Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Binance’ten İran Yaptırımı ve İç Soruşturma İddialarına Sert Yanıt: 'Ortada İhlal Yok'

Binance’ten İran Yaptırımı ve İç Soruşturma İddialarına Sert Yanıt: 'Ortada İhlal Yok' / Tokenpost

Küresel kripto para borsası Binance, son günlerde gündeme gelen İran yaptırımlarını ihlal ettiği iddialarını ve iç soruşturma ekibinin kovulduğuna dair haberleri reddetti. 2023’te ABD’li düzenleyicilerle yaptığı büyük çaplı uzlaşmanın ardından şirket üzerindeki denetim artmışken gelen bu açıklamalar, Binance’in ‘komplyans’ kapasitesi ve gelecekteki ‘düzenleyici risk’ görünümü etrafındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Söz konusu tartışma, ABD merkezli ekonomi dergisi Fortune’un haberine dayanıyor. Fortune, iç soruşturma belgeleri ve ismi verilmeyen kaynaklara atıfla, Binance soruşturma ekibinin 2024’ün Mart ayından 2025’in Ağustos’una kadar platform üzerinden taşınan İran bağlantılı para akışını tespit ettiğini yazdı. Bu akışın toplam büyüklüğünün 1 milyar doların üzerinde olduğu, işlemlerin merkezinde ise Tron(TRX) ağı üzerinde dolaşan Tether(USDT) stabil kripto parasının yer aldığı iddia edildi.

Haberde, bu süreçte aralarında geçmişte kolluk kuvvetlerinde görev almış isimlerin de olduğu en az 5 iç soruşturma personelinin, söz konusu faaliyetleri belgeledikten sonra işten çıkarıldığı ileri sürüldü. Son aylarda bazı üst düzey ‘komplyans’ ve ‘uyum’ yöneticilerinin de şirketten ayrıldığı bilgisi paylaşıldı. Bu çerçevede, Binance’in İran yaptırımlarını dolanma ihtimali bulunan işlemleri bildiği halde görmezden geldiği ya da konuyla ilgili iç itirazları bastırdığı ima edildi.

Binance ise Fortune’un haberinin hemen ardından resmi bir açıklama yaparak iddialara sert şekilde karşı çıktı. Üst yönetici Richard Teng, çalışanlara gönderdiği ve daha sonra kamuoyuyla paylaşılan e-posta açıklamasında, “Bu iddialar tamamen doğru değildir” ifadesini kullandı. Şirket, ‘komplyans’ kaygısı dile getirdiği ya da olası yaptırım ihlallerini rapor ettiğinden dolayı işten çıkarılan hiçbir soruşturma çalışanı bulunmadığını belirterek, “Ortada yaptırım ihlali yoktu” mesajını verdi.

Şirket yönetimi, dış hukuk danışmanlarının da dahil olduğu kapsamlı bir ‘iç soruşturma’ yürütüldüğünü ve bu incelemede gündeme getirilen faaliyetlerin, yürürlükteki yaptırım mevzuatını ihlal ettiğine dair bir bulguya rastlanmadığını vurguladı. Ayrıca, halen yürürlükte bulunan gözetim ve denetim mekanizmaları çerçevesinde ‘düzenleyici yükümlülükler’e uyulmadığı yönündeki imaların da gerçeği yansıtmadığını savundu. Binance, farklı ülkelerdeki düzenleyicilerle yaptığı uzlaşma ve gözetim anlaşmaları doğrultusunda, yaptırım uyumu ve kara para aklamayı önleme (AML) sistemlerini çalıştırdığını belirtti.

Tartışmaların bu kadar yakından izlenmesinin nedeni, Binance’in 2023’te ABD’li makamlarla yaptırım ve kara para aklamayı önleme kurallarını ihlal ettiği suçlamaları üzerine 4,3 milyar dolar tutarında bir uzlaşma bedeli ödemeyi kabul etmiş olması. Bu uzlaşmanın ardından kurucu CEO Changpeng Zhao görevinden ayrılmış ve 4 ay hapis yatmıştı. Binance ise bunun karşılığında, dış denetime açık bir yapı kurmayı ve ‘komplyans’ kontrollerini güçlendirmeyi taahhüt etmişti.

