150’den fazla kripto protokolü incelendi, yalnızca ‘1%’i piyasa yapıcı anlaşmalarını açıklıyor…şeffaflıkta büyük boşluk
150’yi aşkın büyük kripto protokolü üzerinde yapılan inceleme, piyasa yapıcılarla yapılan anlaşmaları şeffaf biçimde açıklayan proje sayısının neredeyse ‘yok’ seviyesinde olduğunu ortaya koydu. Token işlemlerinde temel rol oynayan ‘piyasa yapıcı’ yapılarının perde arkasının görünmemesi, kripto sektörü için ‘şeffaflık’ tartışmasını yeniden alevlendirdi.
13’ünde (yerel saatle), Cointelegraph’e göre kripto danışmanlık şirketi Novora(Novora) tarafından yayımlanan son raporda, incelenen protokollerin yalnızca ‘%1’inden azının piyasa yapıcılarla yaptığı anlaşma şartlarını açıkladığı belirtildi. Araştırma; merkeziyetsiz borsalar, kredi protokolleri, süresiz vadeli işlem protokolleri, layer1 ve layer2 ağlar, köprüler(bridge) ve merkezi borsa token’larını kapsıyor. İnceleme kapsamındaki projelerin ‘tam seyreltilmiş değerlemesi’ yaklaşık 40 milyon dolar ile 45 milyar dolar bandında değişiyor.
Meteora ayrıntıları açıklayan tek proje, geri kalanı ‘kapalı kutu’
Novora(Novora), kamuya açık dokümanları Artemis, Token Terminal, Dune, DefiLlama, Blockworks Research gibi üçüncü taraf veri sağlayıcılarının verileriyle karşılaştırarak projelerin ‘şeffaflık’ seviyesini ölçtü. Sonuçlara göre yalnızca bir platform, merkeziyetsiz likidite projesi ‘Meteora(Meteora)’, piyasa yapıcı anlaşmasının ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşmış durumda. Meteora’nın bu bilgileri, 2025 yılı yıllık token sahipleri raporuna dayanarak açıkladığı belirtildi.
Novora’nın kurucusu Conor King, X üzerinden yaptığı paylaşımda bunu “bu sektördeki en kritik şeffaflık açığı” olarak tanımladı. King, ‘yorum’“Geleneksel finansta böylesine önemli anlaşmalar genellikle kamuya açıklanır. Kriptoda ise piyasadaki tüm aktörler bu bilgileri bilmeden hareket ediyor”yorum diyerek durumu eleştirdi.
Projelerin %91’i gelir üretiyor ama rapor yayınlamıyor
Aynı çalışma, kripto protokollerinin ‘raporlama’ tarafındaki eksiklikleri de netleştirdi. Araştırmaya göre protokollerin ‘%91’i’ ölçülebilir, izlenebilir gelir elde etmesine rağmen, düzenli ‘çeyreklik güncelleme’ yayımlayanların oranı yalnızca ‘%18’. Token sahiplerine yönelik kapsamlı rapor yayınlayanların payı ise bunun da altında, sadece ‘%8’ seviyesinde kaldı. Yani veri üretiliyor; ancak bu verinin ‘yatırımcı iletişimine’ dönüşmesini sağlayan kurumsal yapı son derece zayıf.
Öte yandan ‘3. taraf veri altyapısı’ tarafında tablo çok daha olgun görünüyor. Başlıca analitik ve veri platformlarının kapsam oranı ‘%85’i aşmış durumda. Bu da ‘ham veriye erişimin’ görece kolaylaştığını, fakat bu verilerin resmi ‘açıklama’ ve ‘raporlama’ standartlarına dönüştürülmesinin hala sektör genelinde alışkanlık haline gelmediğini gösteriyor. Çalışmaya göre süresiz vadeli işlem platformları ve merkeziyetsiz borsalar şeffaflıkta görece daha ilerideyken; daha yüksek piyasa değerine sahip layer1 ağlar ve altyapı projeleri bu konuda geride kalıyor.
Piyasa yapıcı anlaşmaları neden tartışmalı?
‘Piyasa yapıcı anlaşmaları’, token’ların likiditesini artırarak alım–satımın daha akıcı gerçekleşmesini sağlıyor. Ancak anlaşma şartları ‘belirsiz’ kaldığında, bu yapı önemli bir ‘risk’ kaynağına dönüşebiliyor. Sektörde sıkça eleştirilen modellerden biri, projenin elindeki token’ları piyasa yapıcıya ödünç verdiği ‘kredi opsiyonu modeli’. Bu tip anlaşmalar çoğu zaman borsaya ‘listelenme şartlarıyla’ bağlantılı oluyor. Sonuçta piyasa yapıcı elindeki ödünç token’ları likidite sağlamak veya işlem hacmi yaratmak için piyasaya satma yönünde güçlü bir teşviğe sahip olabiliyor. Bu da doğal olarak ‘fiyat baskısı’ ve sert düşüş riskini artırıyor.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) da geçmişte bazı kripto piyasa yapıcılarını ‘piyasa manipülasyonu’ ve ‘fiyat oynatma’ iddialarıyla cezalandırmıştı. Novora’nın bu son çalışması, kripto piyasalarında ‘işlem hacmi’ ve ‘fiyat oluşumunun’ arka planında yer alan kilit anlaşmaların hâlâ büyük ölçüde ‘gizli’ kaldığını ortaya koyuyor. Sektör büyüdükçe, sadece token fiyatları değil, aynı zamanda ‘açıklama standartları’, ‘bilgi asimetrisi’ ve ‘yatırımcı koruması’ gibi başlıkların da daha sert biçimde test edileceği öngörülüyor.
Yorum 0