Bitcoin(BTC) ATM dolandırıcılıklarının ABD’de yalnızca geçen yıl 333 milyon dolar (yaklaşık 4.749 milyar won) zarara yol açması üzerine, sektörün lider şirketi Bitcoin Depot(BTC ATM operatörü) çalışma şeklini köklü biçimde değiştirdi. Şirket, basit ‘uyarı yazıları’nın ötesine geçerek, doğrudan ‘işlemi durduran’ seviyede güçlü bir ‘kimlik doğrulama(Verification)’ sistemi devreye aldı.
Bitcoin Depot, şubat ayından itibaren müşterilerden ATM’deki her işlem öncesi ‘her seferinde’ kimlik belgesi göstermesini zorunlu kılan bir prosedürü kademeli olarak uygulamaya başladı. Daha önce yalnızca ilk üyelik (yeni kullanıcı) aşamasında kimlik kontrolü yapılıyordu; artık tekrar gelen kullanıcılar için de ‘istisna yok’. Kısaca, ‘kimlik yoksa Bitcoin yok’ dönemine geçildi.
Bu adımın arkasında, ABD’deki kripto ATM dolandırıcılıklarının artık sadece ‘sektörel risk’ değil, doğrudan ‘toplumsal sorun’ boyutuna ulaştığı değerlendirmesi yatıyor. FBI verilerine göre, kripto ATM bağlantılı dolandırıcılıkların yol açtığı zarar, geçen yıl 333 milyon dolara çıktı.
Bitcoin Depot daha önce de dolandırıcılıkla mücadele etmeyi denemişti. Şirket, 2025 yılının ekim ayında yalnızca yeni kullanıcılara yönelik kimlik doğrulaması getirmişti. Ancak bir kez işlem yapan müşteriler, ek bir kontrol olmadan ATM’leri kullanmaya devam edebiliyordu. Sektör içinde bu yapının dolandırıcılara ‘kaçış yolu’ sunmuş olabileceği eleştirileri öne çıkıyordu.
Tipik bir kripto ATM dolandırıcılığında mağdur psikolojik baskı altına alınıyor. Sahte resmi bildirimler, yalancı teknik destek(tech support) aramaları gibi yöntemlerle mağdur, nakit parasını ATM’ye yatırmaya ve Bitcoin(BTC)’i belirli bir cüzdana göndermeye ikna ediliyor. Bitcoin transferleri onaylandıktan sonra ‘geri alınması’ neredeyse imkânsız olduğundan, mağdurların parasını kurtarması çok zor. Özellikle yaşlıların hedef alınması, sorunun boyutunu daha da büyütüyor.
Bitcoin Depot, yalnızca artan dolandırıcılık vakaları nedeniyle değil, eyalet yönetimleriyle yaşanan hukuki çekişmeler yüzünden de baskı altında. Massachusetts Eyaleti Adalet Bakanı Andrea Campbell, bu ay Bitcoin Depot’a karşı dava açtı. Campbell, şirketin kripto dolandırıcılıklarını ‘bilmesine rağmen’ fiilen görmezden geldiğini ve dolandırıcılık önleme mekanizmalarını zayıflattığını iddia ediyor. Ayrıca mahkemeden, 10 bin doları (yaklaşık 14,26 milyon won) aşan işlemlerin ek dolandırıcılık kontrolleri olmadan kabul edilmemesi yönünde tedbir talep etti.
Maine eyaletinde süreç doğrudan maliyete dönüştü. Bitcoin Depot, eyaletin tüketici kredileri ile ilgili kurumu ile 1,9 milyon dolarlık (yaklaşık 2,71 milyar won) uzlaşmaya vardı ve dolandırıcılık mağdurlarına kısmi geri ödeme yapmayı kabul etti. Buna karşılık Iowa Yüksek Mahkemesi, tartışmalı bir kararla, “müşterinin alıcı cüzdanın sahibi olduğunu doğrulama prosedürü bulunduğu” gerekçesiyle, şirketin dolandırıcılık kaynaklı işlemlerle yatırılmış nakdi elinde tutmasının hukuken mümkün olduğuna hükmetti.
Bu tablo içinde en az 17 eyalet, kripto ATM’ler için günlük işlem limiti getirilmesi, dolandırıcılık uyarı yazılarının zorunlu kılınması gibi koruyucu önlemleri içeren yasaları kabul etti. Bu durum, sektör geneli için ‘yalnızca gönüllü özdenetimle ayakta kalmanın zorlaştığı’ bir döneme girildiğine işaret ediyor.
Bitcoin Depot’un pazar gücü de bu gelişmeleri daha kritik hale getiriyor. Şirketin, Kuzey Amerika’da 9.000’den fazla kiosk işlettiği biliniyor. Coin ATM Radar verilerine göre, ABD dünya genelindeki Bitcoin ATM’lerinin yaklaşık ‘%78’ine’ ev sahipliği yapıyor ve toplam cihaz sayısı 31.000’i aşıyor. Böylesine büyük bir oyuncunun her işlemde kimlik doğrulamaya geçmesi, kripto ATM sektörünün ‘standart çıtasını’ yukarı çekebilecek bir hamle olarak görülüyor.
Bitcoin Depot CEO’su Scott Buchanan, bu politikayı sadece yasal risklere karşı bir ‘savunma’ değil, doğrudan bir ‘güvenlik yükseltmesi’ olarak tanımlıyor. Buchanan, “Her işlemde kimlik doğrulaması isteyerek güvenliği artırmak, müşterileri korumak ve hizmetin bütünlüğünü sağlamak için ek adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Şirket, işlem başına sürekli doğrulama sayesinde belirli bir müşteri, belirli bir konum veya belirli bir tutar etrafında tekrarlayan şüpheli kalıpları önceden tespit ederek, onay öncesinde ‘işlemi kesebileceğini’ savunuyor. Kripto ATM dolandırıcılıklarının çoğunun ‘nakit yatır → anında gönder’ hızıyla gerçekleştiği düşünüldüğünde, sektörde gözler bu tür gerçek zamanlı engelleme mekanizmalarının toplam zararları ne ölçüde azaltabileceğine çevrilmiş durumda.
Yorum 0