleri birbirinden ayıran öneri, mülkiyet, transfer ve kullanım alanlarında ortak hakların güvence altına alınmasını öngörüyor.
Öneri, hakların yalnızca dijital varlıkların elde tutulmasını değil, ihraç edilmesini ve kullanılmasını da kapsaması gerektiği görüşüne dayanıyor. Bu yaklaşıma göre bir varlığın ekonomik değeri, yalnızca kimin mülkiyetinde olduğuna değil, sahibinin bu varlıkla neler yapabildiğine de bağlı.
Şu ana kadar doğrulanan içerik, Saylor'ın Strategy'nin resmi internet sitesindeki makalesinde sunduğu politika önerileri ve hedeflerle sınırlı. ‘Dijital haklar bildirgesi’nin ABD Kongresi'ne sunulduğuna veya bir düzenleyici kurum tarafından kabul edildiğine ilişkin kanıt bulunmuyor.
Bu nedenle önerinin gerçek bir düzenleme değişikliğine dönüşmesi için ayrı bir yasama ve düzenleme süreci gerekiyor. Saylor'ın yaklaşımı, dijital varlıklar ve AI ekonomisi etrafındaki sermaye piyasası tartışmasını genişleten kişisel bir politika önerisi olarak kalıyor.
Yorum 0