Ethereum(ETH) tabanlı gizlilik odaklı katman-2 çözümü ‘Pay’ ve kuantum güvenlik projelerinden biri olan BMIC, finansal kurumlar için özelleştirilmiş bir blokzincir altyapısı oluşturma hedefiyle ortak yol haritası duyurdu. Kurumsal düzeydeki blokzincir kullanımı önündeki temel engellerden biri olan ‘şeffaflık sorunu’nu çözmek isteyen Pay, işlemleri hem gizli hem de düzenlemelere uygun şekilde gerçekleştirebilen bir sistem sunarken; BMIC ise bu altyapının kuantum sonrası döneme hazır olmasını sağlıyor.
Pay kısa süre önce sıfır bilgi kanıtı (zk) teknolojisini temel alan gizlilik özellikli bir Ethereum L2 ağı başlattı. Bu yeni katman, bankalar ve fintech şirketlerinin on-chain işlemleri gerçekleştirirken, rakiplerin stratejik işlem detaylarına ve algoritmalarına erişimini engelleyecek şekilde tasarlandı. Web3 dünyasına aşina kullanıcılar için de MetaMask uyumluluğu sağlayarak kullanım kolaylığına odaklandı.
Geleneksel finans kurumlarının çok büyük miktarda sermayeyi blokzincir sistemine taşıyamamasının başlıca nedenlerinden biri işlemlerin herkese açık olmasıydı. Bu açıklık, rakiplerin veya MEV botlarının işlem akışlarını analiz edip ‘front-running’ benzeri işlemlerle çıkar sağlamasına olanak tanıyordu. Pay’in geliştirdiği katman-2 mimarisi ise bu gizlilik açığını kapatırken aynı zamanda düzenlemelere uyum ve işlem kesinliği (finality) gibi kurumsal ihtiyaçların da göz önünde bulundurulduğu dengeli bir çözüm sunuyor.
Ancak yalnızca işlem gizliliği sağlamak yeterli olmuyor. Pay’in altyapısını destekleyen BMIC, güçlü kuantum bilgisayarların gelecekte mevcut şifreleme sistemlerini kırabileceği gerçeğinden yola çıkarak, ‘şimdi veriyi topla, sonra kuantumla çöz’ yaklaşımına karşı koruma amacı taşıyor. BMIC, Ethereum ağına dayalı ilk kuantum dayanıklı finans yığınıyla birlikte kendi geliştirdiği şifreleme teknolojilerini devreye aldı. En dikkat çeken özelliklerinden biri ise ‘sıfır açık anahtar’ prensibine dayalı cüzdan yapılarıyla, kuantum bilgisayarların klasik şifreleri kırmasına olanak tanıyan açık anahtar tabanlı şemalara kapıyı baştan kapatması.
BMIC ayrıca geleneksel kripto koruma çözümlerinin ötesine geçen birçok özellikle öne çıkıyor. Proje, zincirle kullanıcı varlıkları arasında askeri düzeyi aşmayı hedefleyen bir koruma katmanı oluşturuyor. Bu sistem ERC-4337 standardındaki akıllı hesapları, yapay zekâ destekli tehdit algılama sistemleriyle birleştirerek kurumsal kullanıcılar için sürekli bir güvenlik izleme imkânı da sunuyor.
Ekosistemin merkezinde yer alan BMIC($BMIC) token’ı ise hem işlemler hem de staking süreçlerinde güvenli kullanım için özelleştirilmiş. Token, ‘yak-bereket modeli’ne benzer şekilde gerçekleşen, ‘yak-işlem(Burn-to-Compute)’ mimarisiyle işlem gücünü kullanıma açıyor. Ek olarak, sadece kuantum güvenli bir ortamda staking yapılabilmesi, token’ı sıradan faiz kazançlarından farklı ve daha güvenli hale getiriyor.
BMIC şu ana kadar 432 bin dolar (yaklaşık 6,3 milyon TL) civarında erken aşama yatırım topladı. Piyasada gizlilik katmanlarına olan ilgi her geçen gün artarken, kuantum güvenliği gibi yeni nesil altyapıların da stratejik önemi yükseliyor. BMIC temsilcisi, “Kurumsal yapıların blokzinciri tam anlamıyla benimsemesi için en temel katmanın, varlık güvenliğini sağlayacak şekilde yeniden inşa edilmesi gerekiyor” açıklamasını yaptı.
Sonuç olarak, Pay ve BMIC ikilisi, sırasıyla ‘gizlilik katmanı’ ve ‘kuantum sonrası güvenlik’ alanlarında kurumların blokzincir kullanımı önündeki iki en büyük engeli ortadan kaldırmaya odaklanıyor. Uzmanlara göre, hem işlem gizliliğinin hem de kriptografik direncin bir arada sağlanması kurumsal kabul açısından olmazsa olmaz. 2026’ya kadar kurumsal blokzincir altyapılarının yükselişe geçmesi beklenirken, kuantum direnci sunan teknolojilerin yaygınlaşma oranı ve BMIC token’ının değer senkronizasyonu, sektörde yakından takip edilecek konular arasında yer alıyor.
Yorum 0