세계 최초로 ‘데이터’를 법적 *varlık* olarak tanıyan bir düzenleme resmen yürürlüğe girdi. Bu adımın, uzun süredir ciddi bir ‘hukuki boşluk’ içinde ilerleyen *DeAI* (merkeziyetsiz yapay zeka) sektöründe dönüm noktası olup olmayacağı yakından izleniyor.
Man Adası parlamentosu Tynwald, 2025 tarihli ‘Vakıflar (Değişiklik) Yasası’nı kabul ederek verinin hukuki statüsünü netleştirdi. Düzenleme, veri setlerinin finansal tablolara yansıtılmasına, lisanslanmasına ve teminat olarak kullanılmasına imkan tanıyan bir ‘veri varlıklaştırma’ çerçevesi kuruyor. Mevcut İngiliz teamül hukukunda veri, ne ‘maddi varlık’ ne de ‘alacak hakkı’ kategorisine girebildiği için mülkiyet ve değerleme konusu uzun süre belirsiz kalmıştı.
‘Yorum’ Bu çerçeve, veri ekonomisini yalnızca gizlilik ve erişim tartışmalarından çıkarıp bilançoda yer bulan somut bir varlık sınıfına dönüştürme iddiası taşıyor.
Yeni yasanın odak noktası, ‘veri varlık vakfı(DAF)’ yapısı. 2011 tarihli vakıf yasasının genişletilmiş bir versiyonu olan bu model, veriyi tutan ve yöneten net bir hukuki kişi ortaya koyuyor. Şirketler ve projeler, veri setlerini bu vakıflara devredip erişim yetkilerini ve kullanım kurallarını tanımlayarak bunları bir varlık gibi alıp satabiliyor ya da finansal işlemlerde kullanabiliyor.
Yapay zeka şirketi Cooling Strategies’in kurucusu Samuel Cooling(Samuel Cooling), “AI sayesinde verinin değeri fırladı, ama mülkiyet ve yapı buna ayak uyduramadı” diyerek, Man Adası’nın bu boşluğu kapatan ilk örnek olduğunu ve yeni bir pazar katmanının oluşma ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı.
Bu yeni model, özellikle *DeAI* projeleri için köklü bir dönüşüm anlamına geliyor. Eğitim veri setlerinin açıkça ‘hukuki varlık’ olarak tanınmasıyla birlikte, bugüne kadar gri alanda kalan varlık statüsü netleşiyor. Topluluk katılımcılarının sağladığı veriler de izlenebilir ve denetlenebilir süreçler üzerinden yönetilerek mülkiyet ihtilaflarını azaltma potansiyeli taşıyor.
Finansman tarafında da tablo değişebilir. Bankalar ve yatırımcılar, DAF yapısına dahil edilen veri setlerini teminat göstererek kredi verebilecek veya yatırım yapabilecek. Böylece veri odaklı yapay zeka girişimlerinin sermayeye erişimi belirgin şekilde kolaylaşabilir.
Digital Isle of Man’in veri stratejisi sorumlusu Aga Strandskov(Aga Strandskov), “Sorun veri kıtlığı değil, güvenilir kullanım yapısının yokluğuydu” diyerek, yeni yasanın veri kullanımına dair hukuki ve yönetişim altyapısını sağladığını anlattı.
Küresel ölçekte bakıldığında Man Adası’nın *ön alışı* daha net görünüyor. Birleşik Krallık, dijital varlıkları ayrı bir mülkiyet sınıfı olarak tanıma fikrini tartışsa da bunu henüz yasalaştıramadı. Amerika Birleşik Devletleri’nde de federal düzeyde verinin varlık niteliğini açıkça tanımlayan bir çerçeve bulunmuyor. Avrupa Birliği ise esas olarak veri erişimi ve taşınabilirliğine odaklanırken, veriyi ‘varlık’ olarak ele alan düzenlemelerde geride kalmış durumda.
Man Adası ayrıca, ABD’nin CLOUD Act benzeri yurtdışı veri erişim taleplerine karşı varlıkları koruyacak bir yapı kurgulayarak yargı bağımsızlığını güçlendirmeyi hedefliyor.
‘Yorum’ Uzmanlar, bu hamleyi, geçmişte Japonya’nın kripto paraları finansal ürün rejimine dahil ederek piyasayı resmen tanımasıyla kıyaslıyor. Verinin artık yalnızca ‘hammadde’ değil, tanımlanmış bir ‘hukuki varlık’ haline gelmesi, *DeAI* ile genel veri ekonomisinin piyasa yapısını kökten dönüştürebilecek bir süreci tetikleyebilir.
Yorum 0