ABD Savunma Bakanlığı’nın en fazla 1 milyar dolar (yaklaşık 1,44 trilyon won) bütçeli ‘ses komutuyla çalışan drone sürüsü yazılımı’ geliştirme yarışmasını başlatmasıyla birlikte, iki büyük yapay zeka şirketi OpenAI ve Anthropic aynı anda gündemin merkezine yerleşti. OpenAI, ‘savaş alanında sesli komutların yorumlanması’ gibi sınırlı bir rol üzerinden savunma sektörüne adım atarken, Anthropic’in 300 milyar dolarlık dev yatırım turu, iki şirket arasındaki rekabeti daha da sertleştiriyor. ‘yapay zeka’, ‘OpenAI’, ‘Anthropic’, ‘savunma teknolojileri’ gibi başlıklar bu süreçte yakından izleniyor.
Bu drone sürüsü programı, ABD Savunma İnovasyon Birimi(DIU) ve Özel Harekât Komutanlığı(SOCOM) bünyesindeki Savunma Yapay Zeka Savaşı(AIW) grubunun ocak ayında başlattığı bir girişim. Amaç, insanların sesle verdiği talimatları anlayıp çok sayıda otonom insansız hava aracının koordineli şekilde görev icra edebileceği bir prototip ortaya çıkarmak. Bloomberg’in haberine göre OpenAI, Savunma Bakanlığı tarafından seçilen iki savunma teknolojisi şirketiyle ortaklık kurdu ve projede ihtiyaç duyulan “ses → dijital komut” çeviri teknolojisini sağlıyor.
OpenAI’nin rolü tamamen ‘çevirmenlik’ düzeyinde. Saha komutanlarının savaş alanında verdiği sesli emirler, OpenAI modelleri tarafından dijital komut setlerine dönüştürülüyor ve böylece insansız sistemlerin anlayabileceği bir yapıya kavuşuyor. Şirket içi sürece hâkim kaynaklara göre OpenAI teknolojisi drone’ları doğrudan kontrol etmiyor, silah sistemleriyle entegre olmuyor ve hedef seçme yetkisine de sahip değil. OpenAI, projeye tek başına teklif vermediğini, yalnızca modellerinin ‘açık kaynak’ sürümlerini sağlayarak sınırlı bir katılım gösterdiğini vurguluyor. ‘ölümcül otonomi’, ‘hedef seçimi’ gibi en tartışmalı alanlar dışarıda bırakılmış durumda.
Drone sürüsü yarışması yaklaşık 6 ay sürecek ve birden fazla aşamada ilerleyecek şekilde tasarlandı. İlk etapta yalnızca yazılım geliştirme ve simülasyon ortamına odaklanılacak, daha sonraki aşamalarda gerçek koşullarda uçuş ve operasyon testleri devreye girecek. Program ilerledikçe hava ve deniz gibi birden çok alanda eş zamanlı görev icrası, görev planlama ve icra gibi daha karmaşık otonom iş birliği senaryoları da sisteme ekleniyor. Savunma Bakanlığı, bu süreç boyunca sistemin ‘ölümcüllük(lethality)’ seviyesinde ve operasyon verimliliğinde ne tür bir değişim yaşandığını ayrıntılı biçimde ölçmeyi planlıyor. ‘insansız sistemler’, ‘otonom savaş’, ‘lethality’ gibi kavramlar testlerin kritik odak noktaları.
Bu proje, OpenAI’nin savunma alanıyla temaslarının hızla genişlemekte olduğuna işaret ediyor. Aynı hafta içinde Savunma Bakanlığı, yaklaşık 3 milyon personelin ChatGPT’yi kullanabilmesini sağlayacak ayrı bir kurumsal anlaşma daha duyurdu. Böylece askeri bürokrasi, istihbarat analizi, eğitim ve tatbikat gibi ‘savaş dışı’ süreçlerde genel amaçlı yapay zeka araçlarının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Öte yandan OpenAI CEO’su Sam Altman(Sam Altman), daha önce defalarca ‘yakın vadede tamamen silah odaklı bir yapay zeka platformu geliştirme planlarının olmadığını’ söylese de, bu olasılığı tamamen kapatan bir çizgi de çekmiş değil. ‘savunma sanayii ile iş birliği’, ‘ikili kullanım teknolojileri’ tartışması bu nedenle sürüyor. yorum Bu durum, ticari yapay zekâ şirketlerinin nerede “sivil”, nerede “askeri” sınırda duracağına dair net bir çerçevenin henüz oluşmadığını gösteriyor. yorum
Anthropic cephesinde ise tablo farklı ama bir o kadar dikkat çekici. OpenAI ile arasında mesafeli bir rekabet stratejisi izleyen Anthropic, sermaye piyasasında tarihin en büyük değerlemelerinden birini elde etti. Eski OpenAI kilit isimlerinin kurduğu bu araştırma odaklı yapay zeka şirketi, Seri G yatırım turunda 30 milyar dolar (yaklaşık 43,3 trilyon won) topladı ve yatırım sonrasındaki değerleme 380 milyar dolara (yaklaşık 548,7 trilyon won) ulaştı. Sadece 5 ay önce, 13 milyar dolarlık turla 183 milyar dolar değerleme almıştı; yani şirket değeri bu kısa sürede iki kattan fazla artmış durumda. ‘mega tur’, ‘yapay zeka unicorn’ gibi kavramlar burada yetersiz kalıyor.
