Amerikan Bitcoin(BTC) spot ETF’leri, 13 işlem gün süren ‘kesintisiz çıkış’ serisini bozarak yeniden sınırlı da olsa net girişe geçti. Ancak rakamlar hâlâ zayıf olduğu için bunun bir ‘trend dönüşü’ olduğuna dair görüşler şimdilik temkinli kalıyor.
4’ünde (yerel saatle), ABD Bitcoin spot ETF’lerine toplam 3,05 milyon dolar (yaklaşık 47 milyar TL değil, ‘47억 원’ karşılığı yaklaşık 47 milyon TL) net giriş gerçekleşti. 5 Mayıs ortasından bu yana yaklaşık 4,4 milyar doların çıkış yaşadığı uzun soluklu süreç düşünülünce bu veri ‘anlamlı’ görünse de, mutlak büyüklük hala ‘sönük’ sayılıyor.
Son haftalardaki aralıksız çıkışlarla birlikte toplam yönetilen varlıklar(AUM), 104 milyar 290 milyon dolardan 80,4 milyar dolara kadar geriledi. Uzmanlar, küresel piyasalardaki ‘riskten kaçış’ eğilimi ve Bitcoin fiyatındaki düzeltmenin, ETF’lere giren çıkan parayı doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Amerikan Bitcoin spot ETF’leri tarafında asıl tablo, şirket bazında daha net görülüyor. ‘BlackRock(BLK)’ tarafından yönetilen IBIT, 47,66 milyon dolarlık net girişle günün dengesini tek başına sağladı. Buna karşılık, ‘Fidelity’ FBTC, ‘Bitwise’ BITB ve ‘Ark Invest’ ARKB gibi önde gelen ürünlerde çıkış eğilimi sürüyor. yorum: Piyasada “giriş var ama, aslında sadece BlackRock alıyor” yorumu bu nedenle yaygın.
On-chain verilere göre, ABD Bitcoin spot ETF’lerinin toplam Bitcoin(BTC) bakiyesi yaklaşık 1 milyon 277 bin BTC seviyesinde. Bu rakam, şubat ayındaki 1 milyon 274 bin BTC’lik dip noktasının biraz üzerinde. Ancak 2025 Ekim’de görülen 1 milyon 376 bin BTC’lik zirveye kıyasla yaklaşık ‘%7,2’ oranında gerilemiş durumda.
Bitcoin cephesindeki bu sınırlı toparlanmaya paralel olarak, Ethereum(ETH) tarafında da hareketlilik başladı. Ethereum spot ETF’leri de 17 işlem gün süren net çıkış serisine son vererek 19,3 milyon dolarlık (yaklaşık 297억 원) net giriş kaydetti. Fakat buradaki tablo daha da konsantre: Girişlerin tamamı ‘BlackRock ETHA’ ürününe yönelirken, diğer Ethereum ETF’leri gün boyunca ‘sıfır giriş’ ile kapattı.
Şu anda Ethereum ETF’lerinde yönetilen toplam varlık miktarı 9 milyar 780 milyon dolar seviyesinde. Bu, Ethereum’un dolaşımdaki toplam piyasa değerinin yaklaşık ‘%4,57’sine denk geliyor. 2024’te piyasaya sürülmelerinden bu yana ETF’lere giren toplam para 11,2 milyar dolara ulaşmış durumda. Buna karşın, yılın başındaki zirveye göre bakıldığında AUM tarafında yaklaşık 2 milyar dolarlık bir düşüş söz konusu.
Piyasada herkesin yakından izlediği bir diğer alan ise Hyperliquid(Hyperliquid) ekosistemine bağlı HYPE ETF ürünleri. Geniş kripto ETF evreninden ayrışan bu segment, aksine istikrarlı bir şekilde para çekmeye devam ediyor. Aynı gün HYPE ETF tarafına toplam 12,15 milyon dolar giriş oldu; ‘Bitwise BHYP’ ve ‘Grayscale HYPG’ bu tutar içinde en fazla talep çeken ürünler olarak öne çıktı.
Özellikle HYPG, işlem gördüğü ilk günde 4,7 milyon dolarlık para çekerek piyasanın ilgisini kanıtladı. 12 Mayıs’ta piyasaya çıkan HYPE ETF’ler, o günden bu yana tek bir gün bile net çıkış kaydetmeden her işlem gününde giriş yazdı. HYPE ürünlerinde toplam yönetilen varlık miktarı, şimdiden 185,68 milyon dolar seviyesine ulaştı. yorum: Bu performans, “Bitcoin ve Ethereum ETF’lerinden çıkan para nereye gidiyor?” sorusuna kısmi bir cevap olarak görülebilir.
Bitcoin(BTC) ETF tarafındaki son net giriş, rakamsal olarak ‘sembolik’ bir hamle olarak değerlendiriliyor. 4,4 milyar dolarlık çıkış sonrasında gelen 3 milyon dolarlık giriş, birçok analist için istatistiksel ‘gürültü’ ya da ‘soluklanma’ niteliğinde. Üstelik bu net giriş, Bitcoin fiyatının 63 bin 629 dolar civarında seyrettiği, yani mayıs sonundaki büyük çıkış döneminden daha yüksek bir seviyede gerçekleşti.
Aynı gün Asya seansında ise Bitcoin fiyatı 62 bin 715 dolara kadar geriledi, Ethereum ise 1.696 dolara düştü. Küresel ‘yapay zeka temalı’ hisse senetlerinde görülen düzeltme, Broadcom(AVGO) için aşağı yönlü kar beklentileri ve Kore borsası Kospi’deki ‘%4,7’lik sert düşüş birbirini tetikleyerek, genel anlamda riskli varlıklara olan iştahı zayıflattı.
Sonuç olarak, hem Bitcoin(BTC) hem de Ethereum(ETH) spot ETF’lerinde görülen bu net girişler, ‘kısa vadeli toparlanma sinyali’ olarak okunuyor. Ancak küresel makroekonomik koşulların baskısı ve kırılgan yatırımcı psikolojisi nedeniyle, piyasada hâkim görüş hâlâ ‘trend dönüşü’nden çok ‘sınırlı ve dalgalı bir tepki yükselişi’ ihtimaline işaret ediyor.
Yorum 0