리플(Ripple)이 ‘ödeme şirketi’ kimliğini aşarak, küresel ölçekte ‘finansal altyapı sağlayıcısı’ olmaya doğru adım adım ilerliyor. Son yıllarda alınan *düzenleyici onaylar*, kurumsal müşterilere dönük altyapı hamleleri ve ardı ardına gelen *satın almalar(M&A)*, şirketin giderek ‘dijital banka’ya benzeyen bir yapı kurduğunu gösterdiği şeklinde yorumlanıyor.
Kripto para yatırımcısı ve analisti Pumpius, bu süreci “리플(Ripple), bankaların yaptığına benzer şekilde düzenlenmiş bileşenleri tek tek toplayarak ‘kurumsal tam yığın (full-stack)’ bir altyapıyı birleştiriyor” sözleriyle özetliyor. Yani amaç, kurumsal sermayenin ihtiyaç duyduğu her katmanda, yasal çerçeve içinde çalışan bir finansal iskelet kurmak.
Bu stratejinin en net örnekleri, son birkaç yılda tamamlanan satın almalarda görülüyor. 리플(Ripple), Metaco ve Hidden Road gibi şirketleri bünyesine katarak kurumsal müşterilere sunduğu hizmetleri hızla genişletti.
Metaco, kurumsal yatırımcılara yönelik *saklama(custody)* altyapısı sunarak büyük ölçekli dijital varlıkların güvenli biçimde tutulup yönetilmesini sağlayan bir ray döşedi. Hidden Road ise *prime brokerage* seviyesinde emir iletimi, finansman ve piyasa altyapısına erişim imkânı ekleyerek, adeta piyasanın ‘boru hattı(plumbing)’ kısmına temas eden bir katman sağladı. Böylece saklama, ödeme, prime brokerage ve *hazineden sorumlu birim (treasury)* fonksiyonlarına benzeyen bileşenler tek çatı altında toplanan bir resim ortaya çıktı.
Haberde, yapılan bazı anlaşmaların fiyat ve detaylarının paylaşılmadığı belirtilse de, yönelimin oldukça net olduğu vurgulanıyor: 리플(Ripple), yüksek frekanslı ve yüksek hacimli ödemelerin geçtiği bir ‘dağıtım ağı’na bağlanabilecek rayları sistematik biçimde inşa ediyor. Buna ek olarak, ABD Para Birimi Denetleme Ofisi(OCC) bünyesindeki *tröst bankası(Trust bank)* yapılarıyla ilgili gelişmeler de anılırken, 리플(Ripple)’in ABD bankacılık sistemine doğrudan giriş kanallarını zorladığı değerlendirmeleri öne çıkıyor.
Pumpius, düzenleyici çerçevenin içine girmeyi adeta bir ‘cheat code(cheatkey)’ olarak nitelendiriyor. Ona göre, düzenlenmiş sınırlar içinde yüksek izin bariyerleri oluştuğunda, kurumlar kaçınılmaz olarak ‘kullanılabilir sistemler’e yöneliyor ve 리플(Ripple) tam da bu noktaya yerleşmeye çalışıyor.
리플(Ripple)’in bu kurumsal altyapı hamleleri sürerken, 26 Şubat(yerel saatle) tarihi de önemli bir dönemeç olarak öne çıkıyor. Aynı gün, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC)’nun Federal Register(Resmî Kayıt) süreciyle bağlantılı olarak, T. Rowe Price’ın kripto para borsada işlem gören fonu(ETF) ile ilgili bir başvuruya dair karar açıklaması bekleniyor.
Pumpius, bu tarihi “geleneksel finans dünyasındaki varlık dağıtımını yöneten kurumların daha net bir giriş koridoru elde edeceği gün” şeklinde tanımlıyor. Yani, kripto odaklı ETF tartışmaları ilerledikçe, kurumsal katılımın ‘oyun kuralları’ daha net hale geliyor; bu da 리플(Ripple)’in inşa ettiği kurumsal altyapının pratikte kullanılma ihtimalini güçlendiren bir gelişme olarak görülüyor.
Bu arka plan eşliğinde, 엑스알피(XRP) piyasasındaki pozisyonlanma da dikkat çekici bir değişim yaşıyor. Habere göre, son birkaç gün içinde 엑스알피(XRP) üzerinde *uzun (long)* pozisyonlar hızlı bir artış gösterdi ve yatırımcıların yeniden yükseliş yönlü bahislerini artırdığı bir hava oluştu.
Analist CW, Binance verilerini kaynak göstererek borsadaki üst düzey(trader hacmi yüksek) yatırımcıların 엑스알피(XRP) pozisyonlarının belirgin şekilde büyüdüğünü aktarıyor. Piyasa yorumuna göre, long pozisyonlarının yeniden birikmesi sıklıkla kısa vadeli bir tepki yükselişine yönelik ön pozisyonlanma olarak okunuyor. CW, geçmişte önde gelen trader’ların ağırlıklı olarak *kısa(short)* tarafta bulunduğunu, ancak son grafiklerde bu dengenin giderek ‘nötr’e yaklaştığını belirtiyor. Bu değişimin kalıcı olması halinde, 엑스알피(XRP)’nin piyasa liderliği için yeniden güçlü bir aday haline gelebileceği görüşünü de ekliyor.
Haberin kaleme alındığı anda 엑스알피(XRP)’nin 1,36 dolar seviyesinden işlem gördüğü ve 1 dolar = 1.443,60 won kuruyla yaklaşık 1.964 won’a denk geldiği ifade ediliyor. Bununla birlikte, ETF değerlendirme takvimi, düzenleyici belirsizlikler ve tek tarafa yığılma gösteren kaldıraçlı pozisyonlar gibi unsurların kısa vadeli oynaklığı artırdığına dikkat çekiliyor. Piyasanın 26 Şubat civarında gelecek başlıklar ve fon akımları(özellikle kurumsal yönlü) konusunda son derece hassas bir fiyatlama eğilimine girebileceği, bu nedenle yatırımcıların hem 규제 hem de *kurumsal altyapı* başlıklarını birlikte izlemesi gerektiği yorumu yapılıyor.
Yorum 0