İngiltere finansal düzenleyicisi, ‘kripto saklama(kurumsal kripto saklama hizmeti)’ tanımını ciddi biçimde genişleten yeni bir düzenleme paketi hazırlıyor. Bu adım, yalnızca cüzdan hizmeti veren şirketleri değil, basit görünen yazılım sağlayıcıları ve kripto platformlarını da ‘saklama hizmeti’ kapsamına çekebileceği için, kripto endüstrisi genelinde önemli etkiler yaratabilir.
İngiltere Finansal Davranış Otoritesi(FCA), 16’sında ‘kripto varlık düzenleyici sınır rehberi’ni yayımlayarak, müşteri varlıklarını işleyen şirketler için yeni kriterler ortaya koydu. Açıklamaya göre, bir şirket işlem mutabakat sürecinde müşterinin kripto varlıklarını ‘24 saatten uzun’ süre elinde tutuyorsa, artık ‘saklama hizmeti sağlayıcısı’ olarak kabul edilecek ve bu alanda ayrı bir ‘müşteri varlığı koruma lisansı’ alması gerekecek.
Bu rehberde en dikkat çeken nokta, ‘24 saat’ eşiğinin resmileştirilmesi oldu. Daha önce belirsiz olan saklama sorumluluğu, zaman temelli somut bir ölçüte bağlanıyor. Böylece sadece aracı rolü oynayan pek çok kripto platformu ve uygulama geliştiricisi dahi doğrudan düzenleme kapsamına girebilir. Artık işlemlerin teknik olarak işlenmesi sırasında bile kripto varlıklar bir günü aşan süreyle tutuluyorsa, şirketlerin eksiksiz bir saklama lisansına başvurması gerekecek. ‘yorum Bu durum, pratikte hemen hemen tüm merkezi kripto platformlarının FCA rejimi altında yeniden konumlanacağı anlamına gelebilir yorum’
Blokzincir doğrulayıcıları ve node(‘düğüm’) işletmecileri de yalnızca ‘altyapı sağlayıcısı’ rolüyle hareket etmelerinin giderek zorlaştığını görecek. FCA, eğer bir doğrulayıcı ya da node işletmecisi; performans takibi için ‘dashboard’ sunuyorsa, getiri/ödül gösteren bir ‘kazanç ekranı’ sağlıyorsa veya otomatik ödül yeniden yatırımı gibi ‘ek hizmetler’ veriyorsa, artık basit bir teknik hizmet sağlayıcısı değil, doğrudan ‘staking hizmeti sağlayıcısı’ sayılacağını belirtti. Bu durumda bu aktörler de özel bir onay sürecinden geçmek zorunda olacak. Başka bir deyişle, ‘yalın altyapı işletimi’ ile ‘kullanıcıya dönük finansal hizmet’ arasındaki çizgi büyük ölçüde ortadan kalkıyor.
Yeni rehberde ilk kez ‘gölge saklama(‘shadow custody’)’ kavramı da açıkça tanımlandı. Buna göre, bir hizmet sağlayıcısının müşteri kripto varlıklarını fiilen kullanıp kullanmaması tek başına belirleyici değil. Eğer sistem mimarisi, teorik olarak bile olsa, kullanıcının varlık üzerindeki yetkisini ‘boşa çıkarma’ veya ‘tek taraflı olarak devre dışı bırakma’ imkânı tanıyorsa, FCA bu yapıyı ‘saklama’ olarak kabul edecek. FCA, “akıllı sözleşme kullanımı, kamusal blokzincir üzerinde çalışmak ya da belirli derecede ‘merkezsizlik’ sunmak, tek başına düzenleme dışında kalmanıza yetmez” mesajını veriyor. Yani proje ne kadar ‘merkezsiz’ bir imaj çizerse çizsin, teknik olarak kontrol imkânı bulunuyorsa ‘kripto saklama’ düzenlemelerinden kaçamayacak.
Stabil kripto paralar(stablecoin) için de denetim çıtası yükseltiliyor. FCA, bir stabil kripto paranın ‘meşru’ bir şekilde ihraç edilmiş sayılması için; ihraççı şirketin İngiltere merkezli olmasını, ihraçtan itfaya(kullanıcıya geri ödeme), rezerv yönetiminden gözetim süreçlerine kadar ‘tüm yaşam döngüsünü’ Birleşik Krallık içinde ve kendi doğrudan kontrolü altında yürütmesini şart koşuyor. Bu yaklaşım, yurt dışında çıkarılmış popüler stabil kripto paraların İngiltere pazarına doğrudan ve kısıtlamasız şekilde girmesini fiilen zorlaştıracak. ‘yorum FCA bu yolla, sistemik öneme sahip görülen stabil kripto projelerini mümkün olduğunca yerel lisans ve denetim çerçevesine çekmek istiyor yorum’
FCA, 2026’nın 3 Haziran’ına kadar sektör paydaşlarından geri bildirim toplamayı planlıyor. Ardından bu yaz nihai politika metni açıklanacak ve Eylül ayında ayrıntılı uygulama rehberi netleştirilecek. Bu süreçten sonra tüm kripto şirketleri, bugüne kadar uygulanan ‘sadece kara para aklamayı önleme(AML) kaydı’ düzeninden çıkarak, ‘Finansal Hizmetler ve Piyasalar Yasası(FSMA)’ kapsamında tam lisanslı birer finansal kurum gibi hareket etmek zorunda kalacak.
Hâlihazırda faaliyet gösteren şirketler, 30 Eylül 2026 ile 28 Şubat 2027 arasında yaklaşık beş aylık bir başvuru penceresine sahip olacak. Bu süre içinde başvuru yapmayan işletmeler; para cezaları, faaliyetlerin askıya alınması ve hatta kalıcı kapatma dahil ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. Öte yandan, süre içinde başvuru yapan şirketler için bir ‘geçiş süreci’ işletilecek ve lisans incelemesi devam ettiği sürece faaliyetlerini belirli koşullar altında sürdürebilecekler.
Bu yeni adımlar, İngiltere’nin kripto endüstrisini geleneksel finans sistemiyle aynı çerçeveye doğru çektiğinin güçlü bir sinyali olarak görülüyor. ‘kripto saklama’ kavramının genişlemesi, ‘gölge saklama’ yapılarının ilk kez açıkça hedef alınması ve stabil kripto paralar için yerel kontrol zorunluluğu, ülkenin kripto piyasasına yönelik genel ‘standart yükseltme’ politikasını net biçimde ortaya koyuyor.
Yorum 0