Buna rağmen, önde gelen uluslararası medya kuruluşları Binance’in ‘komplyans’ siciline halen kuşkuyla yaklaşıyor. İngiliz Financial Times(FT), geçen yıl Aralık ayında yayımladığı haberde, ABD’li makamlarla yapılan ceza uzlaşmasına karşın Binance’in bazı şüpheli hesaplara işlem izni vermeye devam ettiğini öne sürdü. FT’nin incelediği iç veriler, sorunlu olduğu belirtilen 13 hesabın 2021’den bu yana yaklaşık 1,7 milyar dolarlık işlem hacmine ulaştığını, bunun yaklaşık 144 milyon dolarlık kısmının ise 2023’teki suç kabulü ve uzlaşmadan sonra gerçekleştiğini ortaya koydu.

Binance o dönemde de FT’nin anlatım dilini reddetmiş ve ‘komplyans’a son derece önem verdiklerini söylemişti. Şirket, tüm işlemlerin o tarihte elde bulunan bilgilere dayanarak incelendiğini ve haberde adı geçen cüzdanların, ilgili dönem itibarıyla herhangi bir yaptırım listesinde yer almadığını belirtmişti.

Şirket, Fortune’un son haberiyle ilgili açıklamasında da, ‘düzenleyici yükümlülüklerini geri çektiği’ ya da ‘taahhütlerinden döndüğü’ yönündeki ifadeleri yanlış bulduğunu kaydetti. Binance, ABD, Avrupa ve Asya’daki çeşitli yetki alanlarında yürütülen gözetim ve denetim programları kapsamında ilgili kurumlarla iş birliği yaptığını, istenen raporlamaları sağladığını ve iç kontrol mekanizmalarını güçlendirmeye devam ettiğini dile getirdi.

Piyasadaki değerlendirmeler ise farklılaşıyor. Bir görüşe göre, böylesine büyük bir borsanın doğası gereği çok geniş bir zincir üstü (on-chain) para akışıyla iç içe çalıştığı ve belirli ülke veya yaptırım listelerindeki kişi ve kurumlarla her türlü teması sıfırlamanın pratikte mümkün olmadığı savunuluyor. Buna karşılık, 2023’te milyarlarca dolarlık ceza ve CEO değişimi yaşamasına rağmen Binance’in adının sık sık yaptırım ve ‘komplyans’ tartışmalarıyla anılmasının, şirketin iç denetim düzeyinin düzenleyici kurumların beklediği seviyeye ulaşıp ulaşmadığı konusunda soru işaretleri yarattığı ifade ediliyor.

Bu tablo, tartışmanın yalnızca tek bir borsaya ilişkin olmadığını, küresel kripto para ekosisteminin geleneksel finans sistemine entegrasyonu sürecinde ‘yaptırım uyumu’ ve ‘düzenleyici risk yönetimi’nin ne kadar kritik olduğunu yeniden gösteriyor. İşlem hacmi açısından hâlâ dünyanın en büyük platformlarından biri olan Binance üzerindeki olası yaptırım veya hukuki riskler; Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) gibi büyük kripto paraların likiditesi ve yatırımcı psikolojisiyle doğrudan bağlantılı görülüyor.

Şu an için ortada, başta Fortune ve FT olmak üzere yabancı basının haberleri ile Binance’in sert açıklamalarının çarpıştığı bir ‘karşılıklı iddia’ durumu bulunuyor. ABD ve diğer ülkelerdeki düzenleyici kurumların yürüteceği muhtemel ek soruşturmalar, resmi açıklamalar veya denetim raporları kamuoyuyla paylaşılmadıkça, taraflardan hangisinin anlatımının gerçeğe daha yakın olduğunu net biçimde söylemek güç. Öte yandan, büyük kripto para borsalarının yaptırım uyumu ve AML altyapılarını ne kadar şeffaf biçimde ortaya koyacağı ile dış denetime ne ölçüde açık olacağı, ilerleyen dönemde piyasadaki genel güven seviyesini ve ‘düzenleyici ortam’ın ne kadar sıkılaşacağını belirleyen temel faktörlerden biri olmaya devam edecek.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1