Bu yatırım, risk sermayesi tarihindeki en büyük ikinci tur olarak kayda geçti. 2025’te OpenAI’nin aldığı 40 milyar dolarlık dev yatırımın hemen arkasına yerleşiyor. Son tur, Singapur devlet fonu GIC ile Coatue’nun ortak liderliğiyle gerçekleşirken, D.E. Shaw Ventures, Dragoneer, Founders Fund, Iconiq, MGX gibi küresel dev yatırımcılar da katıldı. Böylece en üst ligdeki birkaç yapay zeka şirketine sermayenin yığılmasıyla ‘kazanan hepsini alır’ düzeni giderek daha belirgin hale geliyor. ‘sermaye yoğunlaşması’, ‘frontier AI’, ‘tekel tartışması’ başlıkları yatırım cephesinde öne çıkıyor.
Anthropic, gelir tarafındaki ivmesini de şeffaf biçimde paylaştı. Şirket verilerine göre yıllıklandırılmış gelir 14 milyar dolara (yaklaşık 20,2 trilyon won) ulaşmış durumda ve son üç yılda her yıl üç haneli (yüzde 100’ün üzerinde) büyüme yakalandı. Özellikle yapay zeka kodlama asistanı Claude, yılda 2,5 milyar dolar (yaklaşık 3,61 trilyon won) gelir üretiyor ve 2026 başından bu yana iki kat büyümüş durumda. Geliştirici araçları pazarında Claude, şirket için fiili ‘ana kâr merkezi’ konumuna yerleşmiş görünüyor. ‘geliştirici ekosistemi’, ‘AI kod asistanı’, ‘abonelik geliri’ burada anahtar kavramlar.
Toplanan 30 milyar dolar; bir yandan en ileri seviye modellerin araştırma-geliştirmesine, diğer yandan ürün yelpazesinin genişletilmesine ve veri merkezi ile hesaplama altyapısının büyütülmesine harcanacak. Anthropic, OpenAI ve Google DeepMind ile birlikte ‘frontier AI’ olarak adlandırılan, en ileri büyük modeller alanında rekabet ediyor; bu alanda pahalı GPU’lar, devasa enerji ihtiyacı ve yüksek kapasiteli ağ altyapısı şirketlerin gerçek rekabet avantajına dönüşmüş durumda. ‘hesaplama üstünlüğü’, ‘model ölçekleme’ ve ‘enerji maliyeti’ dengesi bu yarışın teknik arka planını oluşturuyor.
Anthropic’in pazarda öne çıkardığı temel farklılık noktası ise ‘sıkı güvenlik protokolleri’. Şirket, ‘yorumlanabilir yapay zeka’ ve ‘sorumlu yönetişim’ ilkelerini ön planda tutuyor; özellikle regülasyonun ağır olduğu finans ve hukuk sektörlerinde, ayrıca kamu kurumları ve devletlerle çalışan projelerde talep çekiyor. Kısa süre önce tanıtılan Claude Opus 4.6 modeli; finansal rapor yazımı, sözleşme incelemesi gibi yüksek güven gerektiren işleri hedefleyerek tasarlandı ve bugün büyük bulut platformlarının çoğunda hizmet veriyor. ‘uyum (compliance) odaklı yapay zeka’, ‘regülasyon dostu hizmet’ Anthropic’in güçlü markalaşma unsurları haline gelmiş durumda.
Öte yandan OpenAI ve Anthropic’in eş zamanlı hamleleri, yapay zeka ile savunma sanayii ve regülasyon dostu ticari hizmetler arasındaki iki ana hattın önümüzdeki yıllarda nasıl kesişeceğine dair bir ön gösterim sunuyor. Bir tarafta OpenAI, Savunma Bakanlığı ile kurduğu iş birliği sayesinde ‘ses komutlu drone sürüsü’ gibi askeri projelere kısıtlı da olsa dahil olurken; diğer tarafta Anthropic, ‘güvenlik ve regülasyona uyum’ söylemini öne çıkararak devasa sermaye çekiyor ve özel sektörle kamu pazarını agresif biçimde hedefliyor. ‘savunma + yapay zeka’, ‘regülasyon + ticari yapay zeka’ eksenleri giderek daha çok iç içe geçiyor.
Kripto para ve blokzincir ekosisteminde ise bu ‘büyük sermaye + savunma/ devlet talebi’ bileşiminin, orta-uzun vadede zincir üstü veri analizi, otomatik al-sat (trading) sistemleri, DeFi(DeFi) risk yönetimi ve regülasyon uyum çözümleri gibi alanlara sıçrama etkisi yaratabileceği konuşuluyor. Özellikle büyük yapay zeka modellerinin KYC/AML süreçleri, kara para aklama tespiti, on-chain gözetim ve algoritmik piyasa yapıcılıkta kullanılması bekleniyor. Ancak aynı zamanda askeri kullanım, veri kontrolü ve gözetim devleti endişeleri de büyüyor. AI ile savunma sektörünün nasıl bir ‘regülasyon çerçevesi’ ve ‘etik standartlar’ altında birleşeceği, hem kripto piyasaları hem de geniş teknoloji ekosistemi için gelecekteki fırsat ve risklerin yönünü belirleyecek kritik faktör olarak görülüyor. ‘blokzincir analitiği’, ‘DeFi risk yönetimi’, ‘regülasyon teknolojisi(RegTech)’ kavramları bu bağlamda daha sık gündeme gelmeye başladı.
Yorum 0