İsrail, dijital varlık sektörünü yeniden düzenlemek için düğmeye bastı. KPMG’nin verilerine göre, bu reformlar hayata geçtiği takdirde ülke ekonomisine 2035’e kadar yaklaşık *5,5 trilyon won* (yaklaşık *1.200 milyar şekel*) düzeyinde katkı sağlanması ve 70 binin üzerinde *yeni iş imkânı* oluşturulması bekleniyor.
3’ünde Tel Aviv’de düzenlenen bir etkinlikte konuşan İsrail Kripto, Blokzincir ve Web3 Forumu Başkanı *Nir Hirshman-Ruv*, önerilen yasal düzenlemelerin kamuoyundan geniş destek aldığını belirtti. Reformların özellikle *stablecoin* düzenlemelerini esnetme, *varlık tokenleştirmeye ilişkin politikalarda sadeleşme* ve *vergi prosedürlerinde kolaylık* sağlamayı hedeflediğini söyledi. Forumun bu değişimleri hızlandırmak amacıyla aktif *lobicilik faaliyetlerine* başladığını da duyurdu.
Bu gelişmeler, Gazze’deki savaş sonrası ABD’nin arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından dijital varlık endüstrisine yönelik *iyimser beklentilerin* artmasıyla örtüşüyor. Hirshman-Ruv, “2026, İsrail için dijital varlıkların dönüm yıl olacak” diyerek, *nüfusun yüzde 25’inden fazlasının* son beş yılda kripto para kullandığını ve bugün hala *yüzde 20’den fazlasının dijital varlıklara sahip olduğunu* belirtti. Bu oranlar KPMG’nin araştırmasına dayandırılıyor.
Chainalysis’in Ekim 2023’te yayımladığı rapora göre, İsrail, G20 ülkeleri arasında *en hızlı büyüyen kripto para pazarları* arasında yer alıyor. 2023’te sektöre giren fonların toplamı yaklaşık *714 milyar dolar* (yaklaşık *104 trilyon won*) seviyesindeydi. Bu artışta, özellikle Hamas’ın saldırılarından sonra *perakende yatırımcıların yoğun ilgisi* etkili oldu.
Yerli girişimler de küresel ölçekte dikkat çekiyor. *Fireblocks* ve *Starkware* gibi firmalar bu alandaki *öncü şirketler* arasında yer alıyor ve bugün forumun temel destekçileri arasında bulunuyor. Startup Nation Central’a göre, İsrail’de şu an *160’tan fazla dijital varlık odaklı girişim* faaliyet gösteriyor. Bu şirketler, dünya genelinde yapılan toplam *300 milyar dolarlık yatırımlardan yüzde 5’ten fazlasını* çekti. Özellikle Tel Aviv çevresinde yoğunlaşan bu girişimler yaklaşık *2.500 kişiye istihdam* sağlıyor.
Ancak sektörün hızla büyümesine rağmen, ülke içinde *kurumsal engellerin* sürdüğü belirtiliyor. Hirshman-Ruv’a göre, bir şirket kendisini dijital varlıklarla ilgili olarak tanımladığında, İsrail bankaları *hesap açmayı reddedebiliyor* ya da *çok yüksek düzeyde hukuki beyanlar* talep ediyor: “Bu sadece ret değil, adeta *sonsuz bir denetim ve belge süreci* ile şirketleri kilitlemek demek” diyor.
Vergilendirme sistemi de reform kapsamına alınmış durumda. Şu an İsrail’de token tabanlı çalışan primleri, hisse senedi opsiyonlarına kıyasla *çok daha yüksek oranla* vergilendiriliyor. Aynı değerdeki ödüller için, token’lara *yüzde 50’lik bir vergi oranı* uygulanırken, hisse senetlerinde bu oran *yüzde 25* seviyesinde kalıyor.
Hükümet ise kapsamlı ulusal strateji oluşturmak için çeşitli adımlar atıyor. Temmuz 2023’te, İsrail Ulusal Kripto Stratejileri Komitesi İsrail Parlamentosu’na orta vadeli yol haritası sundu. Plan dahilinde *tek bir düzenleyici kurumun kurulması*, *token ihracı için standartların belirlenmesi* ve *dijital varlıkların finansal sistemle daha sıkı entegrasyonu* gibi *beş ana stratejik hedef* sıralandı.
Vergi idaresi de harekete geçti. Ağustos ayında İsrail Vergi Dairesi, dijital varlıklar da dahil olmak üzere *beyan edilmemiş gelirlerin gönüllü olarak açıklanabileceği* bir süreç başlattı. Bu sistem, cezai yaptırımların affını da içeriyor. Ancak *beklenen katılım sağlanamadı*. Yetkililer bu imkanı *Ağustos 2026’ya kadar* sürdürecek.
Vergi Dairesi Başkanı *Shai Aharonovich*, yerel basına verdiği demeçte “İsrail bankacılık sistemi hâlâ kriptoyu kabul etmeye çok uzak. İnsanlar kripto varlıklarını sattıktan sonra bile paralarını ülkeye getirmekte büyük zorluk yaşıyor. Vergi ödemek isteyen insanların, öncelikle *bu parayı kullanabilecek durumda olmaları* gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İsrail, zaten güçlü olduğu *teknoloji odaklı girişimcilik ekosistemi*ndeki başarısını dijital varlık sektörüne de taşımayı hedefliyor. Hem kamu hem özel sektör tarafından yürütülen bu düzenleme ve strateji hamleleri etkili olursa, ülkenin *küresel dijital varlık merkezi* olarak öne çıkma ihtimali oldukça yüksek.
Yorum